Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '13

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
399
 

Zonguldak

Zonguldak
 

Bu günlerde Kara Elmas diyen kaldı mı kömüre; doğal gaz yaygınlaşalı ısınmak için kömür yakmanın cazibesi kalmadıysa, kara elmas değil de yalnızca kara kömür denilse yeterli gibi.

Bir zamanlar altmış bin diyen de var, seksen bin diyen de; Zonguldak kömür ocaklarında çalışan TTK işçisi sayısı için; bu gün için on bin civarında deniliyor. ''Küçük Almanya'' diyen gelmiş, duyan gelmiş bu şehire çalışmak için; tıpkı Almanya'da olduğu gibi çoğu da geri dönmemiş iline, buraya yerleşmiş; ikinci kuşak burada doğmuş, büyümüş bile...

Çalışan işçi sayısı azalınca şehirde dönen para da azalmış ve esnafın işi haliyle azalmış. Umudun yeni adreslerinden biri Ecevit Üniversitesi, öğrencileri ve memurların harcayacağı para olmuş.

Kömürün cazibesi kalmayınca geride bıraktığı ömür konuşulur olmuş: Kara kömür; kara ömürün, kara akciğerin, KOAH ın, kanserin, kirli havanın, göğüs hastalıklarının en büyük nedeni olarak elde kalmış. Türkiyenin solunan havası en çok kirli olan beş ili arasından biri de Zonguldak olmuş; birinci dereceden kirliler sınıfında... 

Kaloriferli bir dairede oturan insan yılda 1750 lira ısınma gideri olarak yöneticiye veriyor; ortalama olarak; bunun fazlasıda var, eksik olanı da... Ankara'da doğal gaz yakarak aylık ısınma gideri ortalama olarak 200 lira. Yedi ay kış sürüyor: ederi 1400 lira. Üstelik; havası temiz, akciğerler temiz, bebekler kurum solumuyor, mutfakta kapağı aralık kalmış şekerliğinizin içine Zonguldak'taki gibi kurum dolmuyor.

Çok sayıda kaçak kömür ocaklarının işletilmekte olduğu biliniyor; buralardan, bir ton kömürün 200- 250 liraya alınabildiği söyleniyor: Kömür ucuz diye, yer altında hatta deniz altında kömür var diye bir şehirin halkını toptan ''zehirlemek'' modası geçmiş bir ısınma biçimi değil mi?  Günün hemen her saatında bacalardan yükselen dumanı görmek mümkün (Belirli saatlarda yakılması sağlanabilse, hiç değil o saatlar dışında nefes alınır, pencere açılabilir). Belirli kalite dışındaki kömür yasak edilip cezası caydırıcı, denetimi aksaksız yapılabilir veya bacalara filtre şartı sıkıca kontrol edilebilir... Şehirin üstünde simsiyah bir duman tabakası; sanki yüzlerce insan bir salonda sigara içiyor. Ankara'da bu manzara görülse itfaiye yangın var diye hangisine koşacağını şaşırır; manzara tam bir felaket, afet: İnsanoğlunun kendi eliyle kendisini ve evlatlarını, ailesini boğmasından başka bir tanım yetmez. Kömür çıkart para harcayarak, evlere nakliyesi parayla, külünü belediye toplasın-atıkları depolansın parayla, sokakları yıkasın parayla; yani kömürden gelen gelir var ama kömürün götürdüğü gider de çok; çıkart kömürü sat fabrikalara, santrallara v.b. 

Kimisi doğal gaz gelirse kömür sektöründen ekmek yiyenler ne olacak diyor, kimisi doğal gaza para mı yeter diyor; ikisinin de çaresi var ya giden sağlık nasıl gelecek? Şehirin şu an ki havası sigara içmenin serbest olduğu dönemdeki yolcu otobüslerine benziyor. Anlatmak için bir kitap yazmak mümkün , ama en şaşılacak şey: Bütün yetkili, ilgili, görevli, sağlıkçı, öğretim üyesi, bilim adamı, çevreci, haberci ve duyarlı onca insanın bu yaşama nasıl katlandıkları ve neyin onları da kaderci yaptığı; hatta gece nasıl vijdan sızıyla uykusuz kalmadıkları. Kimbilir belki de gerçekten yaz gelmesini beklemekten başka birşey ellerinden gelmiyor olabilir; bekara eş boşaması kolay gelir derler. 

Doğalgazın medeniyet olduğunu, ucuz olduğunu, zahmetsiz ve temiz çevre olduğunu görenler ve sağlığı bozulanlar '' eyvah boş yere çekmişiz kömür işkencesini yıllarca''  demezler umarım.

Derdim saygıdeğer Zonguldak halkımızın da temiz hava soluması, kara kömürün sonu olmasın kara ömür, yoksa hiçkimseye, kişiye, kuruma karşı toplu iğnenin ucu kadar laf hakkım, saygısızlığım, hatta eleştirim bile olamaz. Tek isteğim sadece hava solumak; CO, SO, SO2, SOX, benzer zararlı gazlar ve kurum tanesi değil..

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1153
Kayıt tarihi
: 11.11.11
 
 

İyi-kötü, kendimize göre bir Fırat idik, ama artık okyanusa karıştık, emekli memurum. Dünyada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster