Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
"Güzel ve Dahi" sınıfı geçti mi?

çok çok geçmiş olsun, yaz sıcağında oldukça kötü bir durum olsa gerek. Dilerim o İstanbul turuna en kısa zamanda kavuşursunuz. İstanbul şiir gibidir pek bir güne sığmaz ama yine de denemeye değer. Size şimdilik pembe dizi kuşağınızla mutluluklar. Lost serisine devam :)

21 Temmuz 2007 10:36
"Güzel ve Dahi" sınıfı geçti mi?

Bazen kendimi bu dünyada yaşamıyormuş gibi asosyal hissediyorum. Bahsettiğiniz programı bilmiyorum çünkü televizyon izlemiyorum. Roket yapmak gibi bir endişemde olmadı hiçbir zaman fakat olsaydı sadece iyi çizerdim diye düşünüyorum, Uğurkan Erez'i seviyorum, inanılmaz sıcak bir doğası var eminim onun olduğu her yer güzeldir... Esen kalın, Sevgiler.

20 Temmuz 2007 15:17
İyi ki doğdummm, gördün mü 27 oldummm!!!

Kederlenmeye başlamak için ideal bir yaştır 27. Bende çoğu zaman artık çok büyüdüğüme inanıyorum. Herşeye rağmen 27 yaşımı seviyorum. Tekrar iyi ki doğdun, dilerim 19.07.2007 unutamayacağın bir gün olur. Sevgiler...

19 Temmuz 2007 13:04
Küçük yaramazım, haylazım, yavru kardeşim benim...

Hatırlar mısın ki yüksek ihtimalle hatırlarsın, evlenmeden önce hiç anlaşamazdık. Evde köşe kapmaca oynardık karşı karşıya gelmemek için. Sen çok suratsızdın ve bir parça da melankolik. Evlendikten sonra seni özlediğim her gecede Seni Seviyorum dedim ama sen duymadın. Değişmiştin evlendikten sonra, hayatında ilk kez içten kahkaha atışını duymuştum, ilk kez gözlerinin yıldız kadar parladığını, yoksa bana mı öyle geliyordu? Özlediğim içinmiydi? Yok yok, daha bir güzelleşmiştin, daha bir sevgi oturmuştu benliğine. Ben senin küçük yaramazınım ablam, hala beni anlamayacağını bildiğim konularda bile şefkatine sığınmayı seviyorum. Fiziki anlamda da, kişilik anlamında da sana benzemeyi seviyorum. Biliyormusun? Benim yüzünden yediğin o koca dayak var ya, onun için ben kendimi hiç affetmiyorum. Hep içimde, her gece yastığımla vicdanım arasına sıkışmış beni bekliyor. Söylermisin ablacım, bir parça özüre, koca bir dilim sevgiye ve bir öpücüğe beni affedebilirmisin?

16 Temmuz 2007 16:26
Mevcudiyetimin sebebi

Öncelikle geçmiş doğum gününüz kutlu olsun. Ablanızın mektubunu okurken gözyaşlarıma hakim olamadım. İnsanın yer yüzünde alabileceği en güzel hediyelerden biri bu olsa gerek. Bende tıpkı sizin gibi bir kardeşim. Hala ablamın benim yüzümden yediği bir dayak hafızamda, acısıysa içimde durur. Dilerim Rabbim onlarla yollarımızı ayırmaz, yada ne bileyim çok çok geç ayırır. Ablanlanızla bu güzel duygular kadar güzel ve özel bir ömür diliyorum. sevgiler...

12 Temmuz 2007 11:22
Bariş'lar ölmez..

"Bilirmisin hafif acılar konuşulabilir ama derin acılar dilsizdir" der şair. Şimdi sessizliğe hüküm sürmüş tüm hıçkırıklarımı bir Barışlara yolluyorusam, üç mehmetçiklere yolloyum. Yitirilen her ana evladına rahmet diliyorum. Her oğul ağıtının düştüğü, ocağa, yüreğe sabırlar diliyorum. Şüphesiz ki göksüzünden bize bakan Barışları rabbim herkezlerden daha çok sever. Sevgiyle...

05 Temmuz 2007 21:33
Katılmıyorum... Katılmıyorum...

Bene bir Fenerbahçe taraftarıyım üstelik çokta yeni. Yani mazim şampiyon olmadan bir kaç ay evveline dayanır ancak. Fanatik bir Beşiktaşlılıktan vazgeçip, odamın duvarlarına, halılarına, dolabımın her tarafını kaplamış maç biletlerine, yatağımdaki örtüye inat Beşiktaş'tan vazgeçtim. Kimine göre dönek, kimine göre gerçek taraftar değilim. Ama ben Yazınızda bahsettiğiniz o eski Beşiktaş'ı içimde yad ediyorum. Brigel'le birlikte içimde, kalbimde bitirdiğim Beşiktaş için şimdi sadece üzülüyorum. Bu yönetimle malesefki sadece adı 3 büyük olan bir takımın içini dışını yakından takip etmiş biri olarak kederimi paylaşmak istedim. Takımına gerçekten bağlı olan futbolculara sahip bir takım amcak benim takımım olabilir. FENERBAHÇEmi gönülden kutluyorum. Herkesi konuşturacak kadar büyük olduğu için, sevgiler...

22 Haziran 2007 18:45
Hiç bez bebeğiniz oldu mu?

Sevgili Halide, Anne olmak zor demişsiniz, zor ama güzel, güzel olduğu kadar tarifsiz ve ulvi bir duygu. Yazılarımda da işlediğim gibi henüz anne olamadım ama hani derler ya burnumun direği sızladı satırlarınızı okurken. İçimden derin birşeyler koptu, evlat acısı gibi. Bütün kalbimle diliyorum ki Rabbim hiçbir anne yüreğine evlat acısının -ölümle, kalımla- hiçbir şeklini vermesin...

31 Mayıs 2007 00:59
Hem Atatürk' ü hem de dinimi çok seviyorum

Sizi o kadar gönülden kutluyorum ki anlatamam. Ülkemin içine düştüğü karmaşaya sebep olanlardan. Vatanına, değelerine bu kadar bağlı bir lideri dinsiz miş gibi lanse edenlerden ve dini yobazlık, akıl almazlık olarak gösterenlerden nefret ediyorum. Bazen diyorum ki iyi ki yaşamıyor Mustafa Kemal, yaşasaydı şayet şu günlerde kahrından zaten ölürdü. Sizin de dediğiniz gibi, onu anlayarak sevmek çok farklı. İnsanların inançlarına simgesel anlamlar yüklemeden saygı duyabilen, özgürlüğü öğreten eşsiz bir kişilikti. Sevgiyle anıyorum. Yüreğinize, kaleminize sağlık. Sevgiler...

18 Mayıs 2007 21:18
Gazoz kapağından madalya...

Yılın şarkısı, yılın söz yazarı, yılın en çok vergi vereni, yılın en iyi şampanya patlatanı, sünnet düğününde en çok dolar dağıtanı ve yılın süper babanesi, ne güzel de yazmışsınız. Ben bu tarz şeyleri izlemiyorum bile. Gerçek yardım sessiz yapılandır ama gönülden. Yani bazı şeyler konuşulabiliyorsa bazı şeyler dilsiz kalmalı. Bütün annelik vazifesinin bilincindeki, doğuran yada doğurmayan anneler, bana göre değil yılın, yüzyılın tüm zamanların annesidir. Tekrar tebrikler...

11 Mayıs 2007 23:04
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 209
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1671
Kayıt tarihi
: 25.04.07
 
 

Şu an özel bir şirkette, grafiker olarak çalışmaktayım, geçmişte hikaye denemeleri ile başladığım ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster