Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '10

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
3975
 

Zor İştir Düşünmek

Zor İştir Düşünmek
 

benden


Dünyanın en zor işidir düşünmek; çünkü bilgiyi kavramadan ve onu kuşkunun kancasında sorgulamayı bitirmeden düşünmüş sayılmayız. Herkesin ortalıkta düşünceli düşünceli dolanmasına bakarak sıradan bir işmiş gibi görünse de, çok zor iştir düşünmek. Çünkü yeri gelir insan ‘kendi’ sandığı bilgiyi bile inkâr etmek zorunda kalabilir…
 
Düşünmek sıkı disiplin ister; merak ister; bilgi edinme çabası ve edinilen bilgiyi doğruluk kaygısıyla sorgulama sabrı ister; sorgulanan bilgiyle açılan yeni kuşkuları ve merakları gidermek için yeniden bilgilenme ve sorgulama inadı ister.
 
Bilgiyi öğrenme ve titizlikle sorgulama aşamalarını geçtikten sonra elimizdeki konu ya da sorun üzerine düşünce üretmeye başlayabiliriz. İnsanlık bilincinde bulduğumuz bilgileri merakla öğrenip ve doğru seçilmiş yöntemlerle irdeleyip sorguladığımızda düşünme eylemini başlatmış ve bir ön-düşünceye varmış oluruz. İşte bu aşamada düşüncenin başka düşünürlerin kuşku tezgâhlarına yatırılıp didik didik sorgulanmasına destek olabilecek kadar bilge sabrıyla demokrat kesilmek gerekiyor.
 
Bazan düşünme eylemini sonlandırmak için gereksinim duyduğumuz bilgiyi insanlık bilinci deposunda bulamayız. Böyle durumlarda yeni bilgi üretmek zorunda kalırız; düşünme eyleminin en çetin fakat en yaratıcı biçimidir bu. Yeni bir bilgi üretmiş olmak Tanrı’ya sobelenmek gibidir; o kadar heyecan verici olabilir…
 
Bilgili olmak ve bilgiyi kullanmak tek başına düşünme eylemini tamamlamaz.  Düşünmek, ruh ve zihin arasındaki sarp ve karanlık bilgi geçitlerinden ışıklı düzlere çıkabilmektir… Düşünmek, eldeki bilgiyle sorunun çözüm bilgisini üretmektir…
 
“Hayli iyi bir gözlemci olduğumu sanıyorum; bununla birlikte, baktığım şeyde ne kadar çok şey göremediğimi ancak onu yeniden hatırladığımda keşfederim. Daha çok anılarım içinde çözümleyici bir anlak sahibiyim. Ayrıntılarını kaçırmadan hafızama kaydetme telaşı içindeyken nesneler ve olayların anlık akışı benim üzerimde anılaşmış bilgiden daha az etkili olurlar. Bütün düşüncelerim anıların ayrıntı çizgileriyle biçimlenir; gene de sonradan edindiğim izlenimlerin yorumundan süzülen duyumsamayla (kavram ayrıntıları algısıyla) düşüncelerim (anılarımdan bağımsız) değişerek yeniden oluşurlar.(J.J.R)”
 
Düşüncelerimizi ve düşünme kalıplarımızı biçimlendiren bilgileri, edindiğimiz yeni bilgi ve duyumsamayla yeniden yorumlamalıyız. Bu yüzden diyorum düşünmek dünyanın en zor işidir; çünkü hiçbir pakete ve kalıba sığmayan, bilginin memelerini soğuran süresiz bir akıştır düşünmek… 
 
İnsanın doğuştan gelen niteliği iyi olmuş veya kötü olmuş, bence o kadar da önemli değil; çünkü insanı doğal var-oluştan ayıran en büyük özelliği doğduktan sonra düşünebilir olmasıdır. Düşünebilen bir canlı iyi mi kötü mü olacağını büyürken seçebilir. Bu yüzden düşünen ergin insanın iyi ya da kötü olmasını onun genetik doğasıyla ilişkili tutmayı insan uygarlığını inkâr ile eşdeğer sayarım. Gelin bu dünyayı insana yaraşır bir yer yapmak için düşünelim. Gelin bizi biricik yapan düşünme yetisini özgür bilgiyle besleyelim. Açlar, toklar ve tıkınmaktan patlayanlar ancak hiç düşünmeyen ya da salt kendi çıkarına düşünen insanların lanetli ayıbıdır. 
 
Yaşamayı sadece hayatta kalmak ve zengin olmak amacına bağlamayalım. Servet tutkunu başarı işçiliğiyle benliğimizi paranın ve malın kölesi yaparak kalbimize ve vicdanımıza yabancılaşmadan yaşamayı bilelim.
 
Gelin, insan nasıl sevgileşir öğrenmek için düşünelim. Sevginin kucağında kendimizi yeniden yapmayı da düşünelim… Ben bu dünyada tek başıma kalacak olsam bile kendimi sevginin eliyle nasıl yeniden yapabileceğimi düşüneceğim; çünkü sevgiyle düşünmek, her şeyi ve beni güzel var edebilecek en güçlü insan eylemidir…
 
Muharrem Soyek

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu kitapları okumanı öneririm: 1- Türk Dil Kurumu- Felsefe terimleri sözlüğü,2-Türk Dil Kurumu- Toplumbilim terimleri sözlüğü, 3- Diyalektik materyalizm, 4- Tarihsel materyalizm, 5-Kuran, Tevrat; zebur, İncil, 6- Nutuk, 7- Bertrand Russel- Rölativitenin alfabesi, 8-W.Reich- Kişilik çözümlemesi, 9-Thoreau-Haksız yönetime karşı, 10- Lafargue- Tembellik hakkı, 11- Lajos Egri- Piyes yazma sanatı, 12- Kemal Meram- Padişah anaları.... Kolay gelsin:)

Necdet  
 20.03.2010 17:52
 

1. Öğrenmek için, toplumsal alana yazı yazılıp yanlışlar ya da öğrenmemişlik topluma yayılmaz. Öğrenmek için, bir köşeye çekilinir, okunur, düşünülür. Kimseye bir yanlışlık bulaştırılmaz:)) 2. Ben zaten tüm yorumlarımı, yanıtlarımı ve yazılarımı öğretmek için yazarım ama kendime özge biçimde ve özel bir ustalıkla. Yani kimseye hazır balık vermem:)) 3.Felsefel doğruları, gerçekleri insanın ve toplumun her alanına yaymak yanlıştır. Yoksa ulusallık , ırk, vb. öteki bilimsel sonuçlar saçma gibi görünür:))

Necdet  
 20.03.2010 15:43
Cevap :
Siz burayı akademik bir iddia alanı sandınız galiba. Burası insanların kendilerini bilebildikleri kadar edep içinde ifade etme özgürlüğü. Gene de ben sizi blog haberci listeme aldım. Artık sizi takip ederek daha çabuk öğrrenirim. Peki ama yazmazsam öğrendiğimi nasıl anlayacağım? Öğrenciler de yazar, bazıları öğretmeninden pekiyi alır bazıları da zayıf alır. Asıl boş kâğıt verenden çekinmeli.  20.03.2010 17:25
 

İnsan, düşünen hayvandır, diyen düşünürler varken ve düşünmeyi, bir hayvan özelliği sayarlarken, sen nasıl, düşünmenin zor bir şey olduğunu söyleyebilirsin:)) Düşünmek başka şey, zor olan şey başka şey. Kavramları ve terimleri öğrenmelisin.

Necdet  
 20.03.2010 7:10
Cevap :
Öğrenmek için yazıyorum zaten. Siz de öğretmek için yorum yapmış olsaydınız işim kolaylaşacaktı. Ben hâlâ anlayamadım. İnsan düşünen hayvansa, düşünmeyen insan ne oluyor? Ya da hiç düşünmeden ölebilen insan var mıdır? Azıcık düşünmüş insan hangi hayvan sınıfına giriyor? Çok düşünen hayvanların sayısı bu kadar azken insanlığın gidişatını bilimsel bir ilerlemeyle yönlendirebilir miyiz? Düşünen bir ağacın insanlaşma olasılığı var mıdır? Bence bir ağaç düşünmeye başlamışsa zaten insan olmuş demektir. İşte tüm karmaşıklığı toparlamak için ben insanı maddenin düşünebilen her hangi bir biçimi olarak görüyorum. Bu görüşe gelince ırkçılık, ulusallık hatta dünyalık gibi kavramlar bile koflaşmaya başlıyor. Sadece insan kalıyor ortada...  20.03.2010 15:08
 

Yazınızı yoğun bir dikkatle ve zevkle okudum yazarım.. Ve okurken bir çok şey düşündüm.. Bazen bir şeyi düşündüğümüzü sanırız, ama aslında o üstün körü yapılmış bir “anımsama”, düşünülecek konuya film şeridi gibi şöyle bir bakıp geçmektir çoğu zaman, gerçekten “düşünmek” değildir.. Bazı zamanlar, üzerinde gerçekten “düşünmem” gereken konular/problemler olduğunda, kendime özel bir zaman yaratırım.. Ya bir deniz kenarında yürüyüşe çıkar ve aklımdaki o konuyu, enine boyuna “düşünürüm”, ya da oturup bir güzel yazarım, yazarken düşünürüm.. Ya da meditasyon yaparken düşünürüm derin bir şekilde.. Her ne şekilde yaparsam yapayım, “derin düşünme” için mutlaka özel bir zaman yaratmaya gereksinim duyarım, en sağlam sonuca ulaşmak için.. Ve bu arada, kitap okumanın düşünmeye olan faydaları konusunda çok doğru şeyler söylemişsiniz.. Bu yüzden okumayı çok seviyorum işte :) Sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 19.03.2010 21:31
Cevap :
Bu tam da aranan yorum idi. Yazıyı tamamlayıcı bilgi yorumu. Dediğin gibi, düşünmeye özel zaman ve mekan ayırmalıyız. Bunu herkes kendi yaşantısı içinde kendi ruh ve zihin dinginliğini sağlayacak bir özenle yapmalı. sevgiler selamlar  20.03.2010 12:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 382
Toplam yorum
: 2803
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1371
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster