Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Avrupa birliğine neden girmeliyiz?

AB'ye sadece ve sadece ekonomik ve siyasi birliktelik olarak bakan, AB temelinde ne olduğunu, onun temelinin aslında Mustafa Kemal Aydınlanması ile ülkemizde de atılmış olduğunu görmeyen bir zihniyet bizi AB'ye sokamaz.. Soksa da, ancak ve ancak diğer ülkelerin oyuncağı oalrak sokar... Ekonmomi o kadar iyi değil sevgili Ali Erdi... Şimdi Türkiye'de her şey tam AB'li de, bir tek ordu mu AB'li değil.. Yapma lütfen, Türkiye'de en Avrupalı kurum ordudur... Evet AB Ülkerinden darbe olmaz, ama bu ülkelerde de, insanlar hala yardım paketleriyle, ya da şeyhlerin, şıhların, ağaların sözleriyle oy da vermezler... Burada her türden dokunulmazlık da kaklkmıştır, yani burada sadec demokrasi yoktur... Demokrasinin olmazsa olması, aydınlanmış kafalar vardır... bence hep demokrasi, hep ekonomi diye bağıracağımza Mustafa Kemal'in başlattığı Anadolu aydınlanmasını kaldığı yerden nasıl devam ettiririz ona kafa yoralım... Sevgilir.. Not: Bu konuda benim bloğumda bir çok yazı bulabilirsin...

21 Ağustos 2007 13:05
Beyin göçü

Sorun sadece teşviklerle filan alakalı değil... Sorun sağlanan teşviklerin ülkenin gelirini artıracak şekilde yani akıl kullanarak ve de kendi çıkarlarımız içiğn kullanılıp kullanılmadığı... Ülkede felsefi ortamın, bilime ve bilim insanına destek olacak şekilde olup olmadığı... Ki son yağmur duaları bunun böyle olmadığını göstergesi... Sorun, Türkiye'nin bir pazar mı olacağı (Ilımlı İslam Modeli bizi sadece pazar olarak geleceğe taşır), yoksa aklı ve de bilimi hakim kılarak, üretimi mi savunacağı sorunu? Yani, Mustafa Kemal'in yolu mu, yoksa ABD'nin Ortadoğu'da kendi politikalarını rahtlıkla uygulamasını sağlayacak bir bağnazlık, gericilikle dolu ve akıldan, bilimden yoksun bir yolda gidip gitmeyeceğimiz sorusuna adam gibi cevap veremediğimiz sürece, teşvikleri artırsak da beyin göçünü tersine dönderemeyiz... Saygı ve sevgilerimle

20 Ağustos 2007 14:14
Sayın Gül aday olmayacağını açıklayacak

Sayın Atilla Bey, bu insanların gözünü bir hırs bürümüş ve bu hırs da onların sonunu hazırlayacak... Sizin düşündüğünüz anlamda bir anlayışı onlardan beklemek ne yazık ki ancak ve de ancak gerçek demokrat insanlardan bekleyebiliriz... Ortadoğulu demokratlar ancak bu kadar oluyor... ABD'nin 100 yıllık rüyası BOP'un savuncusu demokratlardan ancak bu kadar... BOP askerleri ve Özalizmin mürtilerinden daha fazlası beklenmez.. Ancak bu yanlış onların siyaset sahnesinden tamamen silecek... AKP parçalanacak, bu Cumhuriyette orduyu karşısına alıp siyaset yaptı mı bir insan ya da gruğ yok olur gider..

14 Ağustos 2007 20:02
Abdullah Gül haklıdır

Sayın Gül'ün daha önce aday olabildiği halde şimdi olamamasını Sayın Erdoğan'a sormak lazım... SayıN Erdoğan, eşinin rüyasında Cumhurbaşkanı olmaması gerektiğini görmesinden ötürü aday olmadı ve freni patlamış şekilde yokuş aşağı hızlanmakta olan Sayın Gül'ün önünü açtı, gel sayın kardeşim adayımız ol dedi... Siyaset böyle bir şeydir, kişlerin çevresinde pislikleri varsa kuklaya dönderir sistem kendisini... Her iki kişinin geçmişi de Cumhurbaşkanı olmaya uygun değildir, o nedenden, şu anda kendilerini kurtarma çabası içindeler... VE bunu yaparken de inanın, kardeşlik filan dinlemezler... Erdoğan parrtiyi yavaş yavaş ele geçirme çabası içinde, bunun için de önce Arınç yendi, şimdi sırada Gül var ama bunun sonucunda iki vakte kadar AKP'nin parçalanması vardır... benden söylemesi... Allah bu ülke insanının iyi niyetlkerini kullanan, insanları aklın bilimin ışığında değil de ümmet etrafında toplamak isteyenlerin taksiratını affetsin..

13 Ağustos 2007 10:54
Abdullah Gül haklıdır

Eskı Genel Başkanı ve de akıl hocası Erbakan'ın ceza aldığı bır davadan yargılanması gereken ama milletvekilli!!!! olduğundan dokunulamayan ve de bunun sonucu olarak da yargılanamayan bu zat-ı muhterem, bir de Cumhurbaşkanı olursa ülkeme bu düpedüz ihanet olur... Hedef, amaç, beklenti, ruh hali ne olursa olsun, zimmete para geçirmekten ceza alma olasılığı olan, ülkesini AİHM'ye şikayet eden bir insan, şikayetini sonradan geri alsa da, Cumhurbaşkanı olamaz, olmamalı... Bundan da eksık olsun SAyın Cumhur Abdullah Gül.... İnsan kendisine bir şeyi hedef koymuşsa, ona göre hazırlık yapmalıdır değil mi ama... Amaç alınacak makamlardan şereflenmek değil, o makamları şereflendirmek olmalıdır diye düşünüyorum... Yıllardan bu yana ülkemde makamlar şereflenmek için gelenlerce işgal edildiğinden, makamlarda şeref filan kalmadı... En azından orası sağlam kalmaya devam etsin... Tepe de bozulursa tam olarak biteriz... Saygı ve sevgilerimle...

11 Ağustos 2007 10:33
Aman Adanalı türküsü'nün hikayesi

şu an için bulunduğum Almanya'dan öncelikle selamlar... Bilim ve de araştırma toplumun her kesimine yayıldığı sürece, hem içeride hem de dışarıda daha güçlü bir ülke konumuna geleceğiz... Sana da bu çalışmalara katkından ve de akıl kullanarak bilgiye ulaşmanın güzl bir örneğini Adana'mızın adının geçtiği bir türkü ile gösterdiğinden dolayı çok çok teşekkrüler...

09 Ağustos 2007 14:21
Ne sayımız az, ne gücümüz ne de inancımız!

Evet bu blogda yazılan bildirinin her bir harfinin altına tek tek imzamı atarım... Bu gün biz sanılandan daha çoğuz... 14 Nisan Tandoğan mitingine kadar tek olan Mustafa Kemal, Mustafa KEmaller olarak çoğaldı... O nedenden yola devam... Biz geriye gitmeyeceğiz, gerideki kardeşlerimizin ellerinden tutakarak ileriye taşıyacağız... Sevgiler...

06 Ağustos 2007 20:02
Çağdaşlaşma

şu çıkan son seçim sonuçlarına bakacak olursak, sizin yazınızdan değindiğiniz noktanın tam tersine doğru ilerliyor gibi görünüyor ancak ben yine de en kısa sürede yazınızda temenni ettiğiniz noktaya doğru yol almaya başlayacağımıza inanıyorum.... Çünkü Anadolu;nun sağ duyusuna sonsuz güveniyorum... Halide Edip'in de dediği gibi 'gecenin karanlığının en yoğun olduğu an şafağın aydınlığına en yakın olunan andır'....

23 Temmuz 2007 01:08
Terk ettiğine geri dönüş

Ben senin özlediğini tam 11 yıl önce bırakıp yaban ellere gitmiştim... ve de yaklaşık 1,5 yıl önce, Eylül 2005 yılında geri döndüm... Ama hala anlamıyor o şehir beni Sertaç, nedenini anlayamadığım bir biçimde beni anlamıyor... Onun için gözyaşı döktüm, kavga ettim, tartıştım, kendisi için güzel şeyler istediğim halde hala beni anlamıyor, anlamak istemiyor... Sanki beni başkalarıyla paylaşmamak için yalnızlığa hapsetmek istiyor... İçinde yaşattığı milyonlar için de yalnız bırakmak istiyor... Ama ben ona, bencil olmasının hesabını sormaya kararlıyım... Ona güzel şeyleri başkalarıyla da paylaşması gerektiğini öğreteceğim... Ancak o zaman mutlulukların şehri olabilecek, ancak o zaman üretken, ancak o zaman seven-sevilen olabilecek... YAni, ancak ve de ancak beni anlayabildiğinde huzurlanacak...

12 Mart 2007 10:12
Türkiye Cumhuriyeti Devleti

melekler sizin de yüreğinizden öpsün Sayın Sabiha Rana hanımefendi...

11 Mart 2007 00:39
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 892
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

Kimim? Nereden gelir, nereye giderim?29 Kasım 1970 tarihinde Türkiye'nin Doğu-Batı geçiş yolunun en ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster