Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '19

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
 

Zihnim Bana Dost mu Düşman mı?

Kanlı savaşlar, büyük kayıplar, yeniden kalkınmalar. Anlatılan kahramanlık hikayelerindeki abartılı cümlelerin ikna çabası, peşi sıra verilen büyük sözler ve alınan sorumluluklar.

İnsan zihni de böyle değil mi biraz?

Boyundan büyük kararlar alıp, uygulayamadığında düşen. Geçmişi yerine koymakta yaşadığı sıkıntılardan yol alamayan. Kendini yenileme ve bu yeninin asıl olan olduğuna inandırma konusunda üstün yetenekli. Ah zihnimiz yok mu, ne yapıyorsa o yapıyor, başımıza ne geliyorsa onun yüzünden geliyor da biz ne yapıyoruz bu durumda?

Şöyle bir oturup düşünsenize, kellemizin içinde taşıdığımız, üzerine limon sıkıp maydanoz ile birlikte sofraya meze ettiğimiz beynimizin içinde olup bitenleri. Gün içinde kim bilir kaç farklı fikir, inanç ve yargı geçiyor içinden.

Böylesi deli karmaşık bir makinenin tanımını yapmak büyük cesaret istiyor olmalı. ‘Ben beynimi çözdüm’ diyen biri varsa kendisi ile bir an önce tanışmak isterim :)

Kendi beynime o kadar kafayı yordum ki, doğa bana epilepsi ile dolaylı tanışma yolunu açtı. Üzerine onlarca kitap okuyup, duygularımı dışında bırakmaya çalıştığım bir yolculuk kısmet oldu. Çalışma sistemini anlamaya çalışmaya başladıktan sonra, kendisini yönetebileceğime de inanmaya başladım.

Zaten her şeyin başlangıcı inanç değil mi?

İnsan her inanç sistemine beynini kullanarak aidiyet kazanmıyor mu?

Kalp ne mi yapıyor? Kalp ayrı bir konu başlığı. Onu şimdilik karıştırmayalım ;)

 

Ne diyorduk? Beyin.

Daha doğrusu, et parçasından ziyade, içinde/üzerinde/etrafında barındırdığı sinir sisteminin kıyaslanamaz harikalığı ile Zihin.

Size iddialı cümleler kurabilecek, teorik bilgiler ile ispatlar sunacak kadar bilgiye sahip olmak isterdim kendisi ile ilgili. Ancak bu yazı 39 yıldır kullanmakta olduğu bu karmaşık makine ile iletişime geçebileceğine inanmış, iletişime geçebildiğini fark etmiş ve bunun için çaba harcayan bir kadın olarak yazıyorum.

Herkesin (şanslı herkesin) kendi yöntemini bulduğunu görmek beni sevindiriyor. Biri ‘ben koşarken yapıyorum bunu’ diyor, kimi ‘şarkı söylerken tam da olmam gereken yerdeyim’ diyor, kimi ise ‘ay bende konsantrasyon sorunu var’ deyip gizli sırrını açık etmek istemiyor ve belki de bulduğunun farkında bile değil.

Ancak hepimiz bize iyi gelen, ‘neden?’, ‘nasıl?’ sorularının cevabını verecek gücü toplamamıza yarayan bir ‘İyileştirici’ ye sahibiz. Yalnızca bunu bulmaya ihtiyacımız var.

Dilerim bunu bulmuş veya bulmak üzeresinizdir. Eğer bunun bir saçmalık olduğunu düşünüyorsanız da, ‘Hayata güvenin, mutlaka vardır bir bildiği’ derim.

Ben zihnimi fark etme, dinleme, anlama, rahatlatma, yönetme (bu kelime çok sert geliyor ancak daha doğrusunu bulamadım henüz), yeni alanlar açıp kapasitesini kullanabilme konusunda bana ışık tutacak, bana uygun olduğunu fark ettiğim bir yönteme denk geldim.

Bu yöntemi denedim, uyguladım ve fayda sağladım. Adı Meditasyon. Birçok yerde duyduğumuz, trend haline geldiğini düşündüğümüz, spiritüel kategorisine aldığımız, hatta haddimizi aşıp bir tür din olduğundan dem vurduğumuz bir yöntem.

Kendi deneyimime baktığımda, yukarıdaki cümleleri kuracak cesareti bana verebilecek kadar sağlam kanıtları olduğunu gördüğüm bir teknik Meditasyon.

Karşıma çıkışına vesile olanlara teşekkür ve şükürler olsun, Meditasyon’u önce seyrek ve düzensiz aralıklarla yalnızca zaman geçirmek ve uykuya dalabilmek için uygularken, artık gün içinde, özellikle gergin anlarda, istemsizce uygulamaya başladığımı fark ettiğim bir keyifle deneyimliyorum.


İnsan olmak zor ve karmaşık bir iş

Ergen olmak, aile olmak, çocuk sahibi olmak, iş sahibi olmak, sorumluluklara boğulmak, yalnız olmak, zengin olmak, hayal kırıklığına uğramak, korkmak, parasız kalmak, başarıya koşmak, hırslardan arınmak, pişmanlıklarla barışmak, affetmeye ikna olmak…. of daha neler neler var.

Zihnimizle savaşımızın belki de hiç bitmeyeceği yaşam yolculuğunda kendimizi, daha doğrusu zihnimizi, dengede tutmak hiç kolay değil.

Kendini bize oyunlar oynamaya, bizi çıkmaz yollara sokmaya adamış zihnimizi dengede tutmanın ilk adımı onu dinlemekten geçiyor.

Zihni dinlemenin yolu da ona kulak vermekten.

Bugün kendine zihnini duyabilmek için 10 dakika vermeye ne dersin? Denemekle hiçbir şey kaybetmezsin.

#KendineBirİyilikYapMeditasyonYap bunu hak ediyorsun.

 

Günün Sorusu:

En çok hangi konuyu zihninden çekip çıkartmaya ihtiyacın olduğunu hissediyorsun?

 

Papatya Somer

papatya@papatyasomer.com

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 159
Kayıt tarihi
: 09.04.15
 
 

Papatya Somer ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster