Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Yarım yaşamlar

Belirttikleirniz insan olmamızın bize getirdikleri ve doğal etkenler ancak empati,içgörü ve etkili iletişim ile belirttiğiniz problemleri rahatlıkla aşabilirsiniz

04 Aralık 2008 18:46
Eğitim gerçekten şart

Evet değindiğiniz konu gerçekten toplumumuzun kanayan yarası olmaya hala devam etmekte ve varolan polikita/projelerle önlenmesi zor gözükmektedir.Ülkemizde işaret ettiğiniz noktadan çok daha düşük sosyo-ekonomik düzeyde olan gruplar da mevcut.Eğitimin kesinlikle bir nihai çözüm olduğuna katılmakla birlikte çözüm odaklı yakşaım çerçevesinden baktığımızda uygulamaya geçme aşamasında desteksiz kacaktır.Eğitim(aile,grup,toplum düzeyinde),sosyal refah hizmetleri(aile danışma,çocuk refahı,yaşı refahı vb..)ve de gelir dağılımının eşit şekilde uygulandığı takdirde işaret ettiğiniz problem ve buna benzer bir çok sosyal sorun kendiliğinden çözülmüş olacaktır. Sağlık ve İnsan Hizmetleri profesyonelleri başta olmak üzere tüm bireyler sosyal sorumluluklarının bilincinde olmalı,çabaları entekkelt paylaşımların ötesinde daha somut çalışmalar yapılmalıdır.

04 Aralık 2008 17:21
Bencillik yaralıyıcıdır, acıtır...

Evet bende uzun süredir ilgilenememiştim.Kaynaklar için teşekkür ediyorum.Bu arada kimsesiz çocuk tanımı içine korunmaya muhtaç çocukların tümü girmiyor.Korunmaya muhtaç çocuk tanımı kimsesiz çocuklar,suça sürüklenen ve istismar edilen çocukları kapsamakta.İyi çalışmalar,saygılar...

04 Aralık 2008 01:36
Bencillik yaralıyıcıdır, acıtır...

Selam lar;sanırım sorum size ulaşmadı.Sorumu tekrarlamak istiyorum blogunuzda 700 binden fazla çocuğumuz kimsesiz diye belirtmişsiniz.Belirtilen 700 bin rakamı KMÇ mu yoksa kimsesiz çocukmu?Ayrıca bu sayı için kaynak belirtirseniz sevinirim.

18 Eylül 2008 01:19
Bencillik yaralıyıcıdır, acıtır...

Öncelikle KMÇ konusuna değindiğiniz için size teşekkür ediyorum.Gerçekten fazlasıyla değinilmeye değinmekle kalmamaya ihtiyacımız var. 700 000 rakamı benim aklıma takıldı kaynak belirtirseniz sevinirm

16 Eylül 2008 02:15
Sema' nın kitap aşkı...

selamlar; Blogunuzun giriş ve sonuç kısımlarında belirtmiş olduğunuz,toplumumuzun okuma alışkanlığının yok denecek kadar az olması hakkında görüşümü paylaşmak istiyorum;bu konuda en az okumayan kadar suçlu OKUTMAYANDA.Okutmayan kim diycek olursak...ilkokulda:yatmadan önce kitap okuyun,orta okulda:boş zamanlarınızda kitap okuyun,lisede:test çözdükten sonra zmanınız kalırsa kitap okuyun diyenlerdir.Birey üniversiteye geldiğinde farkına varuyorki kitap boş zamanda okunmaz!Fakat yıllarca süregelmiş alışkanlığından vazgeçirmekte oldukça güç oluyor tabi..

13 Eylül 2008 02:45
Kaybolan yıllarımı geri verseler...

Geçmişi irdeleyen güzel bir metin olmuş.Ben vermiş olduğunuz üniversite eğitimi ve bankada yükselme örneklerinizden sonra kaybolan yıllarınız olduğunu düşünmüyorum.Çünkü ediminiz hakkında bir farkındalık durumu söz konusu ki bu farkındalık ile ilgili edimlerden yola çıkılarak olumlu sonuçlar elde edilebilir.Edebiliceğinize de inanıyorum.Selamlar..

13 Eylül 2008 02:31
"Ömür boyu evlilik" iflas mı etti?

Selamlar Postmodern toplumlarda modern ve modern öncesi toplumlara göre çiftlerin evli kalma süreleri azalmıştır.Sizinde belirttiğiniz gibi yapılması gerekenler yapıldıktan sonra ilişkide uyum yoksa ve anlaşma sağlanamıyorsa evli kalınması hem çocukta hemde eşlerde psikososyal yönden tahribatlara yol açmaktadır fakat bireyin ömür boyu tek eşle geçirmesinin yanlış olduğu ve bu mantığın ortaya atılmasının doğru olmadığı konusunda sizinle hemfikir olamıyorum.(Belirttiğim gibi profesyonel psikososyal destek ile aşılamayan sorunlar hariç) Çünkü tek eşlilik eşlerin hayata adaptasyonunu arttırmakta çocukjların sosyalizasyon süreçlerini hızlandırmaktadır.Bunun aksi düşünüldüğünde eşler ve çocuklarda yeni duruma uyum sağlayamamama ve ardından yaşam krizleri görülme olasılığı artmaktadır.

11 Eylül 2008 12:18
Pornografik hayatlar..!

Gerçekten toplumumuzca bir problem olarak dahi adlandırılmayan fakat sinsi bir problem olan pornografi-sinsi diyorum,çünkü psikososyal yıkımı belki yıllar sonra etkisini göstermekte-konusunu ele alış ve aktarım şekliniz çok güzel.Yazınızın sonuç kısmında da alınabilicek en iyi önlemi de belirtmişsiniz.Bu konuda size katılıyorum ancak bu önleminize bir ilavede ben yapmak istiyorum;belirttiğiniz gibi ebeveyn ergenlik çağına girmekte olan çocuğa cinselliği öğretmeli fakat ne yazıkki ülkemizde birçok ebeveyn de bu konuda bilinçsiz toplum merkezleri,cinsel sağlık ve üreme merkezleri arttırılıp adelosan grup ve aileler bu merkezlere yönlendirilmelidir.

11 Eylül 2008 02:04
''Inflated Ego Psychose'' (Şişirilmiş Benlik Psikozu)

Sayın SmyrNAZAN; Öncelikle özel alan hakkındaki düşünceleriniz,duyarlılığınız ve sade açık net bir şekilde aktarımınız için sizi kutlarım.Özel alan okul öncesi çağda öğretilmesi gerekilen ve hayat boyunca kişinin sosyalizasyon sürecini tamamlamasında büyük etkisi bulunacak bir kavramdır. Bizi diğer varlıklardan ayıran tek özleliğimizn toplumsal yaşam kurallarımız olduğunu belirtmişsiniz,size bu görüşünüzde katılmıyorum çünkü tüm yaratıkların kendi toplum veya topluluklarında benimsedikleri bir dizi yaşam kuralları bulunmaktadır. saygılar...

09 Eylül 2008 18:31
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 08.09.08
 
 

1987 İzmir doğumluyum, ilk ve orta öğrenimimi Balıkesir' de tamamladım. Şu an Selçuk Üniversitesi So..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster