Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
3010
 

Zorunlu din dersleri

Zorunlu din dersleri
 

1991 yılının yaz aylarından birindeyiz. Atamamın yapıldığı Uşak-Karahallı-Delihıdırlı Köyü İlköğretim Okulu'nu tanıma amacıyla geldiğim köyden, Banaz'a dönmek amacıyla yol üzerinde araba bekliyorum. Beyaz bir Renault marka araba benim bulunduğum yeri 5-10 m. kadar geçtikten sonra durdu. Geri geri bana doğru gelerek durdu. Arabada iki kişi vardı. Sağda oturanı, "Galiba öğretmensiniz, Uşak'a gidiyoruz. Ama birkaç km.sonraki Çokaklı Köyü'nde iki üç dakikalık işimiz var. Gelmek isterseniz buyrun."dedi. Ben de Karahallı - Uşak arasındaki ulaşım durumunu bilmediğim için teşekkür ederek arabaya bindim.

Arabadaki iki kişiden biri, (daha sonra kapatılan) bir siyasi partinin ilçe başkanı olduğunu söyleyerek bana sekiz yıllık zorunlu eğitim hakkında ne düşündüğümü sordu. Ben de , "Sayın arkadaşım hangi görüşten olursak olalım hemen hemen hepimiz, geri kalmışlığımızı çoğunlukla cahillikle açıklamaya çalışırız. Ben bir öğretmen olarak sekiz yıllık zorunlu eğitimde çok geç kalmış olduğumuzu düşünüyorum." dedim. "Ama hocam, bunun altında sinsi bir plan var." dedi. Ben O'nun vereceği yanıtı bildiğim halde "Neymiş o ?" dedim. Yanıtı "imam-hatiplerin orta kısımlarını kapatmak" oldu.

"Kardeşim, sen çocuğunu illaki imam-hatipte okutacaksan sekiz yılın sonunda gönder." dediğimde ; "Olmuyor hocam o zaman "deyiverdi.

Acaba olmuyor dedikleri , dinin koşullarını, gereklerini öğrenmek miydi? Ya da çocuklarımızı şartlandırmak isteyen bazı din bezirganlarının kazandırmak istedikleri davranış şekilleri miydi?

Elbette düşünme, sorma, sorgulama, araştırma, inceleme yetilerini yitirmiş kuşaklar yetişmesini amaçlayanlar için sekiz yıllık zorunlu eğitime geçilmesi istenilecek bir şey olamazdı.

Bugün çeşitli tarikat ve cemaatlerin elinde bulunan öğrenci yurtları ile kuran kursları çağdaş anlamda denetle-nebilse görülecektir ki bir çoğunda okumayan, araştırmayan, sorup sorgulamayan, çocukluk, gençlik çağları heba edi-len , zerre kadar psikoloji, sosyoloji bilmeyen, bilgisiz , baskıcı , acımasız yöneticiler eline terkedilmiş öğrencilerle karşılaşılacaktır.

İlköğretim çağındaki çocuklarımızın bu yurtlarda barındırılması yasal olarak olanaklı olmadığı halde, dayımın , amcamın , halamın vb.evinde kalıyorum diyerek onlarcasının buralarda saklandığı görülecektir.

Okullarımızda "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" yerine belli bir dinin ve mezhebin öğretiminin dayatılmaya çalışıldığı bilinen bir gerçektir.

"Bizim dinimiz akla, fenne, mantığa uygun bir dindir. Bunun için son din olmuştur." der Mustafa Kemal ATATÜRK.

Ben de diyorum ki; gelin, bizi AİHM vb.nin zorlamaları olmadan zorunlu din derslerini eğitim sistemimizden çıkaralım. Çağdaş eğitimin gerektirdiği öğrenciler (Adam gibi adamlar) yetiştirebildiğimiz gün , isteyen herkes kendi dilinde daha bir bilinçle dinini de diyanetini de, şimdikinden daha iyi öğrenebilecektir. Bunun aksini savunmak dinimize de kendimize de güvenmemek, inanmamaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Tekin Öğretmenimiz, söylediklerinizde size katılmamak mümkün değil, çoğu öğrenci cemaatlerin çatısı aldında eğitim görüyor, bilim ve eğitimin içinde dinin yer almasından rahatsızım.Özgür ve bağımsız eğitim kurumları asıl ihtiyacımız olan...Sevgiler

Meyman 
 17.10.2007 13:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 190
Toplam yorum
: 105
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 3121
Kayıt tarihi
: 28.09.07
 
 

Emekli öğretmenim. Yurdunu, ulusunu seven, her konuda sorumluluk sahibi gençler yetişsin istiyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster