Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '19

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
38
 

Zaman

İki hareket arasındaki süreye kısaca zaman deriz. İnsanoğlunun kendi ürettiği en büyük zihinsel canavar gibi daima bizimle. Beynimiz ile düşüncelerimizin arasında kendimizin tayin ettiği süre şeklinde anlamlaştırdığımız zaman, nedense aklıma geldi öyle birden bire, geçen bir yerde konuşurken birden elle tutamadığımız ancak algılayabildiğimiz, elimizin altından kayıp giden durduramadığımız şeylerden biri...

 2013 yılına girdik, ne çabuk geçmiş zaman, ben çocukluğumdan hatırlarım Uzay 1999 bizim için ulaşılmaz bir zaman birimiydi. Geçeli 14 yıl olmuş. Bir koca boşluk tasvir edilen sanki daha dün gibi hafızamda, ne de çabuk geçiyor, korkutuyor düşününce. Zaman

Ondan İnsanoğlunun ürettiği en büyük zihinsel canavar dedim.İşte bunu nasıl vahşi ortamından alıp, evcilleştirebiliriz. Nasıl onu kontrolümüz altına alabiliriz.

 Zamandan konu açılınca, genelde geçmiş zaman ilk aklımıza gelen olur.  Çünkü birikmişlik belki, özlem belki, yaşananlar bir sürü şeyi alt alta ve yan yana yazabilirsiniz.  Düşüncelerimiz de bir film şeridi gibi adeta hızla geçen, her durakda bizi etkilemiş köşe noktalarının olduğu, unutamadığımız acı veya tatlı anlarımız.  Birden bire ansızın, hiç plan yapmadan, birden düşüncelerimizde olgunlaşır.  Dillendiririz eğer bir ortam bulmuşsak anlatabileceğimiz, ya da bu zamanda azalmakta olan dinleyicilerden bulursak. Hemen bir iki cümle ile yolculuk başlar. Uzanırız Bilincimize...

Dedik ya. Nasıl bu kontrolsüz gücü yöneteceğiz. Zamanı evcilleştirme süreci, ancak gelecek zaman üzerinde olabilir. Ama ilkin mutlaka geçmiş zamanı zihnimizde anlamlaştırmamız gerekiyor.

Geleceğimizi geçmiş de çözümsüz bıraktığımız birçok şey ile meşgul ve işgal etmeyelim.

Bu konuda fikrim odur ki; Zamanı planlayarak zamanı durduramasak da kontrolümüz altına alabilmenin yollarını, biz insanoğlu mutlaka bulmalıyız. Yoksa bizi hepden yok edecek ve zaman tünelinde kaybolacağız bir şekilde. Bizi de yutacak her halükarda.

Bunu nasıl yapacağız?Tabii ki herkesin kendi yaşam süresi içinde, kazanmış olduğu tecrübe ile.

Zaman içinde kaybolmayanlar kimler düşünelim. Mesele gelecek için fikir beyan edenler birlikte ilk akla gelen grup yazarlar, çizerler, siyasetçiler geliyor. Onlar zamanı kontrolleri altına almaya en elverişli kişiler değil mi? Takiben grubu genişletirsek sanatçılar, mucitler ve liderler bunlar da zamana hüküm edenler listesinde ilk sırada yer alabilirler.

Öyleyse bir an evvel zamanı kontrol altına alabilmemiz adına mutlaka bir şeyler üretmeliyiz. Bu da toplum yararına veya toplumun önünü açıcı işler olabilmeli. Yoksa elimiz altından kayıp giden şuan bile ne kadar zaman geçti bakın.

Hep geçmiş hafızamızın çöp olarak kalmamasını sağlamak. Hafızamızı geridönüşüm deposu gibi daima kullanılabilmek için, bir şeyler yapalım. Önce kendimize sonra yaşadığımız çevreye.

Vakit çok geç olmadan...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 32
Kayıt tarihi
: 17.06.19
 
 

1967 Urfa doğumluyum.Lisans(İktisat) ve Ön lisans (İnşaat) mezunuyum. Koç burcuyum, Profesyonel Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster