Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '20

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
46
 

Bakıcıyla hayat

Yatılı bakıcıyla hayat

Malum Corona girdi hayatımıza, çok şükür henüz evimize giremedi ama baya baya hayatımızda. 

Günlerdir evdeyiz, bu vesileyle yapılacaklar listeme bloguma yazmayı ekledim, yazıyorum...

4 yıldır evliyim,17 aydır anneyim, ailemden uzakta yaşıyorum, evlenince çalışmayı bırakanlardanım.

Evimizde bir yabancıyla yaşamaya nasıl karar verdik ve mutlu muyuz onu yazacağım.

Tek çocuklu, 3 kişilik minik bir aileyken ailemden uzakta olmanın verdiği yalnızlık ve yorgunlukla yardıma ihtiyaç duydum ve eşimle birlikte bakıcı arayışına girdik.

Etrafımızda bakıcıyla yaşayan ailelere, arkadaşlarımıza sormakla başladık. Kimisi memnun, kimisi mutsuz, kimisi mutsuz ama mecbur...

Çalışan anneler için durum daha da zor. Gün boyu evde olmadıkları için endişe kat be kat fazla. Ancak onlar da eve kurdukları kamera sistemleriyle endişeyi büyük oranda azaltmışlar.

Bizde durum farklı. Biz daha çok aynı evde tanımadığımız biriyle nasıl yaşarız kısmındaydık.

Gayet güzel yaşanılıyormuş.

Sürecimiz şöyle başladı; işinde uzman, referans aracılığıyla ulaştığım bir firmayı aradım. Nasıl  birine ihtiyacım var anlattım, beklentilerimi söyledim, dönüş için bir kaç gün bekledim ve tamam. 

Şirket yetkilisi bakıcımızı alıp gelmişti. Oturup hep birlikte tekrar iş tanımını konuştuk, anlaştık. 

Bizim ablamız kırgız, iki çocuk annesi, daha önce bebek bakmış tecrübeli. Bunların yanında günlük ev işlerini yapan temiz, titiz biri. Türkçeyi bir önceki işinde çalışırken öğrenmiş, mükemmel değil ama asla kötü de değil. Zaten kendi ana diliyle oldukça yakın dilimiz. Dolayısıyla bu benzerlik her gün yeni bir şey öğrenmesine imkan sağlıyor.

Ben genelde evde olduğum için bize bakıcıdan ziyade ev işlerimize yardımcı biri oldu ama tabiki sürekli evde olduğu için de kızımla oldukça yakınlar. Çok uzun süreli olmasa da birkaç saatliğine rahatlıkla bırakabiliyorum.

Geldikten yaklaşık bir hafta sonra kendime gelmeye başladım. Yetişemediğim ev işleri yerini kahve molalarına bıraktı. Okumaya, yazmaya geri döndüm. Ailemle telefon konuşmalarımda ki ses tonum bile değişti. Hatta bana arkadaş bile oldu diyebilirim.

Eşimle ben çok uyumluyuz gerçekten anlaşamadığımız çok az insan vardır, illa ki bir kanal buluruz konuşacak. Bu yüzden mi bilmiyorum ama biz hiç sorun yaşamadık diyebilirim. Hatta geç kalmışız bile dedik. Naz 9 aylıktı bakıcımız geldiğinde. 

Çok basit kurallarla, karşılıklı jestlerle mutlu mesut yaşıyoruz. Biz onun sevdiği yiyecekleri dolabımızdan eksik etmiyoruz, telefonda çocuklarıyla konuşabilmesi için yeri geliyor işini paylaşıyoruz. O da kahve saatlerimizi ezberliyor, hasta olursak meyvemizi hazırlıyor, gibi gibi. Küçücük ama kıymetli şeylerle çok rahat yaşıyoruz.

Mutfakları bizimkiyle çok değil ama bizim yemeklerimizi çok seviyor. Ben mutfakta vakit geçirmeyi çok seviyorum, o da yemeklerimizin çok güzel olduğunu söylüyor. O yüzden yemek konusu rahat. 

Sorun yaşamıyoruz çünkü onun penceresinden bakıyoruz. Sabah erkenden kalkıyor bütün gün çalışıyor akşam olsa da odama çekilsem diye bekliyor. Yani baştaki aynı evin içinde nasıl yaşarız diye boşuna endişe etmişiz. O da zaten etrafta boş boş dolaşmak istemiyor. Bebek uyanıkken etrafta ya da iş yaparken, onun dışında odasına çekiliyor. 

Haftada bir gün izni var. Sabah gidip akşam geliyor. İhtiyaçlarını alıyor, telefon görüşmelerini yapıyor. Burda çalışan Kırgız arkadaşlarıyla görüşüyor, deşarj olup akşam dönüyor. Eve geldiğinde Nazın mutluluğunu anlatamam.

Ortalama bir sene çalışıp sonrasında bir aylığına memleketlerine izne gidiyorlar. Çoğu aile bu noktada sıkıntı yaşıyormuş, döneceğim diyip dönmeyen çok oluyormuş. Biz henüz onu deneyimlemedik. Önümüzdeki aylarda gitmeyi planlıyor, döneceğim dedi ama bilemiyoruz tabi. Virüs dolayısıyla gitmeyi erteleyebilir tabi dönmeyi de...

Bizim endişelerimiz, merak ettiklerimiz bu yöndeydi umarım bizimle benzer durumdakilere bir faydası olur. Sorusu olana yardım etmeyi çok isterim.

Tabiki biraz da şans işi. Anlaşamadığımız birine denk gelseydik böyle güzel anlatamazdım. Böyle bir durumda da şirketler hemen alternatif bulmaya çalışıyor. Biraz sabırla doğru kişi illa ki bulunur diye düşünüyorum.

Sonuç olarak biz mutluyuz, umarım ihtiyaç duyan herkes en doğru kişiyi kolaylıkla bulur.

Görüşmek üzere,

Ase.

 

 

 

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 167
Kayıt tarihi
: 14.07.14
 
 

Bilkent Üniversitesi - İşletme Bilgi Yönetimi, Anne, Okur, Yazar, Gezer, Pişirir     ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster