Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '06

 
Kategori
Ramazan
Okunma Sayısı
1853
 

Zekat ve fitre

Zekat ve fitre
 

Ramazan bittiği şu günlerinde, oruç tutabilen veya tutamayan, ama Müslüman bilincini taşıyanlar, fitre ve zekat gibi maddi yardımlaşma ve dayanışmaya önem veriyorlar mı? Hatta, manevi atmosferi ve duygu yüklü oluşundan ötürü, zekatlarını da bu dönemde vermeye çalışıyorlar mı?

Maalesef, insan ve kul olarak taşıdığımız en önemli sorumluluk olan yardımlaşma ve dayanışmaya gereken önemi veremiyoruz... Sadece İslamiyet'te değil, bütün dinlerde zenginlik Tanrı'nın lütfudur. Fakirlik ve yoksulluk da aynı şekildedir. Onun için hali- vakti, gücü- kudreti, varlığı- imkanı olanlar, mutlak şekilde olmayanlara verecek bir şekilde paylaşma duygusunu öne çıkarmalıdırlar... Böylece toplumdaki denge de (kısmen) sağlanacak, varlıklılarla yoksullar arasında ahenk oluşacaktır. Zengin diye tarif edilen veya olmayanın yanında olanlar arasında sayılanlar, sevgi ve muhabbetle, Allah rızası için imkansızlık girdabındakilere el uzatacaktır. Böylece toplumdaki sosyal denge sağlanamasa da, dayanışma ortamı gerçekleşecek.

Hırsızlık, kapkaççılık, soygunculuk ve dolandırıcılık gibi her şeyin karabasan misali toplumun üstüne çöktüğü böylesi dönemlerde, bizi birbirimize kenetleyip millet şuuru oluşturan da işte bu gibi şeylerdir. Birbirimizi görmeden, anlamadan, kucaklamadan oruç tutmak, yanlış anlamayın ama, sabahtan akşama kadar boşuna aç kalmak ve eziyet çekmekten başka bir şey değildir.

Orucu bedenlerden ziyade, gönüllerin, beyinlerin, gözlerin, kalplerin tutmasını; dini görevleri de insanlığın ortak yaşama sevinci alanında görebilenlere ne mutlu... Ne mutlu alan değil de verebilen el olanlara. Ne mutlu paylaşanlara veya paylaşmayı bilenlere... Saygı ve sevgiler…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anlayışınız örnek bir ümmet anlayışı. Zenginlik de fakirlikte Tanrının lütfuysa günümüzdeki gelir dağılımındaki uçurum da tanrının lütfu. Tanrı demekki dağıtmasını bilmeyene veriyor zenginliği. Siz böyle safiyane düşünürken vurguncular kıs kıs gülerek küplerini dolduruyorlar ve tamamını haksız olarak elde ettiği kazancının kırkda birini vererek dini görevini yerine getirmenin rahatlığıyla yaşıyor. Sosyal devlet anlayışında hiçbir insan sadaka, fitre ve zekat kabul edecek kadar onursuz değildir. Ona sağlanması gereken; adil bir fırsat eşitliği, vurgunun önlenmesi ve emeğinin karşılığını almasının sağlanmasıdır

Topesto 
 26.10.2006 15:27
Cevap :
Yorum ve düşüceleriniz için teşekkür ederim...saygı ve sevgiler.  27.10.2006 1:39
 

Sayın Hocam, İslamiyet'i ne güzel anlatmışsınız elinize sağlık. Peki Müslüman mahallesinde altı aydır gün aşırı insana yapılan eziyete seyirci kalmaya ne ad verelim? Ben Antalya'da oturan bir bayanım. Alt kattaki bütün gece karısını dövüyor. Ben kadının ilk çığlığıyla beraber 155'i arıyorum. Gelen polise kadın şikayette bulunmadığı için polis, bir şey yapamıyor, belki kadının yuvasını dağıtmaması için "fedakarlık" yaptığını düşünüyordur. Döven razı dövülen razı diyen Müslüman komşularım perde arkasından insanlık dışı muameleyi altı aydır abartısız gün aşırı seyrediyorlar. Bugün arife günü sabahın altısında da çığlıkları duyunca dayanamayıp elime aldığım mermerle balkon demirine vurarak adamı dışarı çağırdım. Alt kattaki bayan komşum da çıkarak adamı balkona çağırdı. Ses seda kesildi. Müslüman komşular gene perde arkalarında yerlerini aldılar. İbadetlerini sadece Allah adına yapıp insanlık adına hiç bir şey yapmayan Müslüman komşularımın günahlarını Allah affetsin.

Uçan Kartal 
 22.10.2006 11:04
Cevap :
Kadınlarımız…Ayaklarının altına cennet serilesi kadınlarımız, analarımız, kardeşlerimiz, yakınlarımız, tanıdıklarımız, tanımadıklarımız… Ne yazık ki büyük bir çoğunluğu, bu eziyetle ve dayak şiddeti ile karşı karşıyadır. Aralarında yüksek öğrenim görmüş, okumuş yazmış insanların da olduğu, hatta sayılarının azımsanmayacak kadar fazla olduğunu düşünecek olursak… Bu nasıl bir duygu, nasıl bir düşünce tarzıdır ki, bir insan bir başka insana hem de kendinden daha güçsüz, savunmasız bir varlığa el kaldırabiliyor, etlerini çürütene kadar dövüp ertesi gün de hiçbir şey olmamış gibi yüzüne bakabiliyor. Bu nasıl bir ruh halidir ki, güçsüzlere uyguladığı şiddetle güç kazandığını, büyük daha büyük olduğunu hissedebiliyor. Dayağın, ezilmişliğin, savunmasızlığın, çaresizliğin olmadığı bir dünyaya, sevgi ve saygılar.  22.10.2006 23:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 358
Toplam yorum
: 1564
Toplam mesaj
: 176
Ort. okunma sayısı
: 4492
Kayıt tarihi
: 05.06.06
 
 

İstanbul Kadıköylüyüm.Yardım seven, sevimli bir insan olduğumu söyler dostlarım... Eşimi, kızımı,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster