Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '13

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
391
 

Zavallı ünlüler

Zavallı ünlüler
 

Öldüren Medya


Ünlü olmak, şöhret sahibi olmak çok matah bir şey gibi algılanır ya, ben hiç öyle düşünmüyorum. Ünlülerin yaşamları da herkesinki kadar zor. Birkaç tane ünlü danışanım olması sayesinde bunu anlamış bulunuyorum. Bazı yönlerden hayatları kolaylaşıyor olabilir. Mesela gittikleri yerlerde işleri çabuk görülüyordur, herkes el pençe oluyordur. Ama ya gerisi, kolay erkek kolay kadın buluyorlar mı?  Tabii ki hayır kendilerine uygun birilerini bulmak ünlüler için daha zor. Bir de paparazziler var. Zaten zar zor buldukları kişiyle, tanışma aşamasında doğal olarak yemeğe çıkıyorlar. Onlarda tıpkı diğerleri gibi kendilerini beğendirmek veya beğenmekle ilgili olarak buluşmuşlar ve belki ilk, belki ikinci görüşmeleri, birbirleriyle samimiyet henüz ileri düzeyde değil. Daha ilişkilerinin yönüne karar vermemişler, zaten resmi olarak çıksalar görülemeyecekleri yerlere gidebilirler. Duygularını tahlil etmekle meşguller, daha sevgili oldukları da henüz karara bağlanmamış. Tabi bu dönemde en çok ihtiyaç duyulan şey romantizm; her şey güzel olmalı, ilk anlarda kaba davranışlardan hatalardan uzak durmak gerekir. Bu kadar hassas bir ortamda çok özendiğiniz özel bir anınızdasınız, hayatınızın en romantik anları belki ve işte tam o sırada tepenize üşüşüyorlar ve o iğrenç sorular, sözler; ne zaman evleneceksiniz?  Çocuk düşünüyor musunuz? Karşı tarafla ilgili ne düşünüyorsunuz? Onu seviyor musunuz? Aşık mısınız? İlişkiniz nasıl başladı? Birlikte mi yaşıyorsunuz? İlişkiniz ne zaman başladı? Eski sevgiliniz bu işe ne diyecek? Anneniz bu işe ne diyecek? Seyirciler ne diyecek?...

Her şey yerle bir, büyük bir kasırga her şeyi alt üst ediyor daha henüz yeni başlayan, iskelesi kurulmuş bina yerle bir oluyor. Paparazzi programlarını seyrederken kendimi ünlülerin yerine koyuyorum da ben utanç içinde olurdum herhalde, daha henüz kendime bile söyleyemediğim, karar veremediğim duygularımı, ona en doğru, en güzel bir zamanda söyleyecekken birde bakıyorum ki, benden önce iğrenç bir biçimde başkaları tarafından söyleniyor. Duygularım başkalarının ağzında malzeme olmuş, yerlerde sürünüyor.  Zaman zaman ünlü olmayan insanlar da bu tarz yaklaşımlara rastlayabilir tabi. Hani sadece flört ettiğiniz bir arkadaşınızlayken bazı işgüzarlar yada paparazzi ruhlular araya girip- üçüncü kişi olarak- hiç bekleyen bir anda, ya densizliğinden, ya kıskançlığından siz ne zaman evleniyorsunuz diye sorduğu oluyor ya, işte oradan empati kurup anlamaya çalışın ünlülerin neler hissedebileceğini. Karşı tarafa karşı bütün karizmanın sarsıldığı an. Her insanın aşka ihtiyacı vardır, ünlü olmak, bunu, kişinin elinden almamalı. İşte ünlü olunca en insancıl biçimde yaşaman gereken duygulardan mahrum olabiliyorsunuz. Eee! ünlü olmanın raconu dediğinizi duyar gibiyim racon eğer buysa bana göre bu ağır bir faturadır. Bu faturayı biçenlerde paparazzi denen gazetecilerdir. Haber alma hak ve özgürlükleri adına özel yaşamının sınırlarına girilmesine karşı sinirlenen, müdahalede bulunan ünlülere de, utanmadan gazetecimize saldırdı diyerek onu yerden yere vurup, rezil edip birde buradan haber konusu yaparak rant elde ediyorlar. Zavallı ünlüler ne yapsınlar, özel yaşamları elden giderken birde buna seyirci kalmaktan başka çare bırakmıyorlar. Ben ünlüler üzerinden bu örneklemeyi yapmış olabilirim ama pek çok konuda ve alanda medyanın tutumları gözden geçirilmelidir. Hiçbir meslek kişilik haklarını yok sayan bir özgürlüğe bağlı olamaz. Başkalarının hak ve özgürlüklerini elinden alarak yapılan haber, haber alma özgürlüğünü içeremez. Bu bir polemiktir. Kişinin özel hayatına müdahale, ancak o kişinin özel yaşamı, başkalarının hak ve özgürlüklerini tehdit etmesi durumunda haber içeriği taşıyabilir. Bu kadar açık ve basit bir kural, medyada bu kural yanlış uygulanıyorsa, buna ilişkin düzenlemeler getirilmiyorsa, medya da bu durumu kötüye kullanmaya, kendi çıkarları doğrultusunda sürdürmeye devam ediyorsa; bu esef edilecek bir durumdur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı okuyunca "vah, vah ünlüler" diyesim geldi. Oysa ben de ünlülerin medyada haber olmak için can attıklarını düşünüyorum. Ama kesin olan şu ki asli görevini yerine getirmeyip magazincilik adı altında dedikodu kültürünü yayan ve bu kültür sayesinde de tiraj sağlayan bir medyamız var. Bana göre medyanın asıl görevi ünlülerin yaşamını ballandıra ballandıra anlatmak değil halkı aydınlatmak olmalıydı. Halk özellikle ve bilinçli bir şekilde özellikle de medya kanalıyla cahil bırakılıyor. Ben ünlülerin hayatını takip edip onların yapmacık sorunlarını kendilerine dert edinen insanlara acıyorum. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 29.05.2013 7:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1416
Kayıt tarihi
: 21.02.13
 
 

Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında lisans ve yüksek lisanımı yaptım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster