Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Üvey ana

Sevgili victoria taumit Yıllar önce Türkiye'den kaçıp gitmeliydim.burada yaşayıp hastalanmamak mümkün değil.düşünsenize insanın hiçbir değeri yok.insanların çoğu ölümden korkmuyor.çünkü kaybedecek birşeyleri yok.zehir gibi hayatları var.bitse de kurtulsak havasındalar.savaş, deprem, katliam, kaza ,cinayet ne arasan fazlasıyla var.Ve ben fazlasıyla nasibimi aldım bunlardan.kaç kere ''travma sonrası stres bozukluğu''major depresyon' ''anksiyetiye bozukluğu''teşhisi konduğunu hatırlamıyorum bile.Yıllarca insanı mallaştıran sahte huzur veren ilaçları içtim ve hala da içiyorum.normal bir ülkede yaşamış halimi çok merak ediyorum.kendim dahil burada yaşayan herkese acıyorum.cem yılmaz bir ara ''hayata katlanamadığım için mizah yapıyorum''demişti.adam iki paket sigara içiyor.o bile canına değer veremiyor.sizinle paylaştığım herşey benim için çok önemli.bu hastalıktan uzaklaştığımı hissediyorum.bu toplumun zehiri henüz sizle olan dünyama bulaşmamış,umarım hiç bulaşmaz...iyi ki varsınız...

22 Nisan 2015 01:24
Kimyaca aşk

beden bedene uzak olsa da ruh yakınmış; gökteki kuşlar yerdeki benzerlerinin yanına konarlarmış.

22 Nisan 2015 00:47
Anneme Mektuplar -1

...zamanın durması ve hayattaki renklerin birden kaybolmasıyla herşeyin griye dönmesi. dünyanın durduğunu sanırsınız ama hayat herşeye rağmen devam etmektedir, bunu algılamak bile en az 1 hafta sürer..sonra alışma devresi başlar.gözyaşları kurur ama içinizdeki o acı hiç kaybolmaz, gözlerinizdeki hüzün herkesin dikkatini çeker..zordur çok zordur ama hayatın size attığı bu kazık sizin annesiz ama daha güçlü bir insan haline gelmenize neden olur...ama hiç unutulmaz...hiç...

21 Nisan 2015 18:27
Evlenince değişir sandım!

Benim en sık gördüğüm şey :ayrılmamak için çocuk yapmak ve sonrasında çocuklar yüzünden ayrılamamak. çocuk yaparak evliliğin kurtulduğuna da şahit olmadım henüz...

21 Nisan 2015 18:22
Sevdim Seni...

'' anlarken doluyordu gözleri, bir ömür mücadelesini verdiği şeyin, aşkın, sevginin, bağlılığın, aslında hiç bir zaman var olmadığını, gözleri dolu dolu algılıyordu, susuyordu, susuyordu'' ...

20 Nisan 2015 00:33
Dün olan bugün olmayacak

o gunlerde daha az sorumluluk vardı, daha küçük oynuyorduk, kazandıklarım da, hayatımda olan kaybetme riski taşıyan şeyler de, hepsi daha küçüktü.. şarkılar daha anlamlıydı gibi, bayramlar daha güzeldi, okula gitmek daha tatlıydı, üzülmelerim daha içtendi, ve ...umutlarım vardı her sıkıntı veren konu hakkında. bu da gececek, gelecek daha iyilerini getirecek diye avundugum gunlerdi... evet oyle de oldu. şimdiyse bu tür avuntularım da az sıkıntılarım da umutlarım da... şimdi sanki hayatımın sonunda gibiyim, daha ileriyi merak etmek, o günlere dair umutlar beslemek yerine yüzüm eskiye dönük işte...

20 Nisan 2015 00:21
Orijin

saatin iğrenç alarmı sayesinde uyku fazından çıktığında hala gözlerini 2 mm açamayacak kadar bitkinken ve uykuya yeniden dalmak isteğiyle ölüyorken o günün tatil olduğunu hatırlamak.. (gözler kapalı alarmın kapama düğmesine basılan an mutululuğun zirve yaptığı andır.)

20 Nisan 2015 00:10
Üvey ana

ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN YANLIŞLAR(1) 1-pipisini amcalara göstermesini istemek. (ondan sonra vay efendim her yılbaşı neden taciz oluyor. küçükken pipisini gösterenler işte hepsi.) 2-çocuklarla karşınızda büyük bir insan varmış gibi konuşamamak ciddi bir hatadır. (çocuk olmaları onları gerizekalı yapmaz aksine inanılmaz fikir akışları ile günlük hayatınızda sohbet ettiğiniz bir çok embesili rahatlıkla alt edebilirler.) 3-daha çocuk yaşta o yaşlarda ne olduğunu tam olarak anlayamayacağı din kavramını korkutarak beyninin içine içine sokup çocuğu daha onlu yaşlarına girmeden ağır bir yükün altında bırakmak. 4-kardeşleriyle, sınıf arkadaşlarıyla, sizin arkadaşlarınızın çocuklarıyla, amcasının oğluyla, onunla, bununla , mütemadiyyen birileriyle kıyaslamak. 5-zavalli cocuk daha adam gibi konusamazken "come on darling eat for mama" tarzinda sozlerle "konustu mu ingilizce konussun, kucuk yasta baslamalı yabanci dile" gibi dusuncelerle çocuğu allak bullak etmek.(alıntı)

15 Nisan 2015 00:32
Nerdesin

sarı zeybeyi her dinlediğimde aklıma o boğaz sularına ata'yı görebilmek için atlayan askerler gelir.. bu ne sevgidir diye düşünürüm.bu sevgi mal popçuları mal starcıkları sevmeye benzemiyor.

15 Nisan 2015 00:19
Kardeşimin Hikâyesi

kitabı yeni bitirdim.sürükleyici hoş bir kitaptı.kısmen sonu kapağından belliydi.ancak benim takıldığım kısım mektup bölündeki bulmaca nedense bir türü anlam veremedim. Bir de kitabın sonunda bir "mantık hatası" var sanki; gazeteci kızımız yüksek lisans ve aynı zamanda muhabirlik yapıyor lakin olayın geçtiği zaman diliminde kendisi 20 yaşında('91 doğumlu). hazırlık okumasa bile en azından 23- 24yaşlarında olması gerekiyor.

15 Nisan 2015 00:14
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 13.12.09
 
 

Dünyadaki yaratılmış yaşayan bütün canlıların doğdukları ve hayat buldukları zaman diliminin evre..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster