Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kadın beyniyle hayata başlayan erkekler

Bu Sorunun cevabını da bulmak zor olur. "küçük bir kıza dönüşmek", orta yaşlardan sonra , artık unuttuğumuz ama o anları daha çok özlemeye başladığımız bir tatlı hayal..Hayaller bazen ap ansız gerçek oluveriyor. Birine sarılıp, "küçük bir erkeğe dönüşmek", bence mümkündür. Yeter ki bu dönüşümü sağlayacak, yaslanacak sıcak ve güvenli bir kadın bağrı bulunsun..

10 Aralık 2009 01:36
"Obama Türk Liderini Azarladı"

Kurbağayı, "yavaş yavaş, hiçbişey farkettirmeden haşlama" yöntemini, bize de uyguladılar. Hazmettire hazmettire bizi mandacı yapıverdiler. Mandacıları farkettikten sonra da, artık kurtulup, hareket edecek hali kalmadı milletimizin, farkında bile değil kimse..!!

09 Aralık 2009 21:20
Domuz gribi aşısında korkunç iddia

Şu gelmiş-geçmiş uygarlık tarihimizde, en azılı, en aç gözlü milleti oluşturan ABD, DOLAR- KAZANÇ- PARA HIRSIYLA, İYİCE ZIVANADAN ÇIKTI ARTIK !! Kendi ülkesindeki aşılama kampanyalarından basında söz eden az; Avrupa' da bile ciddiye alınmadı bu aşı. Ama bizim gibi ülkelere "ölümü gösterip, sıtmaya razı ederek", halkı korkuttular. Bilim emperyalistlerin elinde oyuncak oldu resmen..!

09 Aralık 2009 20:51
Sınıf içi uygulamalar ve öğretmenin değerlendirilmesi

Her teftiş / denetim esnasında, maalesef branş müfettişleri gelmiyor. Yazınızda, ilk kademe bir sınıf ve öğretmeni denetlenmiş; Ben 24 sene Liselerimizde, Almanca öğrtmn. olarak çalışıp emekli oldum, bir çok teftiş te geçirdim ancak, branş müfettişi hiç girmedi sınıfıma. Ya İngilizce, ya da başka bir alanda denetimci gelmişti. Okul denetimlerinde karşılaştığım müfettişlerin bir çoğu da alanında uzun yıllar çalışmış, deneyimli fakat eski yöntemlerden yana olanlardı maalesef. Hem öğretmenlerin hem de onları denetleyen müfettişlerin sürekli yenilenen eğitim - öğretim metodları açısından sık sık kurslarla eğitilmeleri, ülkemizi ancak çağdaş eğitime yükseltebilir. Tek taraflı denetim, gelişim yetersizdir.

07 Aralık 2009 01:08
Ulusalcılık, "demokratlık", liboşluk..

İngilizlerin İstanbul'u işgalinden sonra, yüzlerce kişi, İngiliz istihbaratına ve işgalci ordusu yayarına çalışmıştı. Kurtuluş Savaşı'nı Türk Ordusu'nun kazandığı keşinleşince, 17 Kasım 19222 da, son padişah Vahdeddin dahi, mektup yazarak, İngiliz elçiliğinden sığınma hakkı istemişti. Peşinden, yüzlerce vatan hainliği yapan jürnalci, işbirlikçi hainler, İngiliz elçiliği önünde uzun kuyruklar oluşturup, sığınma talep etmeye koşmuşlardı. Bu "sığınmacı kuyruğunu" gören vatandaşlarımız, "NE ÇOK HAİNİMİZ VARMIŞ MEĞERSE" demişler. Ya bugünkü yazar, aydın( güya),yönetici, siyasetçi işbirlikçilere ne demeli, saymakla bitmeyecek kadar çoğaldılar; tıpkı bölünerek çoğalan mikrop Amipler gibi.

06 Aralık 2009 22:22
Darbefobi: Bu toprakların hastalığı.

Darbecilerden kim korkar?? Saltanatını, tahtını, bugünkü makam koltuklarını, dokunulmazlıklarını elden kaçırmak istemeyenler ve haksız edindiği malvarlıklarını, yaptığı yolsuzluk ve haksızlıklarını meydana çıkartmak istemeyenler, ülkenin rejiminde köklü değişiklik yapma gayretinde olanlar korkar elbette. Zavallı fakir-fukara, işsiz, ya da asgari ücretli halkın, bugüne kadar "imdaaat, darbecilerden korkuyoruuuzz" dediklerini hiç işitmedim- okumadım. Kaybedecek hiçbişeyi olmayanlar, darbeden korkmuyorlar da, şuan ellerinde siyasi güç, maddi zenginlik olanlar, akşam- sabah darbe korkusuyla hastalık hastası oldular iyice.."Korktuğun şey başına gelir" diyen atalarımızın da mütemadiyen başlarına darbe kuşu konmuş hep. Gene soruyorum: Kim korkar darbeciden ?? Elinde çok şeyi olanlar korkar..!

06 Aralık 2009 21:43
Terör tırmanıyor!!

NAİLE HANIM, suçluların odası- koğuşu dar ise, ya şehit ettikleri evlatlarımızın mezarları geniş mi?? Üstelik dar da olsa, koğuşunda canlı yaşayıp, yiyip- içiyor bu terörist başıve af çıkarsa da dışarda yaşamaya devam etme hakkı da olacaktır. Ya şehit ettiği gepgenç evlatlarımızın yaşama hakkını ellerinden alırken, zerre kadar vicdan azabı duymuş mu kendisi?? Bu koğuş, azılı seri katillere çok lüks bile..!

06 Aralık 2009 16:12
Bu kalp seni unutur mu neyi unutuyor ?

Bahsi geçen dizide, sol ve sağ kesimlerin , hapislerdeki gençlerine yapılan ölümüne işkenceler, RTÜK ten "gelen uyarı" üzerine, yayından kaldırılmış.. Bundan sonraki bölümlerde de, artık gelen uyarılar doğrultusunda, gerçeklere yüzeysel yaklaşılacak ve bugünkü iktidara yaranmak uğruna, 1980 deki dinci gençlik kolları, elbet göklere çıkartılacaktır. Aklı selim izleyiciler, neden tek bir "akıncı, selametçi, dinci" insanın ne o günlerde, ne de bugün,işkencelere, idamlara maruz kalmadığını mutlaka hatırlamalı..

25 Kasım 2009 13:18
Dünden bugüne sözde Kürt sorunu

Sırf kendi iktidar makamlarını düşünen, evvelki padişahlar gibi işgalcilere adeta kucak açan basiretsiz yöneticiler, sonunda memleketimizi uçurumun eşiğine sürüklediler. Türkiye' nin bölünüp parçalanması, yok edilmesi artık an meselesi, maalesef..

23 Kasım 2009 12:32
Üniversite medreseye mi dönüşüyor?

UTKU BEY: AB ülkelerinde ana sınıfından, 4 yaşından itibaren , her okul öğrencisine çok sıkı devlet kontrolünde eğitim verilir. Çünkü, yurtiçindeki azınlık, etnik topluluklara göz açtırmayıp, milli devlet- milli kültür birliğine zarar gelmemesi hedefleri vardır. Bugün Türkiye' de, maalesef özel üniversiteler etnik kimlikleri zorla millet haline getirmeye uğraşan öğretim görevlileri ve onların bilimdışı çalışmalarıyla meşguller. Bu medrese kalıntısı hocalara , bazı vakıflar ve siyasetçiler destek verip, bildiri yayınlatıyorlar. Maksatları ne demokrasiye, ne bilime uymuyor.

13 Kasım 2009 19:11
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3600
Kayıt tarihi
: 07.10.07
 
 

Edirne, Trakyalıyım. Emekli öğretmenim (yab. dil- Almanca). Okuma, müzik, gezi, doğa, yürüyüş... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster