Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3176
 

Zaman ve ötesi...

Zaman ve ötesi...
 

Sevinç ve gururdan şaşkınlık derecesinde kendini kaybedenlerin aklını başına zaman getirir. Evrimleşme, farklı genetik özelliklerin oluşu yani mutasyon, belirli zaman dilimleriyle milyonlarca seneyle gerçekleşir.


Zaman, bireylerin içine düştüğü aymazlıkları dile getirir. Sorumluluklarımızı zaman tayin eder, mesuliyetlerimizi hatırlatır, uygulamaya çalışırız. Kimi durumlarda ise olayların bize bahşettiği mutluluğu veya aksi şekilde karamsarlığı yaşarız.

Kurallar, ilkeler, hep zamanla yerini bulur, oturur. Beklentilerimizizaman tayin eder, dış dünyamızı zaman belirler.  

Oysa bu kavram, her anımızı etkiler. Açığa çıkmayan, başlangıcı ve sonu belli olmayan düşünceler zamana tabidir. Herhangi bir şeyin bir nedene endekslenmesi ve programlanması ona dayalıdır. Keza idrak etme, proses ve farkındalık alanı yine belirli süreçlerle bütünleşir. Sıra dışı bir insanın olağanüstü vasıflarını ortaya koyabilmesi, yine bu sözcükle ilintilidir.

Halk arasında bir tabir vardır, bir türlü olmayan bir iş için, "...bir zamanı vardır" denir ya, işte bu yaklaşım dillendirmek istediğimiz duruma "cuk" diye oturmaktadır.

Diğer yandan "...işin kötüsü" diyerek önyargı ile yaklaştığınız bir mesele veya kişi, zamanla o kadar değişim gösterir ki şaşkınlıktan küçük dilinizi yutabilirsiniz.

Sevinç ve gururdan şaşkınlık derecesinde kendini kaybedenlerin aklını başına zaman getirir. Evrimleşme, farklı genetik özelliklerin oluşu yani mutasyon, belirli zaman dilimleriyle milyonlarca seneyle gerçekleşir.

Zamanla insan kaderine teslim olur. Tanımadığı bir insanın huyunu suyunu bilir. Sadakat ve olgunluğunu belirli sürede oluşturur. Hiç kimse, başarı zincirini sürekliliğe yaymadan elde edemez. İnsanlardaki inanç ve irade etkinliği, istikrarın  sağlanması da zamanla gerçekleşir.

Hayallerin, önyargıların, çarpıtılmış düşüncelerin, zamanla değiştiğine tanık olabilirsiniz.

Bazen de aksine,  zamanla her şey kaybolur. İnsanı şaşırttıracak duruma getirir. Sevgililer ilişkilerine nokta koyarlar. Nedeni hakkında pek açıklamalara girmez, "konuyu zamana bırakıyorum" diyerek aradan sıyrılmak ihtiyacını hissederler.

Samanlıkta toplu iğneyi aramak, uzun sürelerde kaybolan değerleri bulmaya çalışmaktan daha kolaydır.

Çok ilginçtir, aynı sürelerde görülen rüyalar dahi beyinler tarafından değişik biçimde algılanır.

Biz, inişli çıkışlı, yokuşlarla dolu yaşamda baş döndürücü bir hızla ilerleyen zamanın farkına varamazken, onun neresinde  bulunduğumuzu da bilemeyiz. Sıkıntılar ve acılar, zamanla durağanlık gösterir, ama geçmek bilmez.

Örneğin bir dişçi koltuğunda saniyeler, dakikalar, yıllar gibi gelebilir. Ancak yanınızda sevdiğiniz biri varsa, mutluluktan havalardasınızdır, zamanın nasıl geçtiğini fark edemezsiniz.

Zamanın durması, Evrenin başlangıcının düşünülmesi ile birlikte "başlangıçtan önce ne oldu ya da ne vardı? "  sorusunu akla getirmektir.Böyle bir soruyu düşünmeye yatkınlığımızın olması normal sayılmalıdır.

Çünkü evrenin, bir başlangıcı ile olduğunu düşündüğümüzde, zamanın olmadığını kabulleniriz. Bu noktayı ehli “kuantum potansiyel boyutu ” şeklinde dile getirmiştir.

Burada zamana ve mekâna yer yoktur. Yerini  An almıştır…

Âlemlere rahmet olarak irsal edilen Hz. Muhammed (s.a.v), "An" ın tasvirini “Allah var, onunla beraber hiçbir şey yok ” şeklinde yaparken, Hz. Ali "An, o andır" sözüyle bu gerçeğe atıfta bulunuyor. Bu açıdan bakıldığında, zamanla kayıtlanmayan bir kavramı yani "An'ı ",   “ Mutlak Varlığın Kendisi” ya da  “Şuur ” şeklinde değerlendirebilmek  mümkün olabiliyor. 

 

Ahmed F. Yüksel

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teşekkür ederiz, Emre - London-UK

Emre A 
 28.02.2012 23:44
 

Teşekkürler Kartal biçer / Londra

kartal bicer 
 28.02.2012 12:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 1991
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10234
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster