Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
592
 

Zirvedeki düğün dernekten sıkıldım artık...

Zirvedeki düğün dernekten sıkıldım artık...
 

Başbakan'ın oğlu sünnet oldu, Berlusconi geldi.
Kızı evlendi, binlerce davetli geldi. Sülâleleri kalabalık olduğu için pek bilemiyorum, sünnet olan oğlu muydu yoksa daha büyüğü mü, o da evlendi. Binlerce kişi davet edildi. Şimdi de Cumhurbaşkanı'nın kızı evlendi, binlerce davetli geldi.

Bu arada hediyeler, şunlar bunlar... İyi de, bu ülkenin bu kadar problemi varken, işsizlik, açlık, terör kol gezerken. Dağlarda kahpece şehit edilen askerlerimiz için bizler ağlarken...

Mecbur muyuz bu düğün dernekleri zirveye taşımaya?

Devletin 5-7 bin polisi görevde. Yollar kapanıyor. Helikopterler tepelerden kontrol ediyor.

Devlete bir sürü külfet, vatandaşa da bir o kadar eziyet.

Cumhurbaşkanı'nın kızının nikâhına basın alınmıyor?

Neden?

Belki de kamusal alanda(!) kadın görevliler türbansız, erkek görevliler çember sakalsız çekim yapıyorlar diye.

Vallahi sıkıldım ya.

Birkaç kare resim yine de basına sızıyor.

Baktım TV haberlerinde, ağlamaklı oldum. Bu mu Türkiye? Bunlar mı zirvedekiler? Türkiye olmuş Arabın yalellisi.

Benim yazılarımı okuyanlar bilirler. Kendimi frenleyemem ve biraz uzun yazarım.

En kısa yazım bu. Yazsam kötü şeyler yazacağım ve yayına girmeyecek.

Sıkıldım artık zirvedeki düğün dernekten. Bu törenler yüzünden Dünya'ya daha bir Araplaşmış olarak tanıtılıyoruz.

Oysa ben Türk'üm. Türk gibi yaşamak istiyorum. Çağdaş bir Türk olarak yaşayıp, çağdaş bir Türk olarak ölmek istiyorum. Bu gidişle nasip olmayacak galiba.

Koysunlar ANAYASA'ya bir ek madde; zirvedekilerin düğün dernekleri böyle şaşaalı yapılmasın. Evlerinde, ya da bizim mahalledekiler gibi, sokakta eğlensinler. Polisi filân görevlendirmeden. Vatandaş gibi kutlasınlar!

Süleyman Bey her düğüne, derneğe giderdi de kızardık. Onu arar olduk vallahi. En azından devlet imkânlarıyla kendi yakınlarını evlendirmezdi.

Saygılarımla.
Mustafa Mumcu, 15. 07. 2007 Saat: 20:00

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Mumcu, Bu "dokunaklı" yazınız için sonsuz teşekkürler. Kimine göre sivri dil, fazla uzamıi kesilmeli; ama bana göre cesaret ve gerçekler! Belki bir meydan okuma! Türk'üz ama Türk milletinin özellikle kadınının yurt dışında nasıl tanındığını ya da bilerek ve isteyerek nasıl tanıtıldığını hepimiz biliyor, kendi kendimize bile söylemeye çekiniyoruz. Susmadığını ve konuştuğunuz için bir kez daha teşekkür ederim... Saygılar...

UygarHyt 
 17.10.2007 19:35
Cevap :
Sevgili UygarHyt, Ben de size çok teşekkür ederim. Bana moral veren, samimi yorumunuz için. Her şey gönlünüzce olsun! Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.  17.10.2007 21:16
 

Dini bütün idarecilerimiz, kul hakkı yiyenlerin hiçbir şekilde af edilmediğini söyler ve bilirler, bilirlerde kul hakkı yemeden de duramazlar. Düğün ve dernek yaparken devletin imkanlarını kullanmak, hemde sonuna kadar kullanmak. sağlık dileklerimle.

kadirr 
 17.10.2007 12:37
Cevap :
Kadir Bey, Bugünkü siyasilerimiz; dindar Türkiye, kul hakkı yenmeyen Türkiye derken, Kul HAKKI'ların haklarından bahsediyorlar galiba. Kul HAKKI'lar da onlar gibi düşünen, onların Hakkı'ları yani. Biz yanlış anlıyoruz galiba. Kul HAKKI'lar ve onların çoğu zoraki türbanlı eşleri durumdan memnunlar. Hepsinin altlarında jeepleri, üstlerinde türbanaltı takıları var. Saygı ve sevgilerimle.  17.10.2007 12:50
 

Çok kişinin sesi oldunuz bence. Teşekkürler ve sevgi saygılar:)

yprkck 
 16.10.2007 11:03
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Benden de size saygı ve sevgiler.  16.10.2007 12:05
 

Bununla birlikte katılamıyorum sana... Adı üzerinde zirve... Atatürk de yaşasa ve çoluğunu çocuğunu evlendirseydi aynı şekilde olurdu. bence daha da şaşalı olurdu. Anıtkabirde kişisel eşyalarını gördünmü bilmem. Kendisi de lükse karşı meraklıymış. Bu ayıplanamaz. Kişisel tercihtir. Ahmet Necdet Sezer yapmadı bu da onun kişisel tercihi. Kendimi düşünüyorum. İmkanım olsa ben de yapardım diyorum... Yapana da yapmayana da saygım sonsuz. Kişilere olan antipatimizi her yaptıkları hareketi eleştirmeye vardırırsak, eleştirilerimiz amacından sapmış olur bence... Seni seven ukala kardeşin koray...

karga 
 16.10.2007 9:19
Cevap :
Sevgili kardeşim karga, Beni sevdiğin için gaklamayacak da guklayacak mısın? Hayır. Düşünceni yazmışsın. Benim Tayyip Erdoğan veya Abdullah Gül Beylere karşı bir şahsi bir antipatim yok. Birisi başbakan, birisi de Cumhurbaşkanı. Bulundukları mevkiler itiabarıyla saygım var. Onların da Türk Milleti'nin tümüne saygılı olmalarını bekliyorum. Sadece kendileri gibi düşünenlere, veya düşünüyormuş gibi görünen yalakalara, menfaat düşkünlerine değil. Ülkemi dünyaya karşı çağdaş görünümü olmayan bir şekilde tanıtmalarına ve din eksenli politika yapmalarına karşı allerjim var. ATATÜRK rahmetli, vefat edinceye kadar giydiği çağdaş kıyafetlerle dünyaya örnek olmuştu. Onun meclisinde, etrafında bulunan insanların resimlerine bak, o devirde bile Türkiye'yi çağdaş bir görünümde tanıtıyordu. Böyle şeyhler, müritler ülkesi durumunda tanıtmıyordu. Sen sıkılmayabilirsin, ben sıkıldım ve düşüncelerimi belirttim. Sana hayırlı sıkılmamalar diliyorum.  16.10.2007 12:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3123
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster