Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Aralık '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
470
 

Zombi mi oluyoruz yoksa?

Zombi mi oluyoruz yoksa?
 

Bir garip vitrin insanları ile doldu ülkemiz.

Kimdir bu vitringiller?

Şekilde kalmış detaylara bağımlı, derinliğe asla takılmayanlardır ve giderek çoğalan bir tür oldular yazıkki.

Yaşamı sorgulamayan, başımıza gelenlerin neden bizi bulduğuna ya da yaşadığımız tersliklerden almamız gereken bir ders olup olmadığına hiç aldırmadan hayatını geçiren bir çoğunlukla, içiçe yaşıyoruz üzücüde olsa.

Süslü, fiyonklu paketler içindeki bomboş kutulara benzetmek mümkündür vitringilleri. Boş olduğu kadar da tehlikeli oldukları düşündürücü bir gerçek.

Çevresinde, ülkesinde olanlara uzak, derinliğe inmeden yaşayıp gidiyorlar işte. Dış görünümleri parlak ama içleri boş, süslü, püslü paketler içinde dolaşmayı dünyadaki en önemli şey sanan kişilerdir bunlar.

Olaylara, dürbünün minik gösteren tarafından bakıyorlar. Çünkü büyük gösteren kısım onları çok aşıyor, gördüklerini anlamaya yetmiyor. Kendi küçük çıkar çevrelerini kurup, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığıyla davranıp, geniş perspektifden olayları değerlendiremiyorlar.Küçük bakıp, küçük hesaplar içinde, küçük küçük ama toplamda büyük zarar veriyorlar.


Vitringiller çoğunlukla içinde bulundukları ekonomik koşullara bakmazlar ama gösteriş saplantısıyla kendilerini ve çocuklarını şekilci yaparlar.En büyük amaç ve mutlulukları sahip oldukları 5 kuruşun 4 kuruşunu arkası bomboş olan vitrinlerine yatırmaktır. Bu arada iki satır gazete okumaktan aciz beyinleri örümcek bağlamaktadır ama bunu hissetmezler. Zaten kimin umurundadır?

Onda var, bende yok kaygısı yaşamlarının ana hedefi haline gelmiştir ve buna odaklanmakdan ötürü içleri saçma sapan konulardan kıskançlık ve öfke ile doludur. Zaten bu kıskançlık duygusu değilmidir insanları ufak çıkarlar için tehlikeli seçimlere yönlendiren?

Yüreklerindeki sevgisizlikleri, beyinlerindeki örümcekleri, ruhlarındaki boşluğu ayıklamayı hiç akıl etmeyen bu vitrinzadeler sadece gözle görünen materyale dayanan konularda düzgün gözükme özelliğine sahiptirler. Değer yargılarıda doğal olarak insanların kalıcı değil, her an değişebilir özellikleri üzerine odaklanmıştır.

Ortalık, kendisini, ülkesini, yöneldiğimiz tehlikeli gidişi farkedemiyecek körlükte , küçük çıkarları uğruna minik minik milyarlarca tehlikeli adımı cahilcene atan garip bir tür insan gurubuyla doldu.
Ufacık beklentiler için nereye çeksen oraya giden, derinlikleri sorgulamayan, uzağı göremeyen, kolay kandırılabilen, vitringillerle yaşar olduk.


Aslında tarzları basit gibi gözüksede topluma çoğunluk oldukları sürece büyük zarar veriyorlar.

Tıpkı çoğu Amerikan korku filminde izlediğimiz gibi, kendileri gibi olmayan, farklı ve azınlıkta olanların üzerine ruhsuz bir şekilde guruplar halinde yürüyen zombileri anımsatıyorlar.

Düşündürücüydü zaten, ama artık tek kelimeyle KORKUTUCU oldular...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hayatım boyunca en kızdığım,sinirlendiğim,uzak durmaya çalıştığım insanları tarif etmişiniz..Şeklci,sığ,hiçbirşeyin farkında olmayan,embesiller..Acaba hayatlarının herhangi bir evresinde bütün yaşamlarının boş olduğunu anlarlarmı ? içlerinde bunu anlayanlar varsa sanırım çok acı çekerler..ama en azından bomboşta gitmemiş olurlar..

Kenan Soyalp 
 22.05.2010 16:02
 

güzel bir tespit veya bir çok kişinin alt düşüncelerinde bulunan ama adlandıramadıgı bir konuyu adlandırarak ve akıcı bir yazı ile yazıya dökmüşsünüz, sevgiler.

erol aslan 
 30.12.2007 15:37
Cevap :
Teşekkür ederim olumlu düşünceleriniz için.Sevgilerle  30.12.2007 15:47
 

Benim de bloglarımda üzerinde sıkca durduğum bir konuyu, akıcı bir üslupla, öz bir şekilde dile getirmişsiniz.Ünlü deneysel psikolog-yazar Erich Fromm"un eserlerinde çok ayrıntılı olarak işlenen, "olmak ya da sahip olmak" ikilemi ekseninde odaklanan bu konunun aslında bir çok yanılsamayı da açıklayan son derece kritik bir önemi var.Konuyu yeniden günümüze ve satırlarınıza taşıdığınız için elinize sağlık diyorum.Sevgi ve saygılarımla.

Ersin Kabaoglu 
 30.12.2007 9:26
Cevap :
Teşekkür ederim Ersin bey. Ülkemizde son zamanlarda olan hertürlü yanlış yönlenmenin altında yatan faktörün zengininden fakirine çoğu insanın bu özelliğe sahip olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.Bu yüzden ekonomik koşulları ne olursa olsun sadece dahada fazlasını istediklerinden kolayca kandırılıp neredeyse bir ülkeyi çökertme aşamasına getirdiler. Umarım Yeni yıl kendimiz ve ülkemiz için güzelliklerle dolu olur.Çok teşekkürler ilginize.  30.12.2007 11:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 218
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 1717
Kayıt tarihi
: 15.05.07
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Antropoloji bölümü mezunuyum. Farklı sektörle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster