Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '15

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
1646
 

Zor çocuğun davranışları ve zor çocukla baş etme yolları

Zor çocuğun davranışları ve zor çocukla baş etme yolları
 

İnternetten


Eğitim, olumlu yönde davranış değiştirmedir. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan tasarlanmış etkiler dizesidir. Nedir olumlu yönde davranış değişikliği? Her toplumun değerleri vardır. Oturmanın, kalkmamanın, konuşmanın, yemek yemenin, eğlenmenin… Birtakım sosyal kuralları vardır.

Böyle diyorsunuz da çocuğumuz bu kurallara uymuyorsa, söz dinlemiyorsa ne yapalım? Biz, çocuğumuz bize benzesin, bizim gibi olsun isteriz. Bize, benzediği orada da mutlu oluruz. Ama onun da kendine özgü bir kişiliği olduğunu unuturuz. Çocuğun davranışlarını, sadece anne-baba oluşturmuyor; okul, çevre, arkadaş çevresi, televizyon, tiyatro, sinema, cep telefonları, internet çocuğun ruhsal gelişmesinde önemli rol oynuyor. Günümüz çocuklarının tablet, cep telefonları ellerinden düşmüyor. Çoğu, sanal dünyada yaşıyor. Bilgisayar oyunlarından başını kaldırmıyor. Aileler, çocuklarının bu tutumundan şikâyetçi; ama çözüm bulmakta zorlanıyorlar. Oysa çocuk, sokakta arkadaşlarıyla oynamalı. Orada, yaşamın zorluklarını görmeli, ebeveyn olmadan sorunlarını çözebilmeli. Sokağın da olumsuzlukları yok değil; ebeveyn zorlukları çözmede çocuğa yardımcı olmalı. Tüm bunları bilmek de yetmiyor. Bir de uygulamak var. Bir de zor çocuksa anne –baba ne yapacağını şaşırıyor.

Zor çocuk nasıl davranıyor?

Renk, ışık, görünüm, doku, ses, koku konusunda aşırı duyarlı. Giysilerinin rahat olmasını istiyor. Oturduğu sandalyede minder istemiyor.

Tanıdık, tanımadık herkese çok yakın ya da utangaç.

Aynı şeyleri yer, aynı şeyleri giyer. İlk tepkinin ardından bile uyum sağlaması uzun zaman alır.

Memnun olduğunu göstermez. Neşeli değildir.

Ne isterse onu yapar. Söylenenlere kulak asmaz. Ne söylenirse tersini yapar. İşbirliği yapmaz. Her zaman mazeret bulur.

Her isteğe” hayır” der. Her zaman kendi istediğini elde eder.

Her zaman yüzünü saklar

Çok seçici.

Dikkat odağı olmak ister.

Ne yapılırsa asla tatmin olmaz. Surat asar, somurtur. Bağırır. Aşırı heyecanlıdır. Düşünmeden hareket eder.

Başkalarını itip düşürür. Diğer çocuklara vurur, tekme atar.

Bencildir.

Söz dinelemez. İnatçı. Seçici. Görgü kurallarına uymaz. Hiperaktif, kendini kontrol edemez. Saldırgandır.

Yeni bir giysi giymez.

Yemeğe gelmez. Sofrada oturup yemek yemez.

Anne –baba nasıl etkileniyor?

Çocuğun olumsuz davranışlarından kendilerini suçlu görüyorlar. Birbirlerini suçluyorlar. Annenin, babanın çocuğa yaklaşımları farklı. Çocuğun eğitimi üzerinde fikir birlikleri yok. Anne- baba çocukların yanında tartışıyor, kavga ediyorlar. Çocuğun, anne-babaya güveni kalmıyor. Anne-baba birbirine güvenmiyor. Birbirlerinden kopuk. Çocuk, bu kopukluğun farkında.

Çocuğa sürekli “hayır” deniyor.

Aile sürekli çocukla savaş durumunda.

Çocuğu cezalandırdıktan sonra suçluluk duyup çocuğu şımartarak telafi etmeye çalışıyorlar.

Kimi kez tamamen aciz kalıyorlar.

Ne yapmalı?

Disiplin yöntemlerinizin etkili olup olmadığını gözden geçirin.

Dayatılan “otorite” çoğu kez etkisizdir.

Ne kadar otoriteniz varsa o kadar az cezaya gereksinmeniz olacaktır.

Kuralları, yaptırım konusunda aldığınız karaları çocuğa anlatmalısınız.

Anlık öfkelerden uzak durun.

Sorumluluk verin.(Yatağını düzeltmesi, ev işlerine yardım etmesi, temizliğine özen göstermesi, derslerine hazırlanması, çalışma masasını toplaması, okul çantasını zamanında hazırlaması…

Yapacağı işler ve yanlış davranışları konusunda çocukla pazarlık etmeyin. Kararlı olun.

Çok fazla uyarmayın.

Çok sinirli olduğu zaman sakinleştirmeye çalışın. Çocuğu karşınıza almayın, onunla çatışmaya girmeyin.

Şennur Köseli, Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Maalesef yazınızın "Ne yapmalı" kısmına hiç katılmadım. "Çocukların en büyük talihsizliği onları yetiştirme görevinin anne babalara verilmesidir" "Çocuklar ağaçlar gibi büyümelidir" "Eğitim çocuğun kişilik yapısını bozar öğretmek yeterlidir" "Uslu çocuk yanlış yetiştirilmiş çocuktur" ve esprili çok meşhur" Çocuk" başlıklı yazılarımda tamamen farklı düşünceler savundum.

Kerim Korkut 
 15.06.2015 20:47
Cevap :
Kerim Bey,"Uslu çocuk yanlış yetiştirilmiş çocuktur"yazınızı okudum.Genelinde,düşüncelerinize katılıyorum.Ancak,günümüzde kimi aileler çocuklarını şımartıyor,böyle şımartılmış çocukların da kişiliği gelişmiyor.Eskiden "ataerkil"aileler vardı,şimdi de "çocukerkil"aileler var."Ataerkilliği" doğru bulmadığım gibi "çocukerkilliği" de doğru bulmuyorum. Sen,dersen ki çocuk, jean Jacques Rousseeau'nun Emille 'si gibi yetişsin o da tartışılabilir de doğa mı kaldı ki çocuk doğada özgürce büyüsün.Selamlar.  17.06.2015 10:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 320
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1770
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster