Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '20

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
8
 

Zamanı Gelmedi Mi?

Eğer bir hasta tedavi edilecekse, bunu yapacak olan kişinin doktor yani tıp eğitimi almış biri olmasını bekleriz. Aynı şekilde, herhangi bir davada kendimizi savunmak adına iyi bir yardımcıya ihtiyaç duyarız, bunun da avukat yani hukuk eğitimi almış biri olmasını bekleriz. Bu beklentilerimiz bizi kaçınılmaz bir genellemeye; "Ekonomiyi de bilen (ekonomi eğitimi almış kişi veya kişiler) konuşsun kardeşim" e götürmekle kalmayıp dipsiz bir yanlışa sürüklemektedir. Ekonomi sadece ekonomi eğitimi almış kişilerin yorumlaması gereken bir bilim olarak görülür evet ama yorumlanış şekli nedeniyle şu anki durumunu almıştır. Şu anki durumu derken, yoksulun daha yoksul, zenginin ise daha zengin olduğu artan eşitsizlikten, bu eşitsizliğin doğurduğu geçim sıkıntısından, yani en genel tabiriyle bir "yanlış"tan bahsediyorum. Ekonomi bilimi ne kadar öyle olmaya zorlansa da, maalesef hiç bir zaman kitaplarda yazanlardan, teorilerden, kanunlardan, dengeden ibaret olamadı. Hiç bir zaman sadece faizle, sadece enflasyonla, sadece borsayla iyileşmedi.

 

Ekonominin tıptan hukuktan ayrılan en büyük yanı, tıpı da hukuku da içine alan, en kısa tabiriyle hayatın kendisi olan bir alan olmasıdır. Tıp eğitiminde bir kez dahi GSYH'yi konuşmamış olabilirsiniz, ama ekonomiyi, özellikle GSYH'yı konuşurken Tıp'ı mutlaka hesaba katmış olmanız gerekir. Nasıl mı? En taze örnek; Corona virüsü...

 

Hukuk eğitiminde bir kez dahi hisselerden, finansal piyasalardan konuşmamış olabilirsiniz, ama ekonomiyi, hisseleri, özellikle finansal piyasaları konuşurken mutlaka hukuk'un üstünlüğünü, yani yabancı yatırımcının ülkemizi seçme nedenlerinden birini mutlaka hesaba katmış olmanız gerekir. Nasıl mı? En taze örnek; Dolar...(Tek sebebi olmasa da en önemli sebeplerinden biridir Hukuk'un üstünlüğü)

 

Nasıl ki doktor hastasını iyileştirirken, hastalığın ne olduğunu tam olarak eksiksiz bilmesi gerekiyorsa, nasıl ki avukatın müvekkelini savunmak için eksiksiz hukuk bilgisine sahip olması gerekiyorsa, politika yapıcıların sadece faizi, enflasyonu değil, hukuk'un da Tıp'ın da ne olduğunu bilmesi gerekiyor. 

 

Ekonomi dediğimizde sadece faizi, enflasyonu, doları, euroyu düşündükçe gerçeği göremeyeceğiz. Ekonomi ne kadar finans ise ne kadar faiz ise bir o kadar da tıptır, hukuktur. Başta da söylediğim gibi hayatın kendisidir. Hayatla ilgili kararlar alırken hayatın kendisi hakkında bilgimiz yoksa, aldığımız kararlar bizi yanıltacaktır.

 

Mevcut durumu toparlamak için öncelikle iktisadın ne olduğunu iyice anlamak gerekir. Anlamadan yaptığımız tüm bu yorumlar (örneğin, sadece faizle durumu kurtarmaya çalışmak) bizi daha da çıkmaza götürecektir. Yapılan bu tip yorumlamaların hala işe yaramadığını, ekonominin, sürekli olarak, hiç de ekonomiyle ilgili görünmeyen(!) nedenlerden dolayı sürekli sendelediğini, yani tekrardan, hayatın kendisi olduğunu, bir an önce görmeli ve anlamalıyız.

 

" Biz cahil dediğimiz zaman mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir"

M.Kemal Atatürk


Not:

Bu yazıyı daha iyi anlamak için mutlaka okumanızı öneririm.

http://www.mahfiegilmez.com/2012/01/nedir-bu-yapsal-reformlar.html

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 53
Kayıt tarihi
: 02.01.19
 
 

Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İktisat 3.sınıf öğrencisiyim. Düşünce yazıları ve edebi yazıla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster