Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
973
 

Zurnada peşrev olmaz

Zurnada peşrev olmaz
 

Yok:)


Sergiden karpuz seçmiyoruz ki, dostlar! Yazar seçiyoruz, yazar! Kaldı ki karpuz seçmenin bile bir sorumluluğu, ödenmesi gereken bir bedeli vardır! Fıkra bu ya; çocuk seslenmiş annesine:

“Anneeee! Babamın bugün seçtiği karpuz nasıl çıktı? Annesi de fırsatı kaçırmamış tabii:

“Aynı baban gibi çıktı, evladım. Kelek yani!”

Bu tür "En iyi yazarlar" listeleri, listeyi yapan üyelerin "gönlüne" göre düzenlenir, Sayın Culduz, niye bu kadar sorun yaptınız ki?

Öyle ama insanın “gönlünden” geçenlerle icraatı tutarlı olmalıdır! Durup dururken “Milliyet Blog’un en iyileri şunlardır” diyen bir üyenin öncelikle sayfasına bakmak gerekir. Arkadaşımız üç yıla yaklaşan üyeliği boyunca hiçbir üyeyi ve yazısını sayfasında önermediği gibi, bu seçtiği üyelere bir “beğeni” yorumu bile yazmamış!(Topu topu 150 yorum yazmışlığı var zaten) En garibi de yaptığı bu “gönül” listesinin en başına kendi ismini kondurmuş! Listesindeki arkadaşlar “konu mankeni” durumunda yani. Nereden baksanız tutarsızlık diz boyu!

Bu konuyu ısrarla ele almanız, söz konusu listede olmamanızdan mı kaynaklanıyor acaba?

Böyle tutarsız ve samimi olmayan (şıpınişi) liste(ler)de yer almak beni sadece üzer! Bu tür “takdir ve taltif” işleri özenli olmayı gerektirir! Alışveriş listesi yapar gibi “en iyi yazar” listesi yapılmaz. Kantara sadece “seçilenler” değil, “seçenler” de çıkıyor. Size bıyık altından gülseler de“Ormanların kralı eşektir” deme özgürlüğünüz vardır belki ama güzel sesli “kanaryaları” seçerken “kargalardan” da uzak durmak gerekir! Söz konusu listeye gelirsek; İki satırlık bir tümceyi hatasız yazamayan birileryle aynı listede olmak “taltif” değil, “alay” edilmektir bence.

İyi ama sayın Culduz; siz de tutup "Milliyet com tr üyeleri en çok kimleri okuyor?" diye bir liste yapmıştınız. Başta Celal Çelik olmak üzere bazı samimi arkadaşlarınızı ve kendinizi ilk sıralarda göstermiştiniz?

O liste benim “gönül listem” değildi ki! “Kesin verilere” dayalı gerçek bir sıralamaydı. Aradan seneler geçtiği halde o sıralama pek değişmiş değil. İsteyen MB idaresine sorar ve durumu öğrenir. Kaldı ki o yaptığım sıralama “google tıklanmalarını” irdelemek içindi, “En iyi” değerlendirmesi içermiyordu ve “MB Oscar’ı” gibi bir hayli iddialı ve şahsımın tekelinde olmayan bir ödül vermek de söz konusu değildi. Az yazdığımdan o listedeki ikinciliğimi koruyup korumadığımdan emin değilim ama “arkadaşınız” dediğiniz Celal Çelik, bugün bile listenin başındaki yerini koruyor.

Aslında "En iyi" diye başlayan bu tür değerlendirmeleri Milliyet Blog idaresinin organize etmesi gerekmez mi?

Organize etmediğini söyleyen kim? Daha kuruluşunun ilk yılında, “Haftanın yazısına” ödül olarak bir fotoğraf makinesi vereceğini duyurmuştu da yer yerinden oynamıştı, biliyorsunuz.

Demeyin?

Nasıl demem? Bu sitenin 4 yılı aşan bir mazisi ve bir de arşivi var yani. İlgili sözcükleri “arama motoruna” yazıp o günlerde (2007) yaşanan festivale ulaşmak pek âlâ mümkün! “Kaybetmekten korkan” ve böyle bir yarışma olursa “siteyi terk etmekle” tehdit eden bazı arkadaşların risaleleri ve yorumları hâlâ arşivde durur. Sonuçta MB idaresi (bana göre) zehir zemberek bir açıklama yaparak bu ödüllendirme işinden vazgeçmiş, “kaybetmekten korkan” bazı arkadaşlar da derin bir nefes almışlardı.

Siz, ana sayfanın sağ üst köşesinde yer alan "ENLER" bölümüne de karşısınız ama?

Hayır, karşı değilim ama “yetersiz” buluyorum. Sadece “En aktif” üyelere göre tanzim edilmiş bir bölüm orası. En aktif, yani en çok yazı yazan üyelerin aynı zamanda “en çok tıklanmaları”, günün, haftanın ve ayın en çok okunanları kısmında boy göstermeleri, sayfalarının en çok görüntülenmesi hep bu yüzden. Zamanı bol olan 10, 15 üyeye hitap eden ve siteye hiçbir katkısı olmayan bir bölüm orası. Olmamalı mı? Elbette olmalı ama daha değişik “enler” de yer almalı o bölümde.

Mesela?

Seneler önce önermiştik ama idare pek ilgilenmedi. “Milliyet İnternet Sitesinin sayfalı veya sayfasız üyeleri en çok kimleri okuyor?” demiştik. Raporlarım sekmesindeki sayısal verilerle böyle bir “enler” sıralaması pek âlâ yapılabilirdi ama olmadı işte.

Siz, "Önemli olan yazıya yorum alabilmektir" derdiniz, o enler bölümünde "En çok yorum alanlar" da var ama?

Evet; bir zamanlar“önemli olan yazıya yorum almaktır” derdik ama çok yorum almanın dâhiyane formüllerini(!) bulan arkadaşlarımız da boş durmadılar yani. Bugün yorum trafiği “hareketli ve de bereketli “olan bazı üyelerin sayfalarını biraz incelerseniz, günde 40-50, dakikada ise 2 yorum yazdıklarına şahit olursunuz. Bir sayfa yazı kaç dakikada okunur ve yorumlanır?(Hem de mesai saatinde?) Varın gerisini siz düşünün artık.

Gelelim sizin "Gönül listenize"...

Benim hiçbir zaman gönül listem falan olmadı. Öyle olsaydı eğer ne (hiçbir konuda anlaşamadığım) Sayın Vakayinüvis’i, ne rahmetli Narçiçeği’ni, ne de en ağır yorumları yazdığım Ümit İpekçeker’i listeme alırdım. Listeme girmelerinin yegâne sebebi yazarlığa yatkın oluşları ve (bence) güzel yazmalarıdır.

Kasıtlı olarak listenize almadığınız üye var mı?

3 seneden beri hazırladığım öneri listem henüz tamamlanmış değil. Gözümden kaçanlar haricinde kasıtlı olarak listeme sadece “Pirmete’yi” almadım. Nedeni de (eski) yazılarını silmesi .(Sanırım 300’den fazla yazı sildi) Onunla da iyi geçinemiyoruz ama listemdeki “müstakbel” yerini inkâr edemem doğrusu.

Sizce sitenin en iyisi?

Bence Kerem Oğuz’dur. Sevgili Celal Çelik “edebi olarak” daha birikimli ve donanımlı ama güncelin ve siyasetin dipsiz kuyularında biraz aşırı dolaşıyor. Ayrıca Kerem henüz çok genç… Kendini daha da geliştirebilir yani.

Şöyle bir toparlarsak?

Milliyet Blog Sitesi özgür bir platform. Bu platformda “yoruma açık” bir yazı sadece “övgü” değil, hakaret içermeyen “eleştiriler” de alabilir. Bu eleştirileri yayımlayıp yayımlamak sayfa sahibinin bileceği bir iştir. Eleştiriyi “hakaret” olarak algılamak ise pek tutarlı olmasa gerek. Bazı işler vardır ki “ucundan tutularak” yapılmaz! Zaman ayırıp, emek vermek lazım… Başta da söylediğim gibi; sergiden karpuz seçmiyoruz! Üç seneden beri okumak, yorumlamak ve önermek aklınızın ucundan bile geçmeyecek ama 15 gün gibi kısa bir zaman diliminde “En iyileri” tespit edebileceksiniz. Kusura bakmayın ama buna “kargalar” bile güler yani!

Marifet, elbette iltifata tabidir!

İltifat da iltifat gibi olacak ama!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kerem Oğuz'a "genç" derken, Celal Çelik "yaşlı" demeye getirmişsiniz. Onun yerinde olsam kınama yorumu yazardım!

Nilgün Akad 
 19.06.2010 23:12
Cevap :
Yorum yazmadı ama messenger'dan hesap sordu:) Bir şekilde gönlünü aldım tabii:)  20.06.2010 21:06
 

Üstad merhaba;oldumolası en'leri pek anlayamamışımdır..Klasik örnek dünyanın en güzel kadını en yakışıklı erkeği tanımlaması itici ve salak gelir bana,güzel kadın yakışıklı erkek anlaşılır bir şey benim için..:),selamlar..

cinford 
 13.06.2010 12:49
Cevap :
Katılıyor ve teşekkür ediyorum:) Selamlar.  20.06.2010 20:39
 

en çok beğendikleri ya da tekrar tekrar okumak istediği yazılar yazarlarından bağımsız, ben bunlara değinmeyeceğim. Bana göre sizin blog kategorisindeki yazılarınız blog tarihi olarak arşivlenmeli diyorum. Bu yazıları sırasıyla okuyan kişi bütün blog hakkında bilgi sahibi olabilir. Sağlığınıza duacıyım olmasaydınız çayırda otlayan ördekler grubuna dahil olabilir miydim acaba?:)))

kevser şekercioğlu akın 
 11.06.2010 22:05
Cevap :
Bulunduğu yeri bilmeyen, nereye gideceğiniz de tayin edemez Kevser Hanım! Ben Milliyet Blog Sitesini önemsiyorum. Üye olmadan önce de incelemiştim. Az yazar ama çok okurum. Sizi bile ben keşfetmiştim, hatırlarsanız:))(Şaka tabii) Sitemizle ilgili yazılar ister istemez "arşivleniyor". Bu arşivlerde bulunmam beni özellikle mutlu eder. Selamlar, saygılar.  11.06.2010 23:34
 

Benim de kişisel olarak "en iyi yazanlar" listemin en başında Celal Çelik yer alır...Ancak Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma v.d, bunu kişisel olarak listelemenin bir önemi yok...ne için bu kadar dert ettiniz ki?...inanın bazen sizi anlamakta zorluk çekiyorum, bu nedenle de bazen anlamamaya çalışmak daha doğru geliyor...

BrnUzr 
 11.06.2010 13:54
Cevap :
Burada belirtmeyin lütfen! Sayfanızda belirtin! Şimdi sayfanıza baktım! Kendi sayfanızda ne Celal'i, ne de başka birini önermişsiniz! Önerdiğiniz sadece kendi yazılarınız! Madem listenizin başında "Celal" var, öneriverseydiniz o zaman! Şu yazıma 2 yorum yazacak kadar sizi ne "hiddetlendirdi", bilmiyorum ki? Ben Celal'i, Kerem'i ve beğendiğim yazarları üye olduğumdan beri öneriyorum ve inanın bundan da büyük bir mutluluk duyuyorum! İşin özüne gelince... Sizi o söz konusu listeye yakıştıramamıştım. Ama siz kendinizi yakıştırdınız! Hazin olan da bu galiba! Selam ve saygılarımla efendim.  11.06.2010 23:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 4214
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1380
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster