Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Uzman Psikolog Ebru Zorlutuna

http://blog.milliyet.com.tr/ebruzorlutuna

14 Şubat '18

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
396
 

Zehirleyici Ebeveynliğin 10 İşareti!

Zehirleyici Ebeveynliğin 10 İşareti!
 

Çocuklarınıza zehirleyici dil yerine sevgi dili kullanmayı öğrenin.


Çocuk yetiştirirken bilerek ya da bilmeyerek birçok hata yapabiliyoruz. Hiçbir anne baba mükemmel değildir. Elbette her anne babanın bir takım hataları olabilir. Önemli olan bu hataların çocuğun ruhunda yaralar oluşturmamasıdır. Çocuk yetiştirirken yapılan bazı hatalar yetişkinlik dönemine kadar etki etmektedir.   

Bu hataların farkına varmak ve hatırlatmak için zehirli ebeveynliğin 10 işaretini anlattım. Bu davranış ya da tutumlarınız varsa fark etmeniz ve yolun başındayken düzeltmeniz en sağlıklısıdır.

Her çocuk güvenli kollarda yetişmeyi hak eder. Çocuklarınızın temel ihtiyaçlarını karşılamak onlara yaptığınız en büyük yatırımdır. Farkında olmadan bu tutumlarınız varsa bugünden itibaren davranışlarınızı kontrol edebilmeniz ya da kendinizin farkında olmanız bile bir başlangıçtır. Kendinizin halledemeyeceğini düşünüyorsanız profesyonel bir destekle yol alabilirsiniz.

Ebeveynlik inişli çıkışlı bir yolculuktur. Çocuklarınızı yetiştirirken daha nasıl iyi yetiştirebilirim düşünceleri kafanızı meşgul ediyor olabilir. Bu yolculukta en az zararla nasıl yetiştirebilirim düşüncesinin de önemli olduğunu düşünüyorum.

Zehirli ebeveynler, çocuklarına duygusal, fiziksel, psikolojik ve cinsel istismarlara kadar uzanan zararlar verebiliyorlar. Çocuğunuza ettiğiniz hakaret dolu sözler, aşağılamalar duygusal istismara girmektedir.

Çocuklarınıza zehirleyici dil yerine sevgi dili kullanmayı öğrenin. Sevgi dili ile ilgili alıştırmalar yapın. Bunun olumlu etkisini hem ilişkilerinizde hem de ebeveynliğinizde fark edeceksiniz. İyi okumalar…

1. Güvenliği sağlamada başarısızdırlar.
Bu ebeveynler çocuklarını güvende hissettirmezler. Çocuklar kendilerini tehlike altında olarak düşünürler. Çocuklarının ihtiyaçlarını fark etmekte zorlanırlar. Öz bakımlarını sağlasalar da sevgi, oyun, güven gibi ihtiyaçlarını yerine getiremezler. Çocuklar için evi güvenli bir yer değildir. Güvenli kollarda yetişmediği için hayata ve inşalara karşı güven duygusu da besleyememektedir. Bu hayatta en temel ve gerekli olan güven duygusunu hissetmeden büyümektedirler. Çocukların korunaklı sitelerde yetişerek güvenliği sağlandığı kadar duygusal olarak da güvenliği sağlanmalıdır.  

2. Eleştirel dili sıklıkla kullanırlar.
Çocukların kişiliğine saldırıda bulunurlar. Bir davranışın olumlu ya da olumsuz yanlarını açıklamak yerine “kötü bir çocuksun”, “Laftan anlamıyorsun”, “Beceriksizsin” gibi saldırıda bulunurlar. Hatalarına karşı kabul edici değildirler. Yaptıkları birçok şeyi takdir etmez aksine olumsuz eleştirilerde bulunurlar. Kendi içlerindeki memnuniyetsizlikleri çocuklarına yansıtırlar. Olumsuz eleştirilerle yetişen çocukların kendilik değeri oluşmaz. Kendisi ile kaynaklarını fark edemez. Yetersizlik duygusu ile büyür. Özgüveni düşük, pasif ya da isyankâr olurlar.

3. Suçluluk duygusu yüklerler.
Olumsuz davranışlar sonrası çocuklarının suçluluk hissetmesine neden olurlar. “Beni üzüyorsun”, “Hasta edeceksin beni”, “senin yüzünden oldu” gibi çocuğun omuzlarına taşıyamayacağı yükler bindirirler. Çocukları zor durumdayken kendilerini zor duruma sokarlar. Örneğin; çocuğu kafasını yarmışsa kendileri düşer bayılırlar. Çocuğu annesini teselli etmek zorunda kalır. Bu çocuklar erken olgunlaşmak zorundadırlar. Annesinin bayılmasına neden olduğu için suçluluk hissederler. Bu çocuklar başlarına kötü bir şey gelmesini istemezler. İleride gelse bile ailesiyle paylaşmazlar. Kendileri çözmeye çalışırlar.

4.  Negatif duyguları ile baş edemezler.
Duygularını kontrol etmekte zorlanabilirler. Kriz durumlarında problem çözmekte zorlanırlar. Öfkelendiklerinde davranışlarını yönetmekte zorlanırlar. Çocuklarının problem çıkarmasını istemezler. Çünkü negatif duygular onları rahatsız ve baş edemezler. Problem çözmekte yıkıcıdırlar ve zarar verebilirler.  

5. Korku ile yetiştirirler.
Çocuklarını korkutarak birçok şeyi yoluna soktuğunu zannederler. Korku ve tehditlerle çocuklarını kontrol altında tutmak isterler. “Bunu yaparsan babana söylerim”, “öğretmenine söylerim”, “dediklerimi yapmazsan sana istediğini almam”, “doktor amcalara veririm” gibi söylemlerle kaygılı çocuklar yetiştirirler. Korku ile yetiştiren ebeveynlerin çoğunun sınırları yoktur. Ebeveynlik becerileri gelişmemiştir. Korku ve tehditle çocuklarını yönetebileceklerini düşünürler.

6. Para ve hediyelerle suçluluk duygusu hissettirirler.
Kendi içlerindeki suçluluk duygusuyla bolca hediyeler ve pahalı oyuncaklar alabilirler. Olumsuz bir durumda “ben sana o kadar hediye ve oyuncak alıyorum, senin davranışlarına bak!” gibi söylemlerde bulunarak suçluluk hissetmelerine neden olurlar. Onlar için maddiyat önemlidir. Çocukları istediklerini yapmadığında hepsini çöpe atmakla ya da elinden almakla tehdit ederler. Çocuklarının kendilerine bağımlı olmalarını isterler. Olumsuz davranışıyla yoğun bir suçluluk hissettirirler.

7. Sağlıklı sınırları yok sayarlar.
Sınır koymakta zorlanırlar. Başkalarının sınırlarını ihlal ederler. Müdahalecidirler.     Çocuklarının sınırlarını tanımazlar. Özel alanlarına değer vermezler. Bu ailelerde sınırsız çocuklar yetişir. Ailesinden sağlıklı sınırlar görmediği için sosyal ortamlarda zorlanırlar.     

8. Kıyaslarlar.
Çocuklarını başka çocuklarla kıyaslama içindedirler. Kendi çocuklarının zenginliklerini ya da güçlü yanlarını fark etmekte zorlanırlar. Onlara göre başka çocuklar mükemmeldir. Hatalı olan ya da beceriksiz olan kendi çocuğudur. Kıyaslanan çocuk kendi benliğini ortaya koyamaz. Yetersizlik duygusuyla büyür. Kendini sürekli başkalarıyla yarış içinde hisseder. Kendi gibi olmak için değil onlar gibi olmak için çabalar. Anne babasından onay almak için dediklerini yapar.

9. Etiketleme yaparlar.
Çocuklarını olumsuz özellikleriyle etiketlerler. Alay konusu haline getirebilirler. Başkalarıyla görüştüğünde “benim çocuğum beceriksiz”, “ondan adam olmaz”, “hiçbir şeyi başaramaz”, “akılsız” gibi etiketlemelerde bulunabilirler. Başkalarının da etiketlemesinden rahatsız olmazlar. Çocuklar bu etiketlenmeleri yerine getirir. Ailelerin etiketlediği gibi bir çocuk olmak için çaba sarf ederler.

10. Çocuklardan daha çok konuşurlar.
Çocuklarına söz hakkı vermezler. Onların düşüncelerine ya da duygularına değer vermezler.  Çocuklarının kendilerini ifade etmelerine fırsat tanımazlar. Kendilerine bağımlı kılarlar. Çocukları onların istedikleri gibi olmalı ve aksi bir yolda ilerlememelidir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 319
Kayıt tarihi
: 07.04.17
 
 

  Psikoloji Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini Maltepe Üniversitesinde tamamlamıştır.  Çalışma ha..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster