Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
447
 

Zararım kendi seçimindir

Zararım kendi seçimindir
 

Açıkça belirtiyorum. Sana zarar vereceğim. Bu zarar, belli belirsiz dozajlarda, onlarca yılımızı alacak bir zaman süresince, hissettirmeden, küçük damlalar halinde ama, gün geçtikçe çoğalan bir etkiyle olacak.

Bundan her zaman haz alacaksın. Öyle tanımlayacaksın. Üstelik çevrendeki herkes etkilenecek. Çocukların, sevdiklerin, tanıdıkların, tanımadıkların; herkes.

Sen haz aldığını düşündükçe, hem sana hem de çaktırmadan yanındakilere de zarar vereceğim. Beni akciğerlerinde hissedecekler, diğer organlarında, belki de beyinlerinde. Senin alışkanlığın olacağım, beni bırakamayacaksın.

Her sabah kalktığında ilk beni düşüneceksin. İlk yapacağın eylem beni tatmak olacak. Tüm gün boyunca aklından çıkmayacağım. Belki 5, belki 10 dakikalık aralarla ardı ardına beni içine çekeceksin. Gece uykuya dalmadan önce bile düşüncende olacağım. Yatağa gitmeden önce son yapacağın eylem, beni tatman olacak.

Yapacaklarımdan biri, farz edelim, yemeğine çok az miktarda zehir dökmek gibi olacak. Sana fiziksel zarar vermeyecek kadar küçük bir miktar, yemeğinin tadını değiştirmeyecek oranda. Ama yemeğin zehirli olduğunu bileceksin. Yine de onu zevkle yiyeceksin.

Yapacaklarımdan diğeri, farz edelim, suyuna asit katmak gibi olacak ama yoğunluğu çok az olacak, suyun tadını değiştirmeyecek kadar. Suyunu yine kana kana içeceksin ama bileceksin asitli olduğunu. Yine de zevkle içeceksin.

Yapacaklarımdan öteki, farz edelim, nefesindeki oksijeninden biraz çalmak gibi olacak. Her nefesinden küçük bir parçanı emeceğim. Kanının enerjisini kendime transfer edeceğim. Bunu bileceksin ama yine de ses çıkarmayacaksın.

Etkilerim farz edelim, zamanla ruhunu sıkıştıracak. Nefesini daraltacak, dilini damağına yapıştıracak, ağzının tadını kaçıracak. Dişlerini sarartacak. Yine de beni her zaman isteyecek, yanında taşıyacaksın.

Örneğin bir bebek bekliyor olacaksın. Benimle beklediğinde ona da zarar vereceğimi bileceksin. Yine de beni yanından ayırmayacaksın. İleride bebeğini mutlaka benimle seveceksin. Zehirli nefesimi ona üfleyeceksin.

Benim için para harcayacaksın. Üstelik, bunu her gün kendi isteğinle yapacaksın. Başka önemli ihtiyaçlarını bile göz ardı edeceksin. Önemli ihtiyaçların için ayırmak zorunda olduğun maddi harcamaların önüne geçeceğim. Onlardan önemli olacağım. Parasal önceliğin ve hedefin beni temin etmek, satın almak olacak. Önce beni, sonra ekmeğini satın alacaksın.

Çevrendeki az sayıdaki kişiler zararlı olduğumu söyleyecekler. Biz de zarar görüyoruz diyecekler. Seni uyaranlara burun kıvıracaksın. Belki de onları küçümseyeceksin.

Belki kalabalık ve kapalı mekanlarda yasaklanacağım, belki para cezası bile koyacaklar. Ama sen yasağımı delecek, bana kavuşmak için elinden geleni yapacaksın.

Çeşitli toplantılarda, tanıdıklarınla ne kadar zararlı olduğumu konuşacaksınız, birbirinizi avutacak güzel sözler söyleyecekseniz. Onlara “bırakacağım” diyeceksin. Bir kaç deneme yapacaksın ama yine sonunda bana koşacaksın.

Bir gün rahatsızlanıp doktora gideceksin. Beni soracaklar, hemen fark edecekler. Sana, kendi ölümüne yaklaştıran nedenin “ben” olduğunu anlatacaklar. Beni kesinlikle terk etmen gerektiğini söyleyecekler. Belki inanacaksın, tamam diyeceksin ama yine de benden vazgeçmeyeceksin.

Tüm dünya zararlı olduğumu bilecek. Dünya devletleri gösteriş için kısıtlayıcı yasalar çıkaracak. Üstüme “insanı öldürür” etiketi yapıştıracaklar. Ama asla üretimden kaldırmayacaklar. Gizliden gizliye destekleyecekler. Çünkü dünya ekonomisinin önemli bir payı olacağım. Büyük firmalar, tröstler ve tekeller reklamlarla tüketimimi pompalayacaklar. Küçük çocuklarınıza kadar erişeceğim. Kullanım oranım milyarları bulacak.

Şimdi açıkça söylüyorum ve sana gayet net soruyorum.

Seni hasta edeceğim, seni zehirleyeceğim ve seni öldüreceğim.

Bunları bile bile beni kullanacak mısınız?

Bunları bile bile benimle birlikte yaşamayı sürdürecek misin?

Görsel : Skull of a skeleton with Burning Cigarette, Vincent van Gogh

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben Ahmet Üstündağ sen sigara olabilirsin. Ama ben Ahmet Üstündağ, yavrucuğum tanıştığıma memnun oldum. Sen beni tanımazsın! Halbu ki ben seni çok iyi tanırım. Ha şimdi sen bana zarar verirsin, sağlığımla oynarsın. Sakın bana yaklaşma hatta emrediyorum sana, benden tam 5 km uzakta dur. Olur mu?

Ahmet Üstündağ 
 28.09.2007 16:44
Cevap :
Ahh olamaz, nasıl olur? Böyle ummamıştım. Düşündüğüm gibi bir yanıt olmadı bu. Anlaşılan buralarda bana yer yok.  28.09.2007 16:57
 

Oğlumun sözü hep aklımdadır o sözden sonra bırakmıştım ben. "Bir insan kendine zarar vermmek istiyorsa benim yapacağım hiç bir şey yok demiş ve beni utandırmıştı. günaydınnnn

Halide 
 09.09.2007 9:08
Cevap :
Halide Hanım merhaba, oğlunuzun sözü tam bir özdeyiş olmuş. Kendisini alkışlıyorum. Yorumunuz için teşekkürler. Selam ve sevgilerimle  10.09.2007 13:56
 

Bu konu ancak bu denli güzel anlatılabilirdi diyeceğim ama... Arkasından da Offf offf çekmeyi ihmal etmeyeceğim. Nerden başladım bu merete ya... Of! Sevgi ve saygılarımla.

Ayrıntıda gezinmek 
 06.09.2007 14:59
Cevap :
Aynur Hanım, ben o mereti 10 yıl kadar önce bıraktım. Çevremde içenlerden duyduğum rahatsızlık dolayısıyla bu yazıyı yazdım. Her içmeyen ya da bırakan kişinin yapacağı gibi bir arsızlık yapacağım ve bu mereti bırakmanızı tavsiye edeceğim ama biliyorum kişi kendi iradesi ile karar vermeden bırakması imkansızdır. O yüzden karar sizindir diyorum ve yanında bir tutam dumansız günler diliyorum :)  06.09.2007 18:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 97
Ort. okunma sayısı
: 1458
Kayıt tarihi
: 16.02.07
 
 

Yaşam ışığını 1968 yılında Bafra’da gördü. İnşaat Mühendisi ve aynı sektörde yazılım geliştiren bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster