Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '12

 
Kategori
Okullar
Okunma Sayısı
599
 

Zorunlu eğitim nereye kadar?

Zorunlu eğitim nereye kadar?
 

hadi kızlar okula!


Millet olarak bayıldığımız şeydir kendi düşüncelerimizi başkalarına dayatmaya çalışırız. Farklı düşünen olursa hooop yanlış deriz. Neden yanlış düşünecek kapasitemiz olmaz. Mesela kız çocuklarını kapanmaya zorlamak mahalle baskısı sayılırken açmaya çalışmak meziyettir. Genelde kafam çok iyi çalışmaz çünkü bana ikiside aynı geliyor.

Zorla din eğitimine karşı çıkılırken diğer dersleri zorla okutulmasına ses çıkarılmaz. Bazı dersler zorla okutulubilirken diğerleri okutulmamalıdır. Yemin ederim sırf merakımdan soruyorum kim belirleyecek bu zorunlulukları? Misal ben o kadar da emin değilim uzun uzun düşünmedim bu konuda. Uzun ya da kısa eğitimin amacı meslek sahibi olmak mıdır? Yoksa entellektüel bir birikim amacı mı güdüyoruz?

Nacizane yurdum insanlarının ilk hedefi meslek gibi görünüyor bana. Ahanda tek amacım entellektüel bir birikim, akademik faaliyet diyenleri de saygıyla selamlıyorum. Meslek dediysem ama her türlü meslek işin içine giriyor. Doktoru, öğretmeni, marangozu, ve dahi istemesenizde imamı meslek türüdür. Kimin nerede ne kadar çalışarak hangi mesleğe yöneleceğine kimse oturduğu yerden karar veremez. Kişiye özel şartlarda gelişen bir durumdur.

Okul, şimdiki şartlar altında gitmeyi isteyeceğim son yerlerden biri. Bir kere sıkıcı öğretmenlerin çoğu işini sevmiyor. (Ve haklılar, bu şartlarda çalışmak son derece zor). Tamam öğretmen kesimi vefakar bir o kadar da cefakar ama insanında bir dayanma noktası var. O binalarda ders yapmak öğrencileri ne kadar boğuyor ve sıkıyorsa öğretmene de aynı etkiliyor. Öğretmenin tek avantajı hırsını öğrenciden çıkarabilmek. Sen okulu bina ile sınırlarsan, insan kafasına duvarlar örersen elbette millet okuldan kaçar. Hiç bir zaman anlayamadığım bir konuydu öğrencilerin öğrenmeye karşı direnç göstermeleri. Mantıken doğru bulmuyordum öğretmeni düşman gören çocukları. Ta ki polisin öğretmene saldırdığını görene kadar. Zor kullanmak buydu. Egemen güç diğerine zor kullanıyor ve bunu mesleği gereği yaptığını idda ediyor. Tıpkı okul gibi...

Okulların daha rağbet görmesinin yolları yok muydu? Mesela okula giden öğrencilerin buslandırılması, binaların daha zevle döşenmesi, sınıfların öğrenci merkezli düşünülmesi, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal olarak güçlendirilmesi için her türlü eylem ve etkinliğe varım. Okul diye tutturanlara söylüyorum okula zorlamayla değil gönüllü gidilirse verim alıyorsunuz. Zorlamak yerine teşvik edilmesine neden karşısınız?

Devletin görevi her türlü meslek edinimini desteklemek olmalı. Zamanında okulu gidip istediği eğitimi alamamış yurttaşlara gece eğitimi, yetişkin eğitimi hatta imkanı olmayanlara teşvik bursu ile okuma şansı verilsin. Hiç bir zaman geç değildir. Sen devlet güvencesinde eğitim hayatına devam edebilirsin dense çok mu kötü olur acaba?

Sınıflarda istekli öğrenciler, sorunsuz öğretmenlerin olduğu okulları hayal ediyorum ve bana cazip geliyor. Gençliğin hiç bir şekilde zorunlu eğitime katılması taraftarı değilim bu konuda da netim. Özendirmek olabilir ama zorlamak asla. Yöntem ve teknikleri uzmanlara bırakıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 514
Kayıt tarihi
: 18.02.12
 
 

Tasarımcıyım grafik çalışırım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster