Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
317
 

Zamanın amansız azmanı: Terör

Zamanın amansız azmanı: Terör
 

Oğuz TÜMBAŞ


Ölüm kusan silahlar, bombalar, füzeler… Oluk oluk kan renkleri, boyalı basının sayfalarında, akcam televizyon ekranlarında yüreğimize acılar, kederler, kahırlar ekliyor. İnsan eliyle yapılan bu ölüm, kin kusan makineları, yine masum insanların canını alıyor. İnsanın insana yaptıklarına canavarlık, vahşet demek bile yeterli gelmiyor artık.

Dünyanın değişik bölgelerinden her gün kana bulanmış resimler, görüntüler izlerken, insan olmanın anlamını, rengini unutmaya başladık sanki. Afganistan, Irak, Ortadoğu, Pakistan, Hindistan… Dünya kan revan içinde!

Bir yenisini ülkemizde, İstanbul Güngören’de dün akşam saatlerinde yaşadık! Bu dehşetin, vahşetin görüntülerini, iletişim araçları anında taşıdı odalarımıza. Yüreğimiz bir kez daha dağlandı. Görüntülerin hangisini anlatmalı? Hepsi birbirinden korkunç. Çığlık atanlar, acı içinde kıvrananlar, yardım bekleyenlerin yüzündeki korku ve dehşet dolu ifadeler… Parçalanan insan organları!... Bir insanlık vahşeti yaşıyoruz. O bombayı koyan gözü dönmüşler, düzeneği yerleştirip patlatanlar, bu dehşet görüntülerini hangi çirkin, insanlık dışı yüzleriyle gülerek izlediler acaba!? Düşünmesi bile insanın içini titretiyor.

İstanbul Güngören’de bu acılı, korkulu, ürpertili, insanlık dışı sahneler yaşanırken, kuşkusuz bu ülkenin namuslu, erdemli, duyarlı, güzel insanları bir şey yapamamanın ezikliği, eksikliği içinde kıvranıp için için ağlıyorlardı elbette. Lanet ediyorlardı bunu yapan insan kılıklı yaratıklara.

Terör ne yandan, ne düşünceyle, ne amaçla gelirse gelsin, onaylanması olanaksız bir eylem biçimi. İnsanın insan (!) tarafından yok edilmesi, parçalanması, kana bulanması nasıl yandaş bulur? Ancak onu yapan beyinlerin kör, karanlık, yoz, aymaz, çılgın, acımasız olması gerek. Ancak onlar sırıtırlar bu görüntülere.

Bugün gazetelere yansıyan resimlerden birini de sayfama aldım. Görüyorsunuz. Sedyede acı içinde kıvranan genç bir anne, kızının kaybolmaması için, kucağında ona sıkı sıkı sarılmış. Bir elinde cep telefonu tanıdıklarına haber vermeye çalışırken, öbür eliyle çocuğunu sımsıkı tutuyor. Bir annenin yaşama tutunuşunu, anne yüreğinin ne anlama geldiğini o anlardan daha güzel ne anlatabilir ki…

Hem ülkemizde, hem dünyada bu terör biter mi diyorsunuz? Gönül elbette sona ermesini, insanın insan gibi yaşamasını, yaşatılmasını istiyor. İnsanlar suçsuz yere ölmesin, öldürülmesin, terör denen o iğrenç, aşağılık düşünce, eylem terk etsin dünyamızı. İnsan onuru, erdemi, saygınlığı, güzelliği tükenmesin. Silah satıcıları insan olduklarını bir an olsun hatırlasın. Silahların namlularında güller, karanfiller açsın. Tetiğe değil sevgiye, barışa, güzelliğe, umuda, aydınlığa dokunsun eller.İnsanlık yara almasın, kana bulanmasın artık.

Sevgiyi, sevdayı, barışçıl duyguları, insanı, umudu, yaşama güzelliğini yanı başından eksik etmeyen ünlü şairimiz Nazım Hikmet’in Davet şiirinden dizelerle bitirmek istiyorum:

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1437
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster