Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
zeki etferat

Güzel günler, güneşli, aydınlık günler görmek dileğiyle... Dostça selamlarımla.

01 Ocak 2011 11:38
CEVAP

Çok teşekkürler Zeki Bey. Ben de en iyi dileklerimi sunarım. 2011 mutlu, verimli bir yıl olsun.

03 Ocak 2011 04:22
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

14 Kasım 2010 17:15
CEVAP

Güzel ve anlamlı mesajınız için teşekkür ederim. Ben de bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım. Sağlıcakla, saygılar sunarım.

15 Kasım 2010 15:55
ismet gedik

Milliyet Blogda yayınlamaya çalıştığım "Kaderimiz kimin elinde 1-5 dizisi Google blogda şekilleriyle birlikte yayınlandı. Güzel oldu. Bilginize sunmak istedim. Saygılarımla ismet

14 Eylül 2010 21:49
CEVAP

Teşekkürler İsmet Bey. Herhalde Google Blog'a milliyet bloga ulaştığımız gibi ulaşıyoruz. Ben hiç girmedim de. Saygılar.

15 Eylül 2010 15:52
Tecettin KIYICI

Kuvvetleri birleştirelim demiyorum. Tabi ki Hükümet yanlış yapabilir. Millet oraya bakkal mehmet efendiyi göndermeyecek ki. ya da hükümet keyfi biçimde kendi kafasına göre seçmeyecek ki. Alanlarında yetkin kişiler orada olacak. Benim Anayasa mahkemesine hakim olsun lafım anayasa mahkemesini kaldıralım anlamında değildi. Nasıl olsa bunlar taraf tutuyorlar ya. Madem öyle Halkın tarafını tutsunlar. Yargı tabiki görünüşte bağımsız ve şimdide öyle olacak ama öyle kritik konular yaşandı ki. Anayasaya aykırı hareket edecek kadar belli bir ideolojiye taraf oldular. O zaman halkın tarafında olsunlar. Bu demokrasiyi dahada güçlendirir. o belli ideojik odaklar korkmasınlar. Bunun yerine daha çok çalışıp halkı anlamaya çalışsınlar. Narsist kişiliklerini bırakıp biraz mütevazi olsunlar. İftira atmayı ve niyet okumaları bırakıp gerçeklerle tanışsınlar. O zaman bu halkı kazanabilirler. Kimse korkmasın sivil dikta olmayacak. Çünkü Hakimiyet kayıtsız milletindir. Saygılarımla

14 Eylül 2010 00:16
CEVAP

Hitler, Nasyonal Sosyalizm diyerek ve halkın desteğini alarak iktidara gelmiştir. Şimdi bu anayasa ile yönetilen hiçbir demokrat batı ülkesi yoktur. Kuvvetlerin ayrılığı ilkesi, dünyada Hitler deneyimini yaşadıktan sonra ortaya çıkmıştır. Başbakan yargıyı kast ederek kendisini engelleyen prangalardan söz etti. Şimdi onlardan kurtuldu. Keşke sizin dediğiniz gibi olsa. Türkiye'nin 2002'de 220 milyar dolar olan borcu şimdi 500 milyar dolar. bu para nereye gitti dersiniz? Mecliste 83 tane adi suçlu olan milletvekili var. Başbakan İst. Belediye başkanı olmadan önce kaçak bina yaparken şimdi dünyanın 10. zengin başbakanı oldu. Prangalardan kurtulmak başka işlere de yarar tabi. Türkiye'nin zenginliklerini yok pahasına sattılar. Etibank 40 milyon dolar eder mi? O paraya amerikalılara gitti gidiyor. bütün bunlar için yasama eskisinden daha iyi kontrol edilmeliydi. Yargıçlar iyi çalışmıyorsa suç yasamanındır. Daha fazla demokrasi ve kontrol isterken tam tersi oldu. Bir de benim gözümle görün.

14 Eylül 2010 13:51
Tecettin KIYICI

Anayasa mahkemeleri üyeleri sonuçta insan ve onlarında bir siyasi görüşü oluyor. Yani tarafsız kalmaları mümkün değil. Anayasa mahkemesine gönderilecek üyelere halkın karar vermesi demokrasiyi zayıflatmaz aksine güçlendirir. Sanırım demokrasiyi nasıl yorumlamamız gerektiğinde bir sorun var. Ama en bilgili kültürlü insanlarımızın bile hala laikliği yanlış biçimde yani keseri kendi hayat anlayışı çizgisinde kendine yontarak tanımladıklarını görünce buna çokta şaşırmıyorum. İnsanlar çok çok adaletli olsalar bile insanın yapısı asla %100 objektif olmaya uygun değil ki. Bunu Şimdiki anayaa üyelerinin keyfi ve dahası anayasaya aykırı kararlar verecek kadarda adaletsiz ve son derece taraflı davrandıklarını biraz bilgi, kültür ve insaf sahibi olan herkes gördü. Zaten halkımızın evet demesindeki ana argümanda bu. Onlar halkı fazla hafife aldılar. Çok cahil sandılar ama kandıramadılar. Hadi demokrasiyi yeniden inceleyelim ve taklitlerinden uzak biçimde yorumlayalım.

14 Eylül 2010 00:04
CEVAP

Bu sistemde anayasa AYM üyelerine halk değil, iktidar karar veriyor. Adalet Bakanı HSYK Başkanı oldu. Müşteşar da kurul üyesi. Bu kişilerin ve atamaların batı ülkelerinde olduğu gibi tümüyle dışarıda olmaları gerekirken aksine güçleri artırıldı. Asıl keseri kendine yontmak bu olsa gerek. İnsanın %100 objektif olmadığını siz de söylüyorsunuz. İktidar zincirlerini koparınca nasıl objektif olacak? Siz tek taraflı baktığınız için AYM üyelerini objektif görmüyorsunuz. Evet geçmişte birçok şey olmuştur. Haksızlıklar, yanlışlar, kayırmalar. ama bundan kurtulmanın yolu onları daha özerk mi yapmaktır yoksa iktidara daha bağımlı yapmak mı? Şİmdiye kadar sizin deyişinizle yanlı karar veren üyeler, bundan sonra nasıl yansız karar verecek?.. Bu yazdıklarım sizin için değil, üçüncü kişiler içindir. Çünkü sizi ikna edemeyeceğimi biliyorum. Siz de beni ikna edemezsiniz. Çünkü durum apaçık ortadadır. Gelecekteki uygulamalar haklılığımı gösterecek. Keşke siz haklı olsaydınız.

15 Eylül 2010 16:04
Ahmet YILMAZ

Bayram en güzel duyguları başkalarıyla paylaşmaktır. Bizse en güzel duyguların sadece bize ait olduğunu sanıyoruz, sadece kendimizi beğeniyoruz, tek doğru düşünen kişi olduğumuzu zannediyoruz, başkalarına burun kıvırıyoruz, “ötekiler” deyip herkesi dışlıyoruz. Bayram, karşımızdaki insanın cinsiyetini, yaşını, mesleğini, sosyal, siyasal ve ekonomik durumunu sorgulamadan, ona el uzatmaktır, uzanan eli sıkmaktır, gerekirse öpmektir. Bayram, ortak sevincimizi ve mutluluğumuzu dışa vurmaktır, güven vermektir, dost kazanmaktır, sevmektir, sevilmektir, hoş görmektir, affetmektir. Bu duygularla bayramınızı kutluyor, bu mutluluğu anlayabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz sürece samimi bir insan ve sonuçta bu insanların oluşturduğu gerçek demokrat, çağdaş, ilerici ve yenilikçi bir toplum olabileceğimizi ifade etmek istiyorum efendim. Selâm ve saygılarımla…

09 Eylül 2010 10:08
CEVAP

Teşekkür ederim Ahmet Bey. Ben de bayramınızı kutlarım.

09 Eylül 2010 14:22
habişş

Üstelik benim 'Hangisi?..' isimli bolg yazımın başlığı 'Hangisi Aptal?..'idi. Yayınlamadılar ve sırf başlığı değil, çeriği de hakaret barındırdığı için yayına veremediklerini söylediler. Birkaç kırpmadan sonra bu şekliyle yayınladılar. Yani bi' yerde sabıkalı olsam da bu blog yazımdan sonra beni güvenilir üye yaptılar. Yorumu size bırakıyorum!.. Şöyle bir ayrıntıyı da ilave etmek isterim. Benim bu yarışma ile ilgili yazım yayına çıktı, bu program yayından kaldırıldı.:) Bu, işin esprisi tabii. Öncesinde MB'nin düzenedilği blog yarışmasıyla ilgili eleştirel yazım yayına çıktı (tabiiki hemen değil, beklettiler bayağı bir süre) ve bu yazımın yayına çıkması ile yarışmanın iptal edilmesi aynı zamanda (günde) oldu! :)) Ki, bu yarışma(!) ile ilgili bir blog yazısı yazma düşüncesi yoktu bende. Bununla ilgili yazı yazan arkadaşlara yaptığım yorumlardan dolayı arkadaşım beni blog yazmam konusunda ikne etti. Bu iknaya götüren cümleler yönetimi de ikna etmiş olacak ki iptal ettiler o yarışmayı!!!:)

08 Eylül 2010 21:48
CEVAP

Merhaba. Yazınızı okudum. Gerçekten tam Türkiyelik bir durum. Bilirsiniz, bizde her şey reytingle yürür. Reytingleri istedikleri kadar olmamıştır. Size bir itirafta bulunayım. Burada yazdıklarımız, denizde bir damla bile değil. Bir yazımızı 10 bin kişi okusa ne olur? Ergün Poyraz'ın Takunyalı Führer kitabı 250 bin adet satmış. Halimizi görüyorsunuz. Ne kadar etkili olur ki? Hiç. Türkiye'de bir kesim var ki, gözleri kapalı, ağızları bantlı, kulakları da... :) günün birinde o bantları sökebilirsek belki o zaman işe yarar. ama nasıl olacağını bilmiyorum. Saygı ve sevgiler.

09 Eylül 2010 14:22
habişş

Sizi hala güvenilir üye yapmadılar mı?.. İnanın şaşırdım. Çünkü ben verimli bir blog yazarı olmadığım halde 2,5 ay sonra güvenilir üye olmuştum. Bunda blog yazılarına yaptığım yorumlar etkili olmuştur diye tahmin ediyorum ama sizin blog yorumlarına verdiğiniz cevaplardaki üslubunuz bile güvenilir üye olmak için yeterli bence. Bu arada isminizi bağışlar mısınız? Hasbihalci diye hitap etmek istemiyorum, biraz komik oluyor!..:)) Sevgiyle...

08 Eylül 2010 14:17
CEVAP

Merhaba habişş :)). Ben güvensiz bir üyeyim. Bazı yazılarım biraz sivri olduğu için yayınlanmadı. Herhalde yine öyle yazılar yazmamdan çekiniyorlar. İsmimi bir iki yakın arkadaş dışında kimseye vermedim. Bunun için affınızı dilerim. Saygı ve sevgiler.

08 Eylül 2010 14:40
Tecettin KIYICI

Referandum konulu yorumuma ek olarak. Genel seçim argümanları ile Anayasa argümanlarını birbirine karıştırmanın hatalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçek konuya malesef duygular ve zanlar karışıyor. saygılarımla.

06 Eylül 2010 06:00
habişş

Son mesajımı yayınlamak istediğinizi söylemişsiniz, tabii ki yayınlayabilirsiniz. Kusura bakmayın geç kaldı cevabım. MB'ye yeni bakabildim de... Sevgi ve saygıyla...

24 Ağustos 2010 15:31
Toplam blog
: 125
Toplam yorum
: 274
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 6473
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

İstanbul 1980 doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. İstanbul'da oturuyorum. Dünya ve çevre hakkında düşü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster