Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

17 Haziran '21

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
87
 

Zamanın Doğumu

Sayın Şeker;

 

Çalışmanızın işlevinin; "anlatmak" değil, fakat "duyurmak" ve aslında "hissettirmek" yönünde güçlü bir örüntüsünün olduğu görülmektedir.

Eseriniz yayımlanmaya değer bulunmuştur. Size önerilen paketleri incelemenizi, bizimle ortak proje yapmak istemeniz halinde size uygun olan paket tercihinizi bildirip,...

Her zaman, hep beklediğim bir şeye daha kavuşmanın sınırındayım. Ne bir sevinç ne bir heyecan yok hareketlerimde. Ya da bilinçle saklıyorum. Üç kişi dışında kimseye söylemedim de.

Net bir korku var. Güvenli alanlarımın kalın duvarları çatladı sanki. Yıkılmak için değil, hava akımını fazla hissetmek diyelim. İki haftadır uçuyordum halbuki kendime iyi gelen bir şey yaptım diye. Yaşadığım sakin rutin ellerimden  alınıyormuş hissinin doğurduğu bu korkunun asıl sebebi ne?

Yıkanmış çamaşırlarım, herkesin görebileceği şekilde gözler önüne serilecekmiş gibi hissediyorum. Renkleri solmuş, silik de olsa lekelerin kendini belli etmesi, kan-kusmuk-irinlerimin-katran yanıklarımın canlılığı eskise bile izlerinin temizlenmesi işleminde yeterince başarılı olamamış kuru temizleyici durumundayım. Bütün kirli-temiz çamaşırlar pazar yeri gibi doluşmuş ortalığa.

İki haftadır, yolladığım dosyaya cevap beklerken şarkılar-türküler döküldü dilimden. Bilgisayarımdaki en az on beş yıllık bütün yazılar temize çekildi. Okuyup-düşünüp-düzenleyip-saklayıp-şekillendirip-çöpe temelli atıp, ait oldukları zamanlarına yolladım bazılarını. Atmayı hep sevmişimdir.

Özenle, gözlerden sakındığım yamalarımın bir anda herkes tarafından gözlerime yeniden sokulması hissi bu yaşadığım galiba. Kenardan-kenardan yürüyüp, usul-usul yaşarken birden kendimi hayat dairesinin tam ortasında bulmak, tedirgin olmak hissi.

İyi-kötü ajanların hepsi gözlerime aynı anda ışık tutmuş, sayısız ve sırasız sorularını kurşun gibi diziyorlar kulaklarıma. Korkuyorum!  Ne olacaksa?

Hep yürek yordamıyla kabul etmedim mi herkesi ve her şeyi? Eeee?

Çok sevdiği insanı, ailesiyle tanıştırmaya götüren, onların gözleriyle baktığında tüm eksikliklerin ortaya çıkması endişesinin direksiyonu ele geçirmesi bu yaşadığım. Bunu net biliyorum. Bütün endişelerin de bir süresi var bunu da bildiğim gibi.

Ya da, sana yeten elindekilerin eve aniden gelen yabancı misafirlerin gözleriyle baktığında evdeki tüm eşyaların eski-lüzumsuz-kasvet veren-komik görünmesi gibi mi?

Laborant titizliğiyle, dikkatli bir şekilde damlalıklarla birleştirdiğim kimyalarımın ummadığım bir eksiklikle beni de içine alarak yakmasından mı endişeliyim acaba? Korkuyorum!

Para-ego-kişilik kanıtlama-midik yarışı, ayna-ayna söyle bana ben kimim sorusundan, anlam ve manadan çok uzak bir heyecan var yine de. Bütün bunları yıllar önce hallettiğimi bilmeme, bütün eşiklerden desturlarla geçip, hesaplarımın Z raporlarını yerlerine teslim etmeme rağmen nedir bu karmaşık hislerin nedeni?

Hayatın bana sunduğu ama açmaya korktuğum güzel bir hediye bu. Evvelsi de çoktu, dünde çoktu ama bu günkü çok fazla. Belki de, saklamaya çalıştığım bu sevinçtir beni bu kadar karmaşaya sürükleyen. Bütün telaşlarıma inat geri dönüşü bilerek geciktiriyorum. Sakin, olursa olur, olmazsa olmazlarım da yerlerine sağlam bir şekilde yerleşmişken yeniden hamile olduğunu hisseder ya insan...

Doğurup doğurmama kararını vermek için bir iki gün daha bekleme kararını netleştirmeye çalışan anne gibiyim. Ki ben bütün bebeklerimi severek doğurmuş bir kadın olarak iyi bir sonuç çıkarabilirim diye düşünüyorum. Rahmetli babamın dediği gibi "Hayırlıysa beri, hayırsızsa geri." Zaman, zamanı geldiğinde doğuracaktır zaten karnında sakladıklarını.

Ohannes, Filiz Alev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayal ettiğiniz ve istediğiniz bir şeylerin hem olacağına hem de olmayacağına tam da yarı yarıya, yani %50-%50 eşit oranda kendinizi inandırdıysanız, olur böyle duygu karışıklıkları. Ama yine de, bence daha da geciktirmeyin derim yanıtınızı. Size o kadar incelikli, net ve takdir yüklü bir ifadeyle bildirimde bulunmuşlar ki, bundan bile belli zaten kendinize güvenmemeniz için ve/ya endişeleriniz için hiçbir sebep bulunmadığı. Şimdiden hayırlı olması temennilerimle, şansınız ve yolunuz açık olsun diyor, tebrik ediyorum... Selam ve sevgiler...

Filiz Alev 
 19.06.2021 0:56
Cevap :
Seçenekleri değerlendirmek için vakit geçirmek istiyorum galiba.bu yorum la da karar vermek lazım diyorum teşekkürler ediyorum sevgiler sağlıklarla   19.06.2021 18:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 370
Toplam yorum
: 1591
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 863
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster