Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
42
 

Zombi Şövalye ve Kurban Çocuk

Gaziantep'de 9 yaşındaki Ceylan'ı öldüresiye döven babasından koruyamadık. Ceylan 4 gün dayandı ve pes ederek son nefesini verdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını coşkuyla kutlarken hayretle takip ettiğim her şey adına içimde kocaman derin bir burukluk vardı. Takip ettiklerim neler mi?

Mağdura sessiz kalanları hayretle takipteyim.

Ego tatmini için ahlâksızlık yapanları hayretle takipteyim.

Sadece yılan kendisini sokunca sesi çıkanları hayretle takipteyim.

Çıkarı için her şeye boyun eğenleri hayretle takipteyim.

Adı duyulsun diye emek hırsızlığı yapanları hayretle takipteyim.

İnsanüstüne basmayı zekâ zannedenleri hayretle takipteyim.

Başkası yapınca kızan, kendi yapınca "sebebim vardı" diyenleri hayretle takipteyim.

Nemalandığı şeyleri kaybetmek işine gelmeyenleri hayretle takipteyim.

Sevgi, iyilik, adalet ve dürüstlüğün yerine; kötü vasıfları koyup buna "akılcılık" diyenleri hayretle takipteyim.

Hayretle takip ettiğim her konu hakkında okları kendime çevirip sorgulayan kendimi hayretle takipteyim.

Pisliğin içinde banyo yapıp "temizim" diyen herkesi hayretle takipteyim.

 

Ben bunları yazarken "kaç çocuk tecavüze uğradı" diye düşünmeden edemiyorum.

"Kaç kişi yokluktan ihtaharı kurguluyor" diye düşünmeden edemiyorum.

"Kaç kişi uyuşturucudan can çekişiyor" diye düşünmeden edemiyorum.

"Kaç kişi yetim hakkını zevkle yiyor" diye düşünmeden edemiyorum.

"Kaç anne evladına ilaç bulamadı" diye düşünmeden edemiyorum.

"Daha kaç var" diye düşünmeden edemiyorum.

 

Ve insanlığın bencil yapısını ne kadar evirip çevirsem de anlam veremiyorum. Hepimiz yılan bize dokunana kadar kıpırdamıyoruz. Ölüyoruz, ölüyoruz da ölmelere bir türlü doyamıyoruz. İnsanoğlu başkası mağdur olunca atalet, kendi mağdur olunca adalet isteyen tek canlı türüdür.

 

İşte bu yüzden ölmek öldürülmek bu kadar kolay oldu.

İşte bu yüzden yaşarken ölmek bu kadar benimsenir oldu.

İşte bu yüzden adımız bir "selâ" süresi kadar kısaldı.

Ağıtlar anlık hatırlanır,

Acılar tez unutulur,

Masumlar hiçe sayılır,

Değerler mumla aranır,

İnsanlık çıra gibi tutuşur,

Tehdit paha biçilmez,

Para vazgeçilmez en büyük güç oldu.

 

Oysa tarih boyunca altüst olmayan hiçbir şey yoktu. Bir bardak su içmek için beynini kullanan insanoğlu, güzel duyguları tutmayı akılsızlık olarak tayin eder oldu. Suç kimin? Sıyrılmak öyle kolay değil, suç hepimizin!

 

Çocuklar dışında elimizde masum kalan ne vardı?

Bu masumiyeti de koruyamayan herkes adına utanç duyulmalı. Ben duyuyorum.

Verdiğim mücadelenin yeterli olamadığını gördüğüm için utanç duyuyorum.

Yastığa başını huzurla koyan herkes adına utanç duyuyorum.

"İnsanlık öldü" diyen ve kendi zombi gibi gezen sahte şövalyeler adına utanç duyuyorum.

Dokunmayan yılanı ortada bıraktıkça kendisini bulacağını fark etmeyen her şahsiyetten utanç duyuyorum.

Mazlumun ahının aheste, aheste çıkacağını diline palasenk yapıp da, mazlum ahı alan herkesten utanç duyuyorum.

 

Biz yetişkin olamadık, sizleri koruyamadık Ceylan!

Ve biz yetişkin olamadığımız için, sen 23 Nisan'ı göremedin ÇOCUK!

Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocuklar dışında elimizde masum kalan ne vardı? Emeğinize sağlık.. İyi akşamlar :)

Büşran Betül Kaya 
 24.04.2020 23:14
Cevap :
Merhabalar... 'Haklısınız' demeyi çok istiyorum ama çocuklarımız ile ilgili yara öylesine büyüdü ki... Sahip çıkamadık, diyebiliyorum sadece. Sevgilerimle...  02.06.2020 17:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 68
Kayıt tarihi
: 14.04.20
 
 

Serpil Çavuşoğlu 1973 İstanbul doğumluyum. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster