Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '15

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
4528
 

Zayıflamada son söz

Zayıflamada son söz
 

Son 15 yılda beş diyetisyene gitmiş, toplamda 40 kilo verip 45 kilo almış biri olarak söyleyebilirim ki, benim gibi kilo ile sorunu olan kadınlar için, zayıflama ile ilgili söylenen her söz kıymetlidir, konuşulmalıdır, paylaşılmalıdır, tartışılmalıdır..

Tartışmayı  uzmanlara bırakalım ama bizler de öğrendiklerimizi paylaşalım..

“Zayıflamada Son Söz” kitabıyla karşılaştım bir hafta önce….Hem başlığı, hem de kapak  resminde adeta uçar şekilde poz vermiş olan hatun çok dikkat çekiciydi..  En son kendimi geçen sene böyle hafiflemiş hissetmiştim..Verdiğim kilolar  beş bilemediniz altı  ay  beni ve diyetisyenimi çok mutlu etmişti..Sonra, diyetisyenimin(ve ondan önceki dört diyetisyenin de )söylediği yeme alışkanlığımı kökten değiştirme işini başaramamış olmalıyım ki, diğer altı ayda verdiklerimi tekrar geri aldım. Hatta birkaç kilo fazlasıyla…Yine bana mutsuz günler düştü  anlayacağınız…Bedenimle mutluluk arasında nasıl bir ilişki kurduysam, kilolarım arttığında kendimi mutlu hissetmem imkansızlaşıyor adeta..Belki, bu da, toplumsal bir hipnozun parçasıdır..

Bu arada hipnoz demişken,zayıflama yöntemleri arasında gösterilen hipnoz da güvenebileceğim bir uzman bulduğumda seçeneklerim arasında olabilir..Çok uzak değilim yani..Ancak, bilinçaltıma müdahale edecek kişinin oldukça olumlu, akıllı ve iyi niyetli olması şart..Ne me lazım; yeni, yanlış,bilinçaltı  kodlamalara maruz kalmayalım sonra…Ayrı bir yazının konusu olacak hipnozu bir kenara bırakıp, kitabımız “Son Söz Zayıflama” ya geri dönecek olursak, öncelikle bu kitabın sadece bir zayıflama kitabı olmadığını belirtmem gerekir.. .Yazar  bilinç ve bilinçaltı ilişkisini de anlattığı kitabında, bazı telkinlerle- ki bence bu da bir çeşit hipnozdur- davranış değişikliği sağlayabileceğimizi belirtmiş…Negatif duyguların hayatımızdaki etkilerini anlatmış ve şişmanlığın bunun sonuçlarından sadece biri olduğunu söylemiş ..Bununla da kalmamış,negatif duyguların farkında olmadan nasıl yerleştiğini ve bundan ne şekilde kurtulabileceğimizi de oldukça yalın ve açık bir şekilde açıklamış…Bilinçaltımızda yemekle ilgili ödül veya ceza olacak şekilde ne tür kodlamalar yaptığımız konusunda da önemli farkındalık yaratıyor yazar..Bu kitapla anladım ki,bunca yıldır yaptığım diyetler çöpü halının altına süpürmekmiş sadece..Bu bağlamda düşünüldüğünde diyetisyenlerin psikologlarla birlikte çalışmasının önemi bence bir kere daha ortaya çıkmakta..Şişmanlık bir semptom olarak görülüp, gerçek hastalık tedavi edilmeli zannımca.

Bedenle barışmanın üzerinde duran kitap, bedenin  bilgeliğini vurgulamış ve zihnimizi susturup onu dinlemenin öneminden bahsetmiş.Bununla ilgili öneriler sunmuş..Bana oldukça mantıklı gelen bu öneriyi kitabı bitirmeden uygulamaya başladım, ileriki günlerde sonucu bildiririm, ama şunu şimdiden söyleyebilirim ki yediklerim yarı yarıya azaldı ve hiçbir şey yasak olmadığı için kısıtlanmış da hissetmiyorum..Sadece yemek yemeden önce bedenime soruyorum: Bunu sen mi istiyorsun, zihnim mi? / Gerçekten aç mısın?  Vb… Sevgili bedenimi cezalandırmıyorum özetle…

Kitabı bitirmeden  buradan paylaşmak istedim…Malum sıcaklar devam ediyor, yaz da uzayacak gibi…Benim gibi hala zayıflamaya çalışanlara faydalı olur umarım..  Bu vesile ile Kitabın yazarı Deniz Egece’ ye , şükran ve sevgilerimle…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 865
Kayıt tarihi
: 20.09.08
 
 

Sadece YAZIYORUM.... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster