Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '07

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
1195
 

Zonguldak limanında bir kaç saat.

Zonguldak limanında bir kaç saat.
 

Ellidört yaşıma geliyordum.
Bu güne dek oraya gitmek hiç kısmet olmamıştı.
Bu gün nihayet gittik.
23 Nisan Çocuk Bayramı nedeniyle eşimi ikna edip yürüyerek çarşıya indiydik.
Bayram coşkusu içinde, hanidir aklımda olan o yerden resim çekmeyi çok istedim.
Şansımı bir deneyeyim dedim.
Bir saatlik yürümeyle varılan ''kozlu beldesine gidelim ''dedim önce.
Eşim daha cevap vermeden,
-ya da deniz fenerine gidelim diyiverdim.Orası daha yakındı sözde! Kabul etti.
Yola koyulduk.Zaten karşımızda duruyordu.Yıllardır da oradaydı !
Limanın arkasından dolaşarak, mendireğe geldik(uzunluk 760mt)
Mendireğin blog taşlarından birinde şu yazılıydı:1036/13.8.951
Liman benden iki yaş büyükmüş , yeni öğrenmiş oldum ve onca yıldır bu yazıyı dalgalar bile silememişti.
Devasa kayaların üzerinden atlaya, atlaya deniz fenerine ulaştık.
Bu yere, ben yaşlardaki bir kadının sanmıyorumki ayağı değmiş olsundu.
Ben basmıştım...
Merdivenlerini tırmanmaya başladığımda çocuk gibi sevinçliydim.
Bizden başka annelerinden habersiz geldikleri belli olan bir kaç küçük çocukla, biz yaşlarda iki, üç adam vardı. Hava çok güzel , pırıl pırıldı .
Hükümet binasına asılan bayrakların dalgalanması buradan da görülüyordu.
Yedi tepeli Zonguldak, yemyeşildi.
Kışın tüten bacalarının dumanından eser yoktu.
Bol, bol Zonguldak'ın resmini çektim.
Yıkılmaya başlanan(sözde durdurulmuştu) kömür lavuarının son halini beynime nakşettim.
Balık tutanlara ''rast gele'' dedim.
Yaşadığıma , denizden gelen yosun kokuları eşliğinde , esen rüzgarı derin bir nefesle içime çekerek , şükrettim.

Aynı sevinçle geri dönerken, mendireğin bitimindeki çardakta orada rastladığımız, muhtar olan, eski bir dostla çaylarımızı yudumlarken sohbet ettik. Beraberce Zonguldak'ı ölçtük biçtik.

Oradan da eve yürüyerek dönmeye karar verdik, buraya tekrar gelme sözüyle istemeyerekte olsa yerimden kalktım. Bu kez hep yukarıya tırmanacaktık.
Malum Zonguldak merdiven ve yokuşların şehridir.

Dönerken cadde kenarına yeni dikilen fidanların hain ellerce kırıldığını gördük... Üzüldük.
Ve aynı yere inatla üçüncü kez dikilmişlerdi.Üçüncü kezdir de kırılıyorlardı.Kime ne yapmıştı ki onlar?
Bir çok kişiyle selamlaştık. Ayak üstü dertleştik.
Yürümenin faydaları ve zararlarıydı bunlar.
Olan biteni görüyorduk !

Eve yaklaştığımızda akşam olmak üzereydi .
Ben eve, eşim hakettiği(beni gezdirdi ya) kahvehaneye yollanırken,
-Artık gözlerim açık gitmez , nihayet fener aklımdan çıktı dedim.
Gülüştük...
Daha gidecek çok yerler bulacağımı eşim çoktan biliyordu ...
Bir daha dememe gerek yoktu;))

AHMET TÜTÜNCÜ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zonguldak cefakar insnaların şehri... Karadeniz turuyla gelmiştim çok sevmiştim limanı gezmiştim anılarımı canlandırdınız.Heryeri tükettiğimiz gibi Zonguldak'ı da tüketiyoruz demekki umarım duyarlı insnalar ve yöneticiler korur bundan sonra... sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 05.05.2008 11:00
Cevap :
hala tartışması devam ediyor..anıtlar yüksek kurulu kazandı şimdilik ama ...belli mi olur...!  08.05.2008 23:13
 

Evet Gülden abla çok güzel anlatmışsınız yaşadığımız şehri ama biz burada olmayı hak etmiyoruz.Zonguldağımızı bitirdik,bitirdiler.Umarım bu hızlı çöküş devam etmez.Şehir merkezinde denizin olması avantajını inşallah bundan sonra daha iyi kullanırız.Sevgiler...

ufoskop 
 15.06.2007 21:30
Cevap :
inşallah dmekten başka ne diyebilirim ki...Zonguldak ın simgesi lavuar kalkıyor..liman içi ve üzülmez deresi çöp deryası kokudan yanına varılmıyor..canım sahilleri biz kullanıcılar tarafından çok afedersiniz ahır gibi kullanılıyor...pisle,pisle çık git...!!(dün kapuz plajındaydım..gelenlerin giderken bıraktıkları çöpler canımı çok sıktı..bu kadar vurdum duymaz,cahil bir toplumuz işte...''para veriyorum çöpçü temizlesin bana ne''zihniyeti hala beyinlerimizde...hele deşmeyin yaramı...doğa sevgisi beni böyle geveze yapıyor işte..  18.06.2007 21:29
 

Doğma büyüme Zonguldak'lıyım. Şehrimiz çok büyük, modern yada unutulmayacak özellikleri olan bir yer değil belki ama bu memleketin havasını koklayıp suyunu içen dünyanın en güzel yerlerine de gitse Zonguldak hasreti tükenmez içlerinde. Burda herkes birbirini tanır. Herkes samimidir, sıcak bir gülümseme görürsünüz yüzlerde. Diğer metropolitan şehirlerdeki yabancılaşma ve güvensizlik uğramamıştır buralara...Seviyorum yaşadığım bu şehri, yeşilini, mavisini, tozunu toprağını, karasını, insanını....Sevgiyle

Tülay TERZİOĞLU 
 27.04.2007 14:25
Cevap :
bu yazı sayesine buralarda kim Zonguldak lı tanımış oldum;)))) Yorumunuza katılıyorum..Kıbrıs dahil bir çok yeri gezdim ama.dediğiniz gibi o hemşehri sıcaklığını insan illede doğduğu yerde yaşıyor....Teşekkürler ..!  27.04.2007 21:22
 

Ömrümün, daha minicik sayılabilecek az yaşanmış günlerimde bana havasını , suyunu ikram etmiştir zonguldak.. Hatta kaybolmuşum , hayal meyal hatırlıyorum...Çok güzelmiş fotograflarınızda gördüm bunu, bir çay içimide olsa oralarda olmak isterdim.Gülden hanım anltımınız çok güzel... sizi tebrik ediyorum... Zonguldak ve ize sevgilerimi gönderiyorum..

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 27.04.2007 8:59
Cevap :
Her zaman çay içmeye beklerim..;))ne zaman yolunuz düşerse buyrun...teşekkürler !  27.04.2007 21:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 580
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1294
Kayıt tarihi
: 09.12.06
 
 

Zonguldak doğumluyum. AÖF Mezunu olup, üç çocuk annesiyim. İki de torunum var. Şiir, doğa yürüyüş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster