Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '11

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
349
 

Zamanı Akıtmak 13

13] Oysa bir organizma, geçmiş zaman birikmeli genetik kopyalarını, sadece depolama yapacak la ama depo zamanı şimdiki iç süreçlere eklememiş olsun. Yani akış sürecine katmamış olsun. 

Dışa aktif olmamakla zararsız olan ve işlev yeni işlev durumla paralel var bulunan bu fosil mutan tikler burada çok uzun süre 100-200 sene tutulsa da içte sadece kendi minimal çevrim süreçleriyle kendi iç uzay zaman devinimleriyle etkin olacaklardır. Şu unutulmasın ki, içimizdeki depo zaman olgular, kod düzeyine indirgenmiş, enerji formlarıdır. İç aktiflikleri dışa da aktif edilirlerdir. 

Ama biyolojik uyum ve gelişme süreçleri, çevresi ile girişip değişen süredurumdurlar. İçteki aktif olan, ya da olmayan geçmiş fosil depo süredurumlar, dış aktiflikleri olmadığı sürece özel bağıntılı oluşturulan çevre durumları da olmayacaktır. Bu yüzden çevresi ile yeni öğrenmeli ve gelişmeli girişmeleri yapamayacaktırlar. Bu da, o geçmiş depo zamanların, değişmiş yeni koşullarını içeren yeni çevrelerinde, birden tepki ve yanıt veremeyecek olmalarının bir durumudurlar. 

Ya da çevrenin ani değişmesi karşısında organik yapıların çaresiz ve ölmeyle baş başa kalması da gösterir ki, organik yapılar, mükemmel erginlikli değildirler. Yani, yeni değişen çevre şartlarında, girişerek değişebilecekler ayakta kalacaktır. Bu da organiklerin çevre etkiyenlerini, önceden görüp bilemez oluşlarıdır. 

Doğal süreçte, doğru olanda budur. Eş deyişle, yeni çevreye ilişkin girişme davranışları, deneyimci yani yol haritaları, geçmiş zaman bellekleri içinde olamayacaktır. Ve organizma bu yüzden ileriyi bilememekten ötürü, oluşturması gereken geçmişteki gibi zaman tepkilerini, biriktirip taşıyamamış olacaktırlar. Gelecekteki değişmeler karşısında akim (verimsiz) kalacaktırlar. Belki de, o organizma bu yüzden yok olacaktır. Söz gelimi dinozorlar gibi. Gelecekle değişmenin olacağını bilmek sezmek başka şeydir. Gelecekte değişmenin neler olacağını bilmek, bambaşka şeydir. 

Varlığın ileriye ait bir gelecek olma ve gelecekte farklı olacak olma bilinci ve tahmini vardır. Ama bu çevrimli süreçler için bir bilgidir sadece. İnsanlar için de bu tahmin söz gelimi yarında yağmurun yağacak olmasıdır. Ve yağmur karşısında geçmiş zaman birikme tepkisini, yarın da tedbir olacaktan ortaya koyacaktır. 

Organiklerden, insanlar dışında, soyutlama gücü olanlar, geçmişle birikimce çevrimli olmayan yeni süreçler akışının, neler olacağını önceden bilemezler. Bilseler bile, bilme öznelliği ile yapabilme kas devimlerini, karşılıklı etki ile giriştiremediklerinden ötürü; bilinçli bir geçmiş zaman (tedbir ve tedarikini) sağlayamazlar. 

Organizmalar, çevreyle, zaman uyuşmazlığı çatışmasını, belki de kendi yok oluşlarının süreciyle ortaya koyacaktırlar. Böylesi bir değişik bir sosyal ortama katılan insan da, içine katıldığı, yeni zaman süredurumlu toplumu ve sosyal çevreyi, iç sinemez olacaktır. İlişkilerini bile, kavrayamaz. Bu durumda bırakın sürece uyumlaşmayı, insan ruhen; en azından kahrından ölebilecektir. 

Kendi dünya uzayımızda sıcaklık, 0 derecenin kimi kez altında, kimi kez üstündeki belli değerler aralığında düzenlilikle değişken ola bildikçe, bize uygun dış giriştiriciler şimdilik bu aralıklar içinde kararlı kılınmış olurlar. Ama bu na mütenahi değildir. Dünyanında bir kendi özel çevrimi vardır. 

Tabi bu değerlerde niceleri gibi yaklaşık periyodik bir gelip geçici durumdurlar. Böylesi bir dış ortamın ve atmosferin varlığı da; yaşam alanı içine, kimi bu yeni değişmelere denk düşer tersinmeli dış ıralı olaylar alanına cevap olabilecek karşılık tepkiler olabilen durumlara gebe oldular. Buradaki tekrarlana bilirlikler ile ortam, var olan alan girişmelerine kararlı (stabil) olabildiler. 

Yine bu ortamlara denk düşen, zaman ortamlarında; olası tersinmeler (çevrimli olaylar yani iklimi olaylar gibi) olanaklı oldular. Bu değerler şimdilik +60 ila -70 derece bir en uçlar aralığındaki orta alanlarında değişkenliktirler. Tabii ki bu değişmeler her yerde her durumda görülmezler. Söz gelimi ılıman bir kuşakta +40 derece ile -30 derece aralığında seyredebilmektedir. Sıcak kuşak her dönemde söz gelimi +20 derece ortalamadadır. İşte kimi fiziksel, kimyasal tersinirdi tepkimeler böylece oluşabilmektedir. Bu oluşmaya denk düşer ileri yönlü seçilimler de, kendi ortamında cirit atmaktadırlar. 

Organikler; dış değiştiricilere; zorunlu olacaktan, iradeleri dışında uyarlar. Eğer birey organizmaları güden, destekleyen çevre şartları; organizmaların belli bütünlüğünü korutur yönde, onun ileri yön süreçlerini sürdürür olacaktan olacak la olanakları sağlıyorsa; organikler, kendi iç düzen ilişkileri ile (aidiyetlikleriyle) de, kontrollü olacaktan süreci çevrimleyeceklerdir. 

İç zaman istedikleri reaksiyon el, metabolizmaya değin, sinirsel ve hormonsal vs. tersinmeli olacak giriştirmelerini birlikte ve tekli olacaktan, ortaya koyarlar. Enzim gibi bir iç katalizör giriştiricilerin etkilerince etkilenmeli olacaktan belirirler. İç zaman depo süreçler edilgen kontrollü, asit baz şartları oluşturulacaktan da, kendi olay zamanlı dizgelerini ortaya koyarlar. Şüphesiz ki bu o varlığın kendi içti enerji sağlayışlarının mekanizmasıdırlar. 

Organizmalar için bu yapılanıştı korunan ilişkiler; kimi değişmelerle; hücre içi; organ içi; özelleşen işlev durumlarla bağıntı aşmaktır. Böylece yapı içi sistem örgenliği oluşmaktadır. Canlılarda organ, organ el, humoral gibi mevcut vücut işlevli durumlar içinde, iş görürlerken dahi, iş görücüler kendi üzerilerine yansımayla yeni özellikler becerisi de kazanabilmektedirler. Ya da kendi işlev zaman durumlarına zarar vermeden, işlev dışına düşen yenilikleri de her zaman vardır. 

Organ el dendiğinde, hücre içi eş güdümlü bir organizelerden olan; mitokondriler, kloroplastlar, santrozomlar, golgi aygıtları, ribozom gibi kimi farklı ve bağımsız yapıları anlayacağız. Canlıdaki bu organ, organ el, humoral gibi işlevler, geçmiş zaman birikimli olan kendi içlerinde kapalı çevrim eğimleridirler. Bunlar adeta oluştukları zamanın durmuş şeklidirler. 

Bir mitokondri, bir kloroplast fosil zamandırlar. İlk oluş içinde dış çevrenin güdümüyken, artık eski var oluş ilişki biçimiyle süreç eşemez olmakla, adeta kendi ilişkin çevre zamanlarını dondurmuşturlar. Hücre içi bağımlaşan ilişki içine girmekle, yepyeni bir özgürleşmenin kapısını aralama sağlayışına girmiştirler. 

Hücre içi zamanla süreçleşirler. Bir zamanlar tek başlarına bir var oluş olan bu yapılar, nerede ise tek başlarına var olamaz düzeye doğru gelmiş gibidirler adeta. Sadece kazandıkları kendi birey işlev durumlarıyla çalışır durumdadırlar. Böylece içinde bulundukları o aidiyeti oldukları sistemin; vücut organizmasının; kontrollü işlevleştirmesi altındadırlar. 

İnorganiklerde ki değişmeler de elbette bir aidiyetçi organizeliktirler. Bunlar elektriksel, manyetik, fermiyon düzlemli, çekimsel vs. işlev durumlar kazanımlı özelliktirler. Ki nükleer kazanımlardan, nükleer parçalara organize olurlar. Karbon temelli referanslardan hareketle, amino grup asitlere doğru, oradan da nükleik asitler basamağına giriştiler. Yine polar bağlardan oluşan, polimer yapılar organizeli aidiyetlikleriyle, artık organik sistem zaman aidiyetliğidirler. Oradan da her biri farklı olan sosyal ve toplumsal aidiyetliğin içinde, bir girişen organizeliğidirler. 

Zararlı olan değişmelerin bazısı, hemen hemen hiç kendini kopyalama olanağı dahi bulamazlar. Ve bu yüzden ölme, yani çözülme sürecine girerler. Örneğin, bir soluma enzimindeki olası olan zararlı değişimler, iç boğulmaya neden olurlar. Canlı bu zararlı değişmeyi bu yüzden genetik geçişli yapma şansı dahi bulamadan ölebilecektir. Kimileri de, sürecin cevrimi içindedirler. Olası değişmelerin yararı da, zararı da, geleceğin eleyeceği bir istisnadırlar. 

Bu zararsız, nedensiz duran kimi mutasyon süredurum zaman, bir değişmeye karşılık düştüğünde, hemen girişip işlevleşir bir hazır depo zamandırlar. Yani yeni durum karşısında, bir tepki, bir tedbir olarak işlemeye başlarlar. Biriken zararsız depo zaman mutan tik değişmelerin, çevre değişmelerine denk düşmeme gibi olasılığı dahi; denk düşme olasılığından daha da fazladır. 

Sürecek 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 250
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

26 yıllık sınıf öğretmenliğinden sonra emekli oldu. Şiir çalışmaları ve deneme türü olan, toplum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster