Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kurumuna sahip çıkmak.

"umudumuz Türk Halkı" diyoruz da, ortada ne halk kaldı ne de "tek millet"..Etnik gruplardan türlü türlü halk ve eciş-büşüş milletler yaratılıyor. Bunca farklı grupların farklılıkları kasten ön plana çıkartılıyor. Ki böylece, umudumuz olan yüce Türk Halkı ve Milleti diye bir varlık, o büyük birlik yok ediliyor. Önce, dağıtılan Türk Halkı yeniden toparlanmalı, ama nasıl ???

29 Aralık 2009 00:57
Demokrasi diye diye, demokrasi katlediliyor!...

Yazınızda çok güzel açıklayıp, üstünde teker teker durduğunuz "demokrasi hainliklerini" yapanlar, bu kendi şark kurnazlıklarına yakışan uyduruk demokrasilerini, alıp ta kendi başlarına çalsınlar. Bu hainler gibi demokrasiyle oyun oynayanları ne gördü, ne yaşadı bu memleket..

24 Aralık 2009 12:13
Ali Tatar Yarbayımı Kim Öldürdü?

Bu vatan uğruna çalışan, emeğini, alınterini, hayatını feda eden herkesin ve rahmetli Albayımızın, mekanları cennet olsun inşallah.

21 Aralık 2009 04:03
Kendimize YABAN-cılaşıyoruz ...

Bir yanda şehitlerimize ağlarken, öte yanda TV. de, dansöz oynatıp, banka reklamı yayınlatıyorlar. Ya da aynı akşam yüzlerce aile, akrabanın ocağına ateş düşmüşken, edep sınırlarını zorlayan TV dizileri yayınlanmakta. Yurtdışından bir insan bunları izlediğinde, "Bu Türkiye' de şehit olanları, acb. vatan için ölmediler mi? Şu aymazlığa yürek dayanmaz", diyor..Buna benzer çelişkiler olmasaydı, çoktaaan terör vs. bitmiş, ve de anadilimiz Türkçemizi yurdun her köşesinde layıkıyla öğretebiliyor olurduk; etnik dil tartışmalarında da boğulmazdı bu memleket. Görüşlerinizden her zaman faydalanmak dileklerimle...

20 Aralık 2009 13:56
Kimin yüzü daha kara?

Bu modern 21. yy.da, yerin onca derininde insanları güvenliksiz çalıştırıp, hayvan kadar değer vermeyenler ve de vatandaşlarını böylesi işlere muhtaç edenler de, cehennemde yansınlar inşallah, grizuda yanmak neymiş, anlarlar o zaman..

20 Aralık 2009 01:38
Unuttum Deme Sakın!

Çocukluğumda, ailem kadar bana emek veren köy öğretmenlerimin ne adını, ne o benzersiz coşkularını, ne de tükenmeyen çalışkanlıklarını, hiç unutmadım. Yıllar sonra ben de öğretmen oldum ama, ilk köy öğretmenlerim kadar, büyük umutlu, tükenmez enerjili olamadım. Onlar bambaşka insanlardı, yoksulluklar onlara vız gelirdi, çünkü köylüler ve çocuklarıyla adeta birer sevgi yumağı olmuşlardı. Bu gün eğitim kurumlarımızda eksik olan işte bu duygu: Herşeye, her koşula rağmen, okulda karşılıklı sevgi- saygı sunmak.. Emeğinize sağlık (hakkı hiç ödenemeyecek olan), Hocam..

19 Aralık 2009 23:30
Başyazar Ahmet Altan'ın yorumu

A.Altan gibilerinin tek amacı, "olmayanı varmış gibi" göstermek; bu amaçlarına hizmet eden her olayın üstüne atlıyorlar ya zaten! PKK' nın, enson 7 evladımızın canına kıydığı eylemini eleştirmek, Altan gibilerinin haddine düşmemiş. Çünkü bugüne kadar yüzlerce yazılarıyla bunun gibi kendini aydın-yazar sananlar, gençlerimizin hayatlarının karartılmasına hep çanak tuttular. Türk Ordusu'nu yerden yere vurup, yurdumuzda olmayan kürt eşitsizliğini varmış gibi göstere göstere, azılı teröristleri daha da azdırdılar. Acımızı- yasımızı çekerken, bu güruh yazar-bozar takımı, susup, çenelerini kapatsınlar..!!

13 Aralık 2009 00:39
Milliyet blog ailesine (asker selamı)

Değerli genç kardeşim, tam da benim memletime, şehrime geliyorsunuz. Sizi kentimizde asker olrk misafir etmek bizim için şereftir., boş zamanınız olduğunda çayımızı-kahvemimizi ikram etmek isterim. Güneydoğu- doğuya veya öteki bölgelerimize gitmeniz, kur' a ile belirlenecek. Sakın ola ki, şehadeti ilk başta aklınıza getirmeyeceksiniz, yoksa bu azılı düşmanları sevindirmiş olursunuz. Bizlere sizin gibi yiğitlerin cesur yürekleri lazım, yaşayıp ta bizlere omuz verip destek olmanız gerek. Allah hepinize çoook uzun ömür versin. Görüşmek üzere. sevgilerimle..

11 Aralık 2009 13:24
Muhtacım sevginize

Yaşadığınız anları güzelce betimleyerek sanki bizleri de o anlarda yaşattınız,elinize sağlık. Tatil süresince içinizde sıkıntı, hep ikirciklenme olmuş ya, işte o, size sonradan yaşayacağınız o büyük üzüntüyü, "şehitlerimizin ölüm haberi" ni hissettirmiş. Sevgisiz- şefkatsiz büyüyenler, biricik evlatlarımıza acımasızca kıyıyorlar, neymiş özgürlükleri içinmiş!!

11 Aralık 2009 12:23
Kuran-ı Kerim'in son şifresi kıyamet tarihi mi?

Defalarca yok olup, gene varolan, yüzbinlerce yıl ilkel şartlarda sürünüp yaşayarak, zar- zor uygarlık yaratan insanoğlu, evrendeki birtakım güçlerin, denek aracı mı? Sıfır noktasındayken, binlerce sene evrimleşen, keşfettikleri ve icat ettikleriyle kendisi de gelişen, ensonunda uygarlığının tepe noktasına ulaşmışken "haydi, vakit tamam, artık yokolma anınız geldi" deyip, bu zavallı" insan" varlığını, kimler DENEK olarak kullanıyor o zaman?Hem bir teori, birkaç deneyden sonra, kesin sonuca ulaşabilir; defalarca yokedip- var ederek, insanlığı kıyamet noktasına getirten o gizli güç, üstümüzde deney yapmaya ne zaman bıkacak? Tamam, sayısız kere kıyamet yaşatsınlar bizlere, ama Böyle insafsız bir deneyin sonucu, hangi güçlerin işine yarıyor, bundan neden bahsedilmiyor?

11 Aralık 2009 11:56
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3600
Kayıt tarihi
: 07.10.07
 
 

Edirne, Trakyalıyım. Emekli öğretmenim (yab. dil- Almanca). Okuma, müzik, gezi, doğa, yürüyüş... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster