Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '20

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
94
 

Zihin Savaşı

Merhaba sevgili okurlar,

bu satırları yazmak az önce duş alırken aklıma geldi. Ben eskiden sudan çok korkardım. Denize, havuza, duşa, küvete girmek benim için cehenneme girmek gibi birşeydi. Çok mücadele ettim kendimle çok düşündüm nedenini ve geçmiş yüzüme korkumun nedenini çarptı.  Herşey anne karnında başlamış meğer, annem çok stresli dönemlerden geçmiş, çok kötü sözlere, şiddete maruz kalmış. Anne karnında suyun içinde olmam ve kötü durumlara maruz kalmam  benim sudan korkmama sebep olmuş. Küçükken banyo yapmak istemezdim korkardım annem zorla banyoya sokar yüzümü sabunlar, ve bol su ile yıkardı nefesim kesilirdi, çırpınırdım annem anlamazdı ve zaten kötü niyetlede asla yapmazdı. 

Ben banyodan kaçardım annem çok kızardı. Birgün en büyük ablam dedi seni ben yıkayayım. yüzüme su ve sabun yapma dedim tamam dedi. Önce güvenemedim kendimi çok sıkıyordum. Ablam gerçekten yüzüme su ve sabun değdirmezdi. Kendimi özgür hissederdim. duşta ki özgürlüğümü bulmuştum yüzüme su ve sabun değdirmemek. 27 yaşıma kadar değdirmedim. yüzümü yıkasam yine aynı boğulma hissini yaşardım. Gittiğim her otelde veya bir evde duşakabın olup olmadığına bakar, duş bağlığının elimde benim kontrolumde olmasını isterdim. Ne büyük zorluk kontrol altına almak... Duş olayına böyle çözümler bulurdum ama en zoru denize, havuza, ve kuvete girmek. denize girerken ayağımın kuma bastığından emin olmak isterdim biraz ayağım yere değmesin hemen kendimi ayağımın basabileceği bir yere götürürdüm. boynumdan yukarısına asla su gelmemeliydi. 27 yaşıma kadar suyla böyle savaştım. çok zorlandım. Su içerken bile yudum yudum içerdim. geçen yaz eşimle Çeşme'ye gittik. Tekne turu yapmaya karar verdik tabii ben koyda denize gireceğimi aklımın ucundan bile geçirmiyordum. Tekne turu zamanı geldi deniz manzarası eşliğinde teknede koylara doğru yol aldık. İlk koya geldik ve teknede ki herkes denize atladı. Herkes çok keyifliydi. Eşimde attı kendini denize. Ben tek kaldım. Teknenin merdiveninde oturmuş insanları seyrediyordum. Eşim hadı gel bari  can yeleği tak ama gel su harika diyerek beni ikna etmeye çalışıyordu ama asla olmaz çünkü ayağımın değmediği biryere giremezdim. 

Kendimle çok mücadele ettim hadi Tuğçe yaparsın  can yeleğini  tak gir, teknenin merdiveninde çocuk gibi ne işin var çocuk gibi diyorum ama küçük çocuklar bile suyun içinde. Ama gerçekten bu işler yaşa bakmıyormuş herşey zihinde. Zihnini nasıl yönettiğinle nasıl özgür bıraktığınla alakalı. Ben çok irdeleyerek düşünüyordum. ya boğulursam, ya yüzüme su gelirse, ayaklarım yere değmiyor, dalga gelip yüzüme çarparsa nefes alamazsam... bir sürü ince detay.  Hayattayken, gerek var mı ki bu kadar ince düşünmeye.. Zaman geçmiş ben 27 yaşıma kadar ayağımın yere değmediği yere girmemişim, jakuzi keyfi yapmamışım, yüzümden, kafamdan aşağı suların akmasına izin vermemişim. Neden yapıyorsun bu eziyeti kendine Tuğçe sal kendini denize bişey olursa bir tekne dolusu insan var sesini duyarlar eşin yanında sal kendini özgürleş su ile barış. Can yeleği giymek istemedim. Elime makarna aldım yavaş yavaş suya verdim kendimi. Hemen eşimin yanına gittim güvenli alana..

bişey düşünmeden suyun içinde kaldım. ayaklarımı suyun derinliklerinde salladım, boşluğa bıraktım kendimi biraz korku biraz keyif  vardı içimde. yavaşça insanlardan uzaklaştım. Herkes birbiriyle boğuşur, gülüşüp eğlenirken, çılgınlar gibi yüzer, tekneden atlarlarken ben suyla barışmaya, kendimi özgürleştirmekle meşguldum. 

sakin ol Tuğçe tuzlu su seni havada tutar bak yüzmede biliyorsun, duru su tertemiz harika kokuyor. Suyun içinde gözümü kapattım ve dans etmeye başladım kendimi döndürüyordum ayaklarımı havaya kaldırıp denizde uzanmaya çalışıyordum makarnayda kafamın altına koydum oh miss. o kadar mutluydum ki eşimin beni keyifle izlediğini gördüm daha da mutlu oldum. 

Tekne kalkmak üzereydi herkes tekneye girmişti bu sefer herkes teknede ben tek başıma denizdeydim :) çok eğlenceliydi. kendimle gurur duydum. 

korkunun üzerine gidin derlerdi inanmazdım. Tabii ki hadi ben gidiyorum korkumu yenicem diye bir olay yok. Önce zihin savaşını yenmek gerekiyor. Zihin öyle çılgın bir oyuncu ki sizi alt etmesine asla izin vermeyin. önce savaşı kazanın sonra korkunuzu...

sonra ne mi oldu? artık duşta kendimi suyun altına veriyorum gözlerimi kapatıp kendimi özgür bırakıyorum. Çeşme'de gittiğimiz her koyda yüzdüm hemde makarnasız çok keyif aldım çok. küvet ve havuzlada barışırsam oh değmeyin keyfime.. 

Benim gibi sudan yada başka bir sebepten korkuları olan varsa birazcıkta olsa ışık olmak istedim. sevgiler....

 

Emine Yücel, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 155
Kayıt tarihi
: 11.04.12
 
 

Anasınıfı Öğretmeniyim ve çocuk kitapları yazarıyım.  Gezmeyi, eğlenmeyi, fotoğraf çekmeyi, sohbe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster