Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '13

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
228
 

Zulüme ve zalime karşı özgürlük ve çocuklar adına dilek...

(Bu yazı, son 2 yıldır Suriye'de ve son 6 aydır Türkiye'de yaşanılan hallere-ölümlere ve bu hallerin-ölümlerin sebebi olan Emperyalist güçlere ve onlarla kol-kola yürüyen siyasal İslamcılara ve sistem yöneticilerine ithafdır..)

 

Zulüme ve Zalimlere Dair...

 

 

Seni ilk gördüğüm ahir zaman
altı yüz on yıl önceydi
ve kıp-kırmızı bir güneşin ışığındaki
on dördüncü ay'dı.
Gökyüzünün güneşsiz akşamına benzeyen
uzun
mavili-kırmızılı saçların
ve eflatun kırmızısı gecenin içinde
iki kor parçası ışıltılı gözlerin
ayaklarının altında ise
hangi savaşından kaldığını bilmediğim
büyük, mavi çelikten bir kılıç vardı.

Ve bizim ve de benim
kendimize-kendime dair bir savaştan, dövüşmelerden
yenik
darmadağınık
ve ölmüş sevgililerimizle
viraneler gibi çıktığımız-çıktığım
günlerin vaktiydi.
İşte o gün
senin varlığından
gücünden
sesinden haberli olduğum ilk gündü.


Sonraki seneler
aylar, haftalar, saatler boyunca
yetişmek istemiştim ardından
her daim yenilenen
eskimeyen savaşlarına
uğraşlarına varabilmeyi beceremedim
zaferlerine dahi yetişemedim.
İki yüz otuz üç yıl hep geç kalmışım
on yedinci ay'lar geçmiş, bilmemişim
hep geç anlamışım.

Yine de sen
ben "olmadan" önceki savaşlarını
sana "sadakat yemini"mi etmeden
iki bin beş yüz seksen dört yıl öncesini
o, küçük ve mutlu çocukların
gülüşlerini
özgürlük için heyecanlı sevinçlerini anlatmıştın
ve ben
yirmi bir yıl boyunca
otuz dört şehirde seni dinlemiştim
sayısız gece ve bir o kadar da gündüz
dudaklarımız, sözlerimiz sevişmiş
biz, sarılmış seyretmiştik.

Meşalelerini
bir de gece-gündüz yaktığın mumlarını
seyrederken
o soğuk karanlık şehirlerin lanet çıkmazlarında
kör ruhlarıyla yürüyenler
Ay'ın ve Yıldızların terk ettiği yüzler
başlarını kaldırıp gök yüzüne bakamayanlar
çocuklarının yoksulluğuna, yokluğuna
ve sefaletine sessiz kalanlar
kendi hallerinden bilgisiz
biliciler
ve sen den habersizler onlardı.

Yüz kırk dört yıl sonra
karanlık ve soğuğun en acımasız olduğu vakitler de
seksen dokuzuncu ay'da
ve hiç kimsenin bir-biri için göz yaşı dökmediği
üç yüz yetmiş yedinci şehirde
yoksulluğun çocukları için çiçekler ektiğim
sefalet saraylarının kurak bahçelerinde
beni bulmuşsun, bilmiyordum sen söyledin.
Bu gelişinde
sol elinde bir ok ve bir de yay taşıyordun
o, mavi kılıcın neden yoktu
soramadım.

Benim bu sefalet saraylarımın
sefil krallarına
ve onların sefil askerlerine bakmadan
onlar yokmuşcasına
sen
sefaletimi seyrederken konuştun;
...zaman.., dedin
..her yeni geceyle beni yeniden yaratır
..ve sen
..bütün sefaletinle birlikte
..her vakit ve an, elinde düşlemlerin beni beklersin
..bedenin ve aklın benimle olmak ister
..bilirim...
..ben ise, buna sevinirim...
böyle söyledin
ben unutmadım.

Dokuz yüz seksen yedi gündüz ve gece sonra
sefalete dair yine yeni bir savaşın için
yokluğun yeniden başladı
sessizliğin ve sensizliğin ağır karanlığıyla birlikte
ok ile yay'ını ben de bıraktın,
gittin.

Çok sonraki vakitlerdi
eski, karanlık ormanların
yıkılmış, çürümüş ağaçlarının çürümüş kokuları arasında
ışıksız, güneşsiz ayaklarım
ve hayalinin dermanıyla yürüdüğüm
vakitti
on yedi bin yedi yüz on bir saat önceydi
seni düşledim, sesin fısıldadı
yine sesin;
..ben ise buna sevinirim..
dediğinde, sen yoktun.

Beş asır ve sekizinci günün sonrasında
ben yine ve de hala
sefaletin saraylarındayım
kör
ve çaresiz sefalet için
kör gözlerimle kuyumculuk yapıyorum
isteyeni yok, alıcısı yok
ellerim ise bunlardan hiç habersiz
bilmiyorlar
ruhum, sessiz-sedasız seni bekliyor.

Sensizliğin kahreden yokluğundan gelmelisin
çamurlu, bulanık ve delice
sarı bir yağmurla gelmeli
ateşler yakmalı
dağları tutuşturmalı
yolları talan etmeli
zalimleri ocaksız-ateşsiz koymalısın
ve beni bulmalı, bana dokunmalısın
ki;
üç gün
gözüme güneş görünsün
iki gün
ismim-adım "Adil" olsun
ve bir gün elli beş dakika
sefalet ve ölüm senden sorulsun Justice...


03-09-2013 ; 02.30 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 741
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Sosyoloji, psikoloji, kültürel alanlar ve ilişkiler, insan ilişkileri ve ekonomi-politik ilgi ala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster