Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
454
 

Zemin ve siyaset

4 milyon işçi asgari ücretle çalışıyor... Çalışanların %44’ü asgari ücretli durumda...

12 milyondan fazla vatandaşımız açlık sınırının altında yaşamını sürdürmeye çalışıyor...

15 milyona yakın vatandaşımız okur-yazar değil. (İlkokul diploması olmayanlar dahil )

18 milyon ilkokul mezunu varken, lise mezunlarının sayısı 10 milyonlarda...

Üniversite mezunlarının nüfusumuza oranı ise sadece % 6 civarındadır...

Dünya’nın en pahalı benzini kullanan biziz...

Kişi başına yılda ortalama 15 kg et tüketirken (yiyenlerle yemeyenlerin ortalaması), Avrupa ortalama 80 kg et tüketiyor...

Gıda bakımından kendine yeten yedi ülkeden biriyken, dışardan et satın alır ve en pahalı eti yer duruma geldik...

Emekli maaşları AKP iktidarı döneminde sistemli olarak erimiştir...

Dünya sıralamasındaki refah düzeyimiz 92.inciliktir...

Sınavların hepsi şaibeli duruma geldi... Daha yeni bir skandal daha ortaya çıktı.(ÖSYM, tarafından yapılan denklik sınavında 75 sorunun geçen yılki sorularla aynı olduğu ortaya çıktı...)

Nükleer tehlikeden çok sayıda ülke kurtulmaya çalışırken, Nükleer santraller kurmaya çalışan AKP iktidarına bu seçimle birlikte güven verdik...

Yıllık balık tüketimimiz kişi başına 8 kg... Dünya ortalaması ise 18 kg.dır

Dünya sıralamasında ilk 400’e giren üniversitemiz yoktur...

Biz, yılda kişi başına kitaba 2 Dolar harcarken, Avrupalı kişi başına 500 Dolar harcıyor.

Çocuk sağlığındaki sıralamamız ise Dünya 96. ıncılığıdır...

Basın özgünlüğünde 106. insan haklarında 78. insani gelişmede 83. inci sıradayız...

Gerçek işsizlik oranımızın da % 25'i buluyor...

Tüm bunlara rağmen birileri bizim çağ atladığımızı söylüyor... Seçim sonuçları da bunu gösteriyor...

Başına kuş sıçtığı zaman bunu hayra yoran kaderci bir toplumun tercihlerini de o kadar yadırgamamak gerekiyor...

Siyasi iktidarların, iktidarlarını güçlendirmek için dine bu kadar çok sarılmalarının da anlamı ortaya çıkıyor....

Atatürk 1923 yılında, “Cumhuriyet'in ilanını” halkoyuna sunsaydı...Belki de; bugün Cumhuriyetten bahsedemezdik...

Atatürk, kadın hakları, medeni kanun dâhil Cumhuriyetin çok önemli devrimlerini halk oylamasına götürseydi, sonucu tahmin etmek o kadar zor olmazdı...

Ülkemizdeki zemin bu, bu zemini bazı partiler çok iyi kullandığı gibi bu zemini kuvvetlendirmek içinde her türlü çalışmayı yapıyorlar...

İşte zemin, işte siyaset , işte rakamlar ve işte sonuçlar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İktidarın işine gelmediği için haksız gösteriliyor. Kemal Sunal'ın "Üçkağıtçı" filmindeki yağmur duası geldi aklıma. Bütün köylüler yaşlı bir şeyhin arkasına günlerce takılıp gidiyordu. Şeyh yağmur yağdıramayınca faturayı köye yeni gelen Rıfkı'ya (Kemal Sunal) kesmişti. Aynı Tayyip Erdoğan'ın CHP'ye fatura kesmesi gibi. Ve bizler bu tür filmlere rağmen gözümüzü açamadık ya. Ne diyeyim bilmiyorum. Sağlıcakla...

Asi Güvercin 
 20.06.2011 3:13
 

Böylesi olumsuz göstergelerin 9 yıllık sorumlusuna halkımız yüzde 50 destek verebiliyor.Bravo devam et diyor.

Turbest 
 16.06.2011 14:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1408
Toplam yorum
: 1907
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1041
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster