Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Meslek odaları ne iş yapar

Keşke blog, söylediğiniz gibi bir dayanışma oluşturabilse...Aslında odalar Asgari Ücret tesbiti yapıyor. Ama uygulaması yapılamıyor. Bir çok sebebi var: En başta piyasadaki gereğinden çok eleman, gereğinden az talebi kapabilmek için fiyat kırıyor. Geçenlerde blog yazarlarından biri, çirkin yapılaşma için mimarları suçladı, sanki gerçekten etkililermiş gibi... Oda, Dernek gibi kuruluşlara dair gözlemimle ilgili buraya sığdıramayacağım bir anım var,bloguma yazacağım.Teşekkürler.

25 Ocak 2007 16:28
Meslek odaları ne iş yapar

Ben de 25 yıllık bir Mimarım. Hem proje fiyatlarıyla, hem de odalarla ilgili yazdıklarınızda yerden göğe haklısınız, çok da iyi ifade etmişsiniz. Toplumumuzda herkes kendisini zaten ''Mimar'' olarak gördüğü için yüzlerce milyar verip satın aldığı binanın projesine (hangi disiplin olursa olsun) üç kuruş ödemek zor geliyor. Öte yandan toplumda bu kadar lüzumsuz görülen bu mesleklerin doğru düzgün okullarına ÖSS de girebilmek her babayiğidin harcı değil, ama her ilimizde neredeyse lise gibi Mimarlık fakültesi, Mühendislik fakültesi açılıyor. Bu toplumda bu kadar paradoksun oluşması ikiyüzlülükten bence...Zevahir kurtarılıyor! ''Oda'' lar konusunda, özellikle Ticaret Odasına gidiş gelişlerimde hep sizin söyledikleriniz gibi şeyler düşünürüm...Hani Deli Dumrul köprübaşını tutmuş, geçenden de geçmeyenden de haraç alıyormuş ya!Tutabilen tutuyor bir köşebaşı ve işletmeye başlıyor, bize de yapacak bir şey kalmıyor. STK lar olmalı tabii ki ama böyle değil....

25 Ocak 2007 10:00
Tanpınar' dan: Saatleri ayarlama enstitüsü ve huzur

Sevgili Ayda, şu anda kızkardeşimin yılbaşı hediyesi olan Huzur'u yarıladım. Yazınız o yüzden ilgimi çekti. Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler...

23 Ocak 2007 23:37
Acımak

Bu bahsettiğiniz kitabın, başrollerinde Ayşegül Aldinç ve Ediz Hun'un oynadığı bir de filmi var. Sanırım TRT yapımı idi, ne yazık ki yönetmenini hatırlamıyorum. Bir de Stefan Zweig'ın Acımak (Merhamet) adlı kitabı vardır ki...onu da okumanızı tavsiye ediyorum. Benzerlik isimden ibaret, ama...

23 Ocak 2007 23:32
Orklar Türk mü?

Yüzük Kardeşliği'nin, sunuş yazısında Deniz Erksan'ın özellikle belirttiğini başka yayınlarda da görmüştüm: Tolkien, kitabına alegorik yakıştırmaları kesinlikle reddetmiş.''Varlığını sezecek kadar yaşlanıp bezdiğimden bu yana, alegorinin her türlü tezahüründen bütün kalbimle nefret ederim.''diyen yazarın bu kitabı ve de Peter Jackson'un filmini uluslarla ifade ettiğiniz düşüncelerden uzak rahatça izleyebiliriz.Kanımca...!

21 Ocak 2007 23:31
Türklüğü aşağılıyorsunuz!

Yazınızın her cümlesine katılıyorum. Hiç de aynı fikirde olmamama rağmen, öldürüldüğünü duyduğumda o kadar üzüldüm ki....Hala da çok üzgünüm. Güzel ifadeniz için çok teşekkürler...

20 Ocak 2007 21:42
Her daim sırıtan bir ‘’Anna Karenina’’!..

Bu isim beni hep cezbetti. Görsel pek çok sunumunu da izledim. En sonuncusu Sophie Marcieu'lu olanıydı. Kenterlerin afişi de beni çağırdı, ama sizinki gibi düşüneceğimden korkarak gidemedim. Görsel temsillerin hiçbirisi kitabın yanından bile geçmiyor. Kadının son derece trajik sonu koca kitabın içeriğini perdeliyor. Anna'nın tek sorunu ''aşkı''ymış gibi sunuluyor. Kitabı okuyanlar asıl meselenin hiç de bununla sınırlı olmadığını görecekler. E bunu da hakkıyla vermeyi sinema da, bale de, tiyatro da beceremedi! Kitabıyla görsel canlandırması arasındaki en büyük başarı bence ''Yüzüklerin Efendisi''dir. Ki bunu yapmak için sinemanın o teknolojiye gelebilmesiyle birlikte koskoca üç süperyapım gerekmişti.

18 Ocak 2007 19:34
Televizyon müptelası

Anneniz yarın akşamki mis kokulu yemeği hazırlamaya mı girişiyor hemen... sıralamanızda hiç yer alamamış kadıncağız...Sürahi nine ve ailesi geldi gözümün önüne ister istemez.... şaka şaka...ben evde tv kumandasını kimselere kaptırmayan ve de sürekli yemekle memekle uğraşan bir anneyim de! Sevgiler, en kısa zamanda size özel bir televizyonunuz olsun inşallah.

16 Aralık 2006 01:15
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 134
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 1705
Kayıt tarihi
: 12.12.06
 
 

Ununu elemiş, eleğini henüz asmamış bir ''Mimar''ım. Hep özel sektörde çalıştım. Yoğun çalışma yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster