Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bir hata, yaşlandıkça güzelleşir!

Yazınızı okuyunca yaptıgım hatalar ve sevmek geldi aklıma. İkisini bir arada düşünmedim şimdiye kadar. Her hatada ben bu hatayı nasıl yaptım diye hayıflanmaktan başka bir şey aklıma gelmiyor. Ha bir de keşkeler yıgını var arkamda dag gibi uzayan. Yüregine sağlık ve teşşekkürler düşündürdüğün için.

24 Nisan 2011 23:30
İzinsiz neden geldiniz?

Keşke bunu yapabilmek yazıklarınız kadar kolay olsa. Ağırlığı üzerinize oyle bir anda çöküveriyor ki nefes almakda zorlanıyorsunuz. Dışarda güneşli ve güzel bir hava da olsa içiniz kararıyor ve konuşacak birilerini arıyorsunuz umarsızca. Kaleminize sağlık.

18 Nisan 2011 01:17
Dört duvarın sıcaklığı

Belg'n Hanim ne guzelde yazmışsınız insanın evi gibi olur mu? Benim yerleşik bir yaşamım yok ama evimin olmasını orda sureklı yaşamayı çok isterdim. Ama artık alıştım kısa bir dönemden sonra evim gibi hissetmeye başlıyorum ve sonra yine ayrılık. Kaleminize sağlık.

18 Nisan 2011 01:06
Hayallerimi geçmişe paketledim...

Günümüzde hayaller mi kaldı diye hayıflanmak geldi içimden. Bir film karesinden bir sahne geli aklıma Mutluluga Koşmak idi adı. Baba oğluna kimsenin sana bir şeyi yapamazsın demesine izin verme hayallerini koru diye. Bunu yapabilecek bir babayiğit var mı acaba! Ha bu arada eğitim bitti ve sonunda başladık. Kalemine sağlık

08 Nisan 2011 22:23
Unutmak sevmekten daha zor geliyor…

aslında mutsuz olmak sanki kaderimiz miş gibi geliyor bir yerden sonra. Sonrasında eşyalara anlam vermeye başlıyoruz. Ondan kopamıyoruz bir türlü. Her bir eşya sahibinin izini taşımaz mı? Yazın beni uzaklara götürdü şu sıcak bodrum gününde. Kalemine sağlık.

26 Mart 2011 15:03
Gidenle gidilir!

Bunu bir de gidenin ağzından dinle. Başka yerler başka hayatlar tanımak nasıl bir şey olurdu diye sorardım eskiden. Rutin hayattan kurtulmak bana nasıl da keyif verecekti. Sonrasında her altı ayda bir yerimden oluyorum başka yerlere gidiyorum. Hani şu rutin dediğimiz şeyi yakalamak için. Kalemine sağlık çok güzel olmuş. en kısa zamanda yazılarımdan bir kaçını okuyacaksın.

13 Mart 2011 15:13
Ne yapacağını bilemediğin anlar...

Sanırım senin müdavimlerinden oldum. Baksana yorum yazanlar çıkar diye kaç gündür bekliyordum ama sonunda dayanamadım. Arık sözünü dinlemeye karar verdim. Arabayı kenara çekip dörtlüleri yakarak yazmaya karar veridim hatta yazıyorum ama henüz cesaretim yok yayınlamaya. Güzel bir konuyu Güzel anlatımınla harmanlamışsın. Kalemine sağlık. Hani sevgilinle konuştugun gelecek için güzel bir birliktelik düşündüğün bir anda karşına geçip en ciddi haliyle ''biz seninle birlikte olamayız '' dediği yıkıldığın anlar.

12 Mart 2011 08:57
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler...

Yazınız yoruma yer bırakmayacak kadar samimi ve içten yazılmış. Hani ayağa kalkıp alkışlamak isterdim.

04 Mart 2011 20:27
Aşk şeffaftır!

Ne kadar şeffaf oldugu konusunda o kadar da emin değilim fakat bulunmaz hint kumaşından yapıldıgı konusunda garanti verebilirim. Ama her ne olursa olsun kökünde sevgi var her ne kadar biraz bencilce olsa da hormonlu sevgi olabilir. Hormonu gidince sadece sevgi kalıyor geride. Birisine karşı hissedilen karşılıksız sevgi sonsuzdur. Birmez...

18 Şubat 2011 17:56
Arabanın Arka Koltuğundan...

Kalemine yüregine sağlık. Sabah sabah iyi geldi yazını okumak. Okurken kendimi gülümsemekten çocukluğuma dönmekten alamadım. Sen arabanın içinde gökyüzünü izlemişsin ben de tarladan eve dönerken buğdayların üzerinde yıldızları izlerdim. Dışardaki serin hava, tün gün güneşin altında kalmış buğdayların sıcaklığı ile tezat oluştururdu. Geçmişi özlemek aslında o masumiyete geri dönmek birazda. Hayat umuzlarına ağır yükler yüklüyor. Toplum sana rolller veriyor. Gelde isteme...

17 Şubat 2011 10:47
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 380
Kayıt tarihi
: 23.01.11
 
 

Hayatı her ne kadar zor olduğu iddia edilse de kolaylaştırmaya çalışan, dışardan bakıldıgında süt li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster