Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
814
 

Zihnin derinliklerindeki ‘Başlangıç’…

Zihnin derinliklerindeki ‘Başlangıç’…
 

En acımasız virüs, ‘fikir’dir! Bir kez insanın beynine yerleşti mi hızla gelişir ve o kişiyi ele geçirir. İnsan zihninden çıkan tek bir fikirle tüm kurallar tekrar yazılabilir ve dünya değiştirilebilir. Bu nedenle rüyalar ve zihin kontrolü, istihbarat örgütlerinin yıllardır üstünde çalıştıkları bir alan. Rüya durumunda normalden çok daha hızlı çalışan beynin ve o âlemde yaşananların gizemi henüz tam olarak çözülememiş olsa da, hayalde sınır tanımayan yazar-yönetmen Christopher Nolan bu konuda oldukça yaratıcı bir eser ortaya koymuş!

Sınırsız bir yaratıcılığa sahip olan, her türlü zıtlığın yaşanabileceği rüyalar dünyasını gerçekle birleştiren BAŞLANGIÇ, rüyalara girip fikir çalan Dom Cobb adlı hırsızın son işinde zihne fikir yerleştirmesini konu alıyor.

Rüyalarda kontrol kurabilenler, gerçekliği de yönetebilir’ fikrinden yola çıkan senaryo, rüya vasıtasıyla gerçeklik algısını değiştirmeyi anlatmakta. Karmaşık olduğu kadar anlamlı ve düzenli olaylarla dolu olan BAŞLANGIÇ, zekâ yoğunluğu yüksek bir yapım! Özgünlük açısından sinemada ‘çağ atlatacak’ türden olan filmde detaylar dikkatli incelenince Nolan’ın fantastik öğelere kaçmadan, her olayı yerli yerine oturttuğunu görebiliriz. Bilinçaltı, uyku ve rüya üçlüsü üzerine kurulan konu, ‘Paprika’ adlı animasyondan esinlenmiş gibi! Onda da, insanların düşleriyle gerçekler arasındaki sınır özel bir makineyle ortaya dökülmekteydi. Keza ‘The Matrix’ de bu konuda başka bir örnek! Bu yüzden BAŞLANGIÇ, insan zihninde gezinen ilk film değil. Ancak çekim ve işleniş bakımından ölümsüz bir örnek olacağı kesin!

Dört ayrı kıtada, altı ülkede çekilen BAŞLANGIÇ, oyuncu kadrosuyla olduğu kadar gerçekçi sahneleriyle de dikkat çekici! Bilgisayar efektlerinden mümkün olduğunca kaçınan yönetmen, gerçek mekân çekimlerine ağırlık vermiş. Büyük ses dalgaları için vurmalı ve üflemeli çalgıların kullanıldığı filmde, Los Angeles’ta caddenin ortasında giden yük treni, sağanak yağış ve kendi üstüne bükülen sokaklar gibi mükemmel görsel efektler var. 360 derece dönebilen ve her şeyi sallayan, sıfır yerçekimli dev çember sette yaratılan sahneleriyle izleyiciyi içine çeken BAŞLANGIÇ, parçalanan rüya görüntüleriyle de gerçeküstü bir dünyaya götürmekte.

Bir insanın, hayatını geri alabilmek için rüyalar dünyasını kullanmasını gösteren filmin duygusal yönü ağır basmakta! Bu yüzden öyküdeki bilim kurgu arka planda kalıyor. En büyük sinema dergilerinden The Empire’dan tam not alıp ‘başyapıt’ ilan edilen BAŞLANGIÇ, yönetmenin çizgisiyle uyumlu şekilde, akılda soru bırakmakta. Filmin en büyük kusuruysa, konunun gereğinden fazla uzatılması. Bu yüzden sonu da ‘Çok uzattık, bitirelim’ der gibi! Rüya içinde rüyayla kurgulanmış bir labirentte yol bulmaya çalışan izleyici, sonu anlamak için bitimdeki ‘totemin sesi’ne odaklanmalı!

İnsanları, rüyalarından yola çıkıp kendi gerçekleriyle yüzleşmeye davet eden BAŞLANGIÇ, her türlü değerin küçüldüğü dünyada, büyük rüyalar görmekten korkmayanlara…

Anibal Güleroğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Filmin sonu 'çok uzattık bitirelim' den ziyade bilinçli bir tercih sonucu hızlandırılmış. Eğer final uzatılsaydı verilmek istenen duyguya ters bir hissiyat oluşurdu, bence. saygılarımla.

Sinefilozof 
 01.08.2010 14:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1166
Toplam yorum
: 258
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1579
Kayıt tarihi
: 10.04.10
 
 

İstanbul'da başlayan yaşamım, eski İstanbullu ailemden edindiğim kültürle gelişti. Birinciliklerl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster