Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Başkaları...

Keşke o araba benim olsa idi diye içimden geçirmedim değil. Çevresini korumak sadece belediye görevlilerin işi mi? EE onlar ne için para alıyorlar diye saçma yanıtlar duydum. Gözümün içine baka baka yediği yiyecegin kabını az ilerde çöp durmasına rağmen atan kişiler gördüm. Akılsız davranıp uyarmaya çalıştım ama embesil muamelesi gördüm. İyilik yapmışmış. Vede hani şu gavur avrupalı larda en yakın çöp ktusu ararlar türkiye de. Onların o halini gördükçe gülesim gelir.

15 Şubat 2011 18:34
Ölüm bazen uzun sürer

Öncelikle kaleminize sağlık. Öykü yü okurken oalyı yaşayanların iç dünyasını sadece yüzeysel olarak aktardığınız hissine kapıldım. Sanki hiç girmek istemeyip sadece yazmak için yapılmış gibi geldi bana. Affınıza sığınarak yapıyorum bu eleştiriyi. Ama yaşarken ölmeyi çok güzel anlatmışsınız. tebrik ederim. Bu arada bütün yazılarınıza yorum yapıyorum kusuruma bakmayın.

15 Şubat 2011 13:55
Sadece İzlesen de Olur...

Antalya nın kışı ile ilgili ahtırladığım tek şey belkide sabahdan akşama kadar aralıksız yağan yağmur. İç anadolu çocugu olarak ömrü hayatımda bu kadar yağmuru görmemiştim. Keşke o zaman beni tutmasalardı da doya doya ıslansaydım. Tabi kulagımda enya nın sweet nowember şarksıı

15 Şubat 2011 13:25
Kırmızı Rugan Ayakkabılar

İşte çocuk duyarlılığı bu olsa gerek. Keşke böyle olmasaydı. Şimdi her ne yaparsa yapsın 23 nisana yine çıkamayacak. Tebrik ederim güzel yazınız için

13 Şubat 2011 14:27
Müjdat Gezen

yazınıza tamamiyle katılıyorum. Adam gibi adam başkalrının aksine. Ama ülkemizde bir sinmişlik hakim. Korku hemogonyası olsa gerek.

13 Şubat 2011 14:15
Aşk da Fizibilite...

Ebru Hanım yazınızı ilgi ve yüzümde tatlı bir gülümseme ile okudum. Gülümsememin nedeni karşımdakini tanımak için farklı sorular sormam ve ezberi bozan kişi olmamdı. EE bunu yaparak elime ne geçti diye sormayın sakın. Çünkü karşınızda ki veya benim tanıştıklarım bu tarz sorulara cevap veremediler. Verselerede biraz zorlama ile oldu. Ama güzel bir konuya değinmişsiniz fizibilite.

13 Şubat 2011 14:06
İstanbul’un Kulakları Çınlıyor…

Yazdıklarınızı okuyunca istanbullu olasım geldi. Halbuki görme fırsatım oldu. Kalabalık ve ıssız caddelerinde biraz da korkuyla dolaştım. Sanki heran biri gelip kötülük yapacak gibi hissettim. Herhalde alışık olmadığım içindir. Kalemine sağlık.

03 Şubat 2011 18:52
Birşeyler Yapıyorum Kendi Kendime... Kendime...

Sevgili Ebru hanım yazılarınızdan anladığım kadarıyla eskiye özlem gerçek. Çevremdeki insanların hemen hemen hepsi bu şekilde yaşamayı kendilerine yaşam tarzı olarak seçmişler. Belkide bunu farkında olmadan yapıyorlar. Ama sonuçta ortada bir gerçek var. Sadece bir örnek sabah kalkınca ilk olarak ne yaparsınız?? Dağınık bir surat ve uykulu gözlerle hayattan bezmiş bir halde güne mi başlarsınız? veya ??

25 Ocak 2011 11:22
Eski Zaman Aşkları!

Öncelikle duygularınızı çok güzel ifade etmişsiniz. Anlamadığım bu eskiye olan özlem nedendir? Gelecekte bugün de geçmiş olacak ve gelecektekiler bugünü özleyecek. Bu demek değildir ki günümüzde seni seviyorum u tam anlamıyla söyleyecek birileri yok degil. Sadece ortaya çıkmaktan korkan kişiler veya tesadüfe ihtiyaç var karşılaşmak için...

24 Ocak 2011 13:41
Birşeyler Yapıyorum Kendi Kendime... Kendime...

size katılıyorum bunlar hepimizin sorunları. Yalnız hep ya geçmişle yada gelecekle yaşıyoruz. Size hiç şu anın keyfini nasıl çıkaracagınız söyleyen birileri oldu mu?? ne demiş geçmiş dündü gelecek mechul yaşanacak tek bir gün vardır oda bugündür.

24 Ocak 2011 13:29
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 380
Kayıt tarihi
: 23.01.11
 
 

Hayatı her ne kadar zor olduğu iddia edilse de kolaylaştırmaya çalışan, dışardan bakıldıgında süt li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster