Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '09

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
544
 

Zoraki "bağış" kavramı

Zoraki "bağış" kavramı
 

Türkiye gariplikler ülkesi. Bir zamanlar dilimize dolanan bir söz vardı. Anahaber bültenlerinden halkın ağzına yerleştirilmiş resmen sakız olmuştu. Neydi o söz?

“Burası Türkiye!” Şaşırmamak lazım, her şey olur anlamına geliyordu.

Bu sözün halkın beynine kazınmasıyla, sessiz olan ve hakkını aramakta sıkıntı çeken; demokrasi nedir anlamını bilmeyen bizler iyice uysallaştırılmaya başladık.

Ne de olsa burası Türkiye’ydi. Her şey olurdu ve itiraz etmeye, sesimizi yükseltmenin bir manası olamazdı.

***

Yine Türkiye’ye özgü ve sadece bizim ülkemizde olduğunu düşündüğüm bir uygulama var.

Bağış!

Bağış kavramı, ülkemizde anlamından farklı kullanılan terimlerden biri.

Bağış sözcüğünün Tür Dil Kurumu sözlüğündeki karşılığına baktığımızda: Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru; karşılığını görüyoruz.

Yani bağışın “bağış” niteliği kazanabilmesi kişinin kendiliğinden yardıma katılmak, katkı koymak istemesi gerekli.

Ülkemizde bağış sistemi nasıl işliyor?

Okula çocuğunu kaydettirmek isteyen velilerden bağış isteniyor. Bağışlamak istemeyenlerden de bu para bağış adı altında zorla alınıyor. Yani bağış bizde zoraki katılımı gerektiriyor.

***

İsteğe bağlı bir geleneğin anlamını değiştirerek insanların “bağış” sözcüğünü duyduğu anda ortadan yok olmasını sağlamışız.

Bir yerde bağış ifadesi geçtiği an insanların hal ve hareketlerinde değişiklikler meydana gelir.

Bağış, rahatsızlık yaratan insanların korktuğu bir hale gelmiş.

***

Geçtiğimiz günlerde kendi okulumda öğrenci durum belgesi almak üzere öğrenci işlerinin yolunu tuttum.

Askerlik şubesinden gelen bildirim ile yoklama kaçağı olduğum ortaya çıkmış ve öğrenciliğimi kanıtlamak üzere belge göndermem istenmişti.

Gereken bilgileri verdikten sonra bayan 1 TL bağış yapmam gerektiğini söyledi. Belgeye şiddetle ihtiyacım olduğundan 1 TL’lik meblağı pek umursamadım. Elime tutuşturulan makbuzun üzerinde ise “Kırtasiye, onarım, temizlik gideri katkı payı makbuzu” yazıyordu.

Yani temizlik, onarım, kırtasiye malzemelerini talep edilen her bir belgeden sağlayacakları kazançla sağlıyorlardı.

Kaldı ki bağış olarak istenen miktar kâğıt üzerinde “katkı payı” olarak ifade edilmişti.

Koskoca okulun öğrencinin 1 TL’si ile döndüğünü düşünmek zor tabi.

Ama aklıma takılan durum bunun bağış adı altında yapılıyor olması!

Belge ücreti 1 TL’dir deseler kimse sesini çıkartamaz. O zaman da yasal olmadığından soruşturmalar devreye girer. Ancak bağış denildiği zaman orada kişisel istekler ve irade ortaya çıkar. Biri bağış yapmak istemiyorum dediği an ne gibi bir durum meydana gelir sormak lazım.

Ülkemiz garip bir ülke, bağış kavramı da garip haliyle…

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2055
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster