- Kategori
- Siyaset
Akıllı demokratik açılım stoklarımızda kalmamıştır.

Akan kan durmalı…
Analar artık Ağlamasın…
Başka ocaklar sönmesin…
Vatan Sağ olsun…
Evet…Her şehit haberinden sonra duyduğumuz sloganlaşan bu cümlelere sebep olan olayların kesinlikle son bulması gerekiyordu.
Bu sorunun bekleyerek çözülemeyeceği çok açık olmakla birlikte, savaşmayı iyi öğrenmiş ama çözüm için strateji geliştirme konusunda her zaman eksik olmuş hükümetler şimdiye kadar hep iyi bildikleri yolu seçtiler…
Yakalananlar hapse atıldı..
Dağdakiler vuruldu...
Şehit cenazeleri için törenler düzenlenip, madalyalar takıldı.
Ve bu senaryo alın yazısı gibi sürekli tekrarlandı...
Ama yıllar ve yıllar sonra bu sorunun bu şekilde çözülemeyeceğine birileri ikna oldu.. Artısıyla eksisiyle Erdoğan hükümeti bu konuda bir adım attı.
Çözüm için atılan her adım, kendiliğinden çözülmesini beklemekten çok daha iyidir.
DTP, PKK’nın siyasi kanadı olmadığı konusunda ısrar etse de, kendisini kürt halkının haklarının savunucusu olarak tanıtmaya çalışsa da, DTP ’nin meclise girmesiyle birlikte PKK ile hükümet arasında isteklerin aktarılması, akan kanın durması, barış ortamının yaratılması için isteklerin hükümete iletilmesi konusunda bir köprü oluşmuş oldu.
Evet akan kan durmalıydı ama yöntem konusunda çok dikkatli davranılması gerekiyordu. Bu ülkede hükümetler hiçbir zaman bilime saygı duymadıkları için, yaptıklarının toplum üzerinde ne gibi etkiler yaratacağı konusunda hiçbir zaman bir uzman görüşü alma ihtiyacı hissetmediler. Çünkü bu konumdaki insanlara göre en iyi bilen danışmanları, en güzel yola karar veren kendileriydi..
Bu hükümet zamanında da bu değişmedi. Bu açılımın nasıl olması gerektiği, atılacak adımların bu kadar şehit ailesi ve terörden çok canı yanmış bu ülke insanı üzerinde nasıl etkiler uyandırabileceği ile ilgili eminim danışmanları hariç hiç kimseden görüş almadılar.
İnsan sormadan edemiyor; Ülkede son derece başarılı toplumbilimciler varken, dünyanın her tarafında çalışmış ve toplum davranışlarını incelemiş bu kadar uzman varken, “belki bir bildikleri vardır“ diye düşünüp bu hassas adımların sonuçları hakkında neden fikir almadınız?
Cevap son derece açık ve tam bir Türk siyaseti klasiği… Siyaset başka bir şey, bilim başka bir şeydir...
Bu kafayla hangi açılımı açarsan aç…
Kaos kaçınılmaz…
Her şeyin başına Demokrasi koyup, hiçbir şeyin içine akıl koymadığımız sürece…
Hazır ben de bu konuyu açmışken, sonraki yazılarımda bu adımların ne kadar demokratik, ne kadar eşit olduğunu kurcalamak niyetindeyim…
Demokrasi kan dökenlere haklarını verirken toplumun diğer kesimlerini veya azınlıklarını yok saymak mıdır?
Acaba devlet böyle mi yapmıştır?
Bu süreç toplumda, “kan dökülmeden hak kazanılmaz” kavramını oturtacak kadar dikkatsiz mi yürütülmekte?
Bu konu hakkındaki fikirlerimi takip eden yazılarımda sizlerle paylaşacağım…
Görüşmek üzere…