Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '18

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
310
 

Zor Kararlar Almak Neden Bu Kadar Zor?

Zor Kararlar Almak Neden Bu Kadar Zor?
 

Zor kararların öğretici sınavı insanın hamurunu pişirir


Ne güzel olurdu çocukluk dönemlerindeki gibi hayat pespembe olsa ve her şey kolay ve de imkanlı gözükse?

Ama öyle değil. Olamaz da. Ve hiçbir zaman olmayacak da. Ancak hayat ne her daim kapkara ne de her daim bembeyaz. Hayat okyanusu beyaz-siyah, iyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin gibi zıtlıkların medceziri. Hareket ve değişimin hakim olduğu bu okyanusta gri tonların gökkuşağını bulan cenneti de bulacaktır.

Bu değişim ve dönüşüm insanın tekamülü için ortam sağlar. Her yaşadığımız sınavdır bize. Bazen cemal ile bazen de celal ile sınanırız. Ama her ikisi de sınav olarak çıkar karşımıza ta ki cemal ile celali birleyip kemali bulana dek.

İşte bu ortamda hayat insanı putlarıyla sınar. Boşuna değil bize “La ilahe illallah” diye canlı Kur’an olarak seslenilmesi. Bize sadece politeistlerin sahte putlarını kırmamız öğütlendi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. İnsanın madde ve mana yönlerine bakarak da anlaşılacağı üzere, her şeyin bir görünen bir de görünmeyen yönü olduğu gibi putların da fiziksel ve zihinsel olanları vardır.

Peki zihinsel putlarımız nelerdir?
Zihinsel obsesyonlarımız görünmeyen putlarımızdır. Fobi, takıntı, kompulsif obsessif bozukluk gibi hastalıkları bir kenara bırakırsak korku, endişe ile bırakamayacak denli sıkı sıkıya tutunduğumuz her şey görünmeyen puttur. Putlar duygusal bağımlılıklarımızdır. Duygularımızın aklımızı esir alarak bizi köleleştirdiği her şey puttur. Bu bazen paradır, bazen de makam ve mevki, bazen şan ve şöhrettir, bazen cinsellik, bazen mal ve mülktür, bazen de ölümüne sevdiklerimiz.

Her şeyin gelip geçici ve fani olduğu bu alemde neye sahip olduğumuzu sanıyoruz ki? Sahip olmak yanılgısını bırakalım, zira her şey emanet bize bu dünyada. Çıplak geldik, çıplak gideceğiz.

İşte bu yüzden insan neye puta taparcasına bağımlı ise onunla sınanır hayatta. Hal böyle olunca da bazı kararları almak kolay iken bazı kararları almak da zorlaşır. Liderlik ve stratejide zor kararları alabilmek işte bu yüzden önemlidir.

Karar almak o an elinizdeki mevcut imkanlar ve sizi çevreleyen mevcut koşullar altında bir seçim almaktır. Etki-tepki yasasının etkisinde olan insan zihni doğal olarak hayatın satranç tahtasında mümkün olduğunca ileriyi görerek kendini garantiye almak ister. Zira konfor alanından çıkmanın tehlikeleri ve tehdidi onu rahatsız etmektedir. Ama bize seçim yaptıracak olan kavşak noktaları bizleri her zaman seçim yapılması kolay şeylerle gelmiyor ki. Çok istediğimiz bir yolun riskleri çok fazla olabilirken, diğer alternatifin sonucu kolay ulaşılabilmesine rağmen verdiği haz az olabilir.

Örnekleri çeşitlendirmek mümkün.  Ancak bu karar noktalarında insanın korku ve endişeleri insanı öyle zor hala sokuyor ki insan tereddüt etmekten karar alamaz hale gelebiliyor.

Tereddüt savaşçının yenildiği andır. Tereddüt kararsızlıktır ve en kötü karar bile kararsızlıktan iyidir. İnsanın o an tereddüt etmesinin sebebi bir seçim yaparak diğer bir seçimin getirisinden mahrum olmak ya da kazanabileceği bir şeyi kaybetmektir. Ancak henüz kazanılmamış bir şeyi nasıl kaybedebiliriz ki?

Yine devreye ne giriyor? KORKULARIMIZ.

Zor karar almanın arifesinde olup olmadığınızı nasıl anlarsınız peki?
Tüm benliğinizle tereddüt yaşıyorsanız zor karar almak için vakit gelmiştir. Aldığınız ya da alacağınız karar çoğu insanın alabileceği bir karar değilse zor karar alma vaktidir. Zaten bu yüzden CEO gibi üst düzey yöneticilere tonla para verilir.

Alacağınız kararın sonuçları sizin ve başkaları için pahalıya mal olacaksa, o karar zor karardır.

Sizi tüm değerleriniz, ahlak algılarınız ile sınayan koşulların dayattığı kararlar zor kararlardır.

Korku ve endişeleriniz sizi bağlamış, aşırı analizden paraliz olmaya adaysanız zor karar aşamasındasınızdır.

Zor karar aldım deyip hatırlamıyorsan zor karar almamışsındır. Zor kararlar pahalıya mal olur. Herkes beğeniyorsa zor karar değildir. Zor kararlar acıtır, insanın karnını acıtır, iradesini sarsar. Uzun uzun düşündürtür. Zor kararlar insanı konfor alanından çıkartır, geliştirir. Zor kararlar risk taşır. Güçlü bir hayır demeni gerektirir.

Evet…

İnsanın en büyük korkusu kaybetmek korkusudur. Ölüm kaybetme korkusunun en büyüğüdür ama insan yine bildiği hayatını kaybetmekten korkar çünkü ölümü bir son olarak görür, hem de ölümsüz olan ruhunu bile bile.

Korkunun yerini sevgi aldığı zaman işte o zaman putlar da kalkar ortadan. Ancak EROS ile anlatılan maddesel olana sevgiden bahsetmiyorum. AGAPE ya da IŞK ya da diğer adıyla İLAHİ AŞK’tan bahsediyorum.

Böyle bir AŞK’a varanın korkacağı ne vardır ki? Sufilerin dediği gibi her baktığın, her hissettiğin O ise korku kalır mı geriye?

Ancak bizler ne veliyiz, ne de nebi. O yüzden naçizane aklımızla zor karar almayı kolaylaştıracak birkaç stratejiyi birlikte geliştirelim…

Karar, kararsızlıktan iyidir. Kararsız kalıp hareket edemeyeceğine bir karar al ve ilerle. Düşsen de kalksan da bu sana bir şey öğretir. Bunlar olmadan zaten yaşadığını hissedemezsin.

Zor karar aldıktan sonra şüphe etme. Aldığın kararı uygula, iyi ya da kötü. Baktın yanlış yoldasın hemen otobandaki ilk kavşaktan çık.

Kararlarınızı sonuçlarını gereğinden fazla düşünmeyin. Sonunu düşünen kahraman olamayacağı gibi hiç düşünmeyen de başarılı olamaz. Hayatı kontrol etme hevesinden vazgeçin. Zira kul plan yapar, Allah güler.

Az planla, çok yaşa. Gereğinden fazla detaya takılarak karar alamaz hale geleceğine, yola çık ve o ana dek hiç görmediğin kapıların hayat denen bu mucizeler oyunu ile sana hiç bilmediği ve düşünemeyeceğin yollar açmasına izin ver.

İlk adımı attın mı, gerisi gelecektir. Bir nefes al ve at o zor adımı. Unutma ki korku nehrinin diğer kıyısı özgürlüğün uçsuz bucaksız topraklarıdır.

Evet, o değişim ile birlikte rahatsızlık, huzursuzluk, hoşnutsuzluk olacaktır ve bu doğaldır. Ancak kısa süreli ıstıraptan çekinerek her gün öleceğine bir kere öl ve köle olacağına hür yaşa.

Karar anından çok fazla seçenek beliriyorsa, bunları aza indir ve aralarından seçim yap. O an en iyi görüneni seç. Sadece sol beyin ile değil, sağ beynin sezgisel hazineleri ve kalbinle de düşün. Kalbini dinle. O her zaman sana doğruyu söyler. Ancak kalp nefsi gölgesi altında olduğu için önce nefsini vicdan süzgecinden geçir. Vicdan süzgecini de önce sana daha çocukluk yıllarında dayatılan sosyal normlardan arındırarak değerlendir.

Kararını manipüle edenlerden etkilenme. Tehdit edecekler, korkmayasın. Korkularını ve beklentilerini kullanacaklardır, tereddüt etmeyesin. Sevdiklerini kullanarak fikrini değiştirmek isteyeceklerdir, pabuç bırakmayasın. Kaba güç kullanacaklardır, dik ve güçlü durasın. Olmadı iltifatlar, cezbe ile manipüle edeceklerdir, kanmayasın.

Her şeyden önemlisi kaybetmekten korkma. Bir seçim yapmak diğer seçimleri yapmamaktan dolayı kaybetmek değildir. Her halükarda neyi seçersen seç kaderi planını yaşayacak ve yatılacaksın.

Unutma ki cüz-i iraden var ve yolun kulvarları arasında seçim yapabilirsin ve hatta yolları birbirine bağlayan kavşakları da seçebilirsin ancak ana yön üstünde seçim hakkın pek yok. Zira zaten o ana yolu kaderini planını seçerek geldin bu dünyaya. O yüzden Allah’a, O’nun düzenine ve adaletine ve de sana ait kaderine iman et.

Taocuların “wu wei” ile bahsettiği gibi olanı olduğu gibi kabul edip, mücadele etmeksizin bala düşen arının istiğrak halinde balın hareketi ile ahenk içinde olması gibi kendini akışa bırak. Ama ne olursa olsun tevekkülü elden bırakmayarak.

“Hem kendin bırak hem de tevekkül et… Ne demek istiyorsun?” dediğiniz duyar gibiyim.

Bizim görevimiz görünmeyeni ve sonsuz olanı sonlu aklımızla bilemeyeceğimiz için elimizden geleni yapıp gerisini O’na ve düzene bırakmaktır. Zira kim bilebilir ki neyi neye hizmet ettiğini. Hepsi sonunda hara varır. Olan her şey bizim için en güzelidir. Ve başka türlü de olamazdı. Olacak olsa zaten seçerdik.

Özetle zor kararlar en büyük öğretmenlerdir. O yüzden karar almaktan korkmayın.

 

Sevgiler,

Kenan

https://twitter.com/Naacel

https://www.facebook.com/public/Kenan-Kolday

https://instagram.com/kenan_kolday/

http://naacel.blogspot.co.uk/

 

http://www.felsefetasi.org/author/kenan-kolday

https://tr.linkedin.com/in/kenankolday

 

RUHUN KOZMİK YOLCULUĞU adlı kitabıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz…

http://www.dr.com.tr/Kitap/Ruhun-Kozmik-Yolculugu/Kenan-Kolday/Edebiyat/Roman/Turkiye-Roman/urunno=0001737003001

#ruhunkozmikyolculuğu  #hayydangeliphuyagidiyoruz  #kaldırkendiniaradanortayaçıksınyaradan  #a7kitap  #kitapönerileri 

 

E-kitaplarıma aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz…

KADIN AŞK’TIR, AŞK CAN’DIRhttps://www.publitory.com/e_books/1031-kadin-ask-tir-ask-can-dir

UZLAŞMAZ ZITLIKLARIN BİRLİKTELİĞİhttps://www.publitory.com/e_books/1029-uzlasmaz-zitliklarin-birlikteligi

MUTLULUK NEDİR https://www.publitory.com/e_books/975-mutluluk-nedir

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 242
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1127
Kayıt tarihi
: 29.10.12
 
 

Çocukluğumdan beri kendimden büyük bir şeyleri arayıp durdum. Ve 1999 yılında yaşadığım şoklar il..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster