- Kategori
- Siyaset
Başkanlık Sistemi nedir? Türkiye'de uygulanırsa ne olur?

Başkanlık sistemi Türkiye'de uygulanabilir mi?
Başkanlık sitemi: Yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayrıma ve dengeye dayanan, yasama ve yargı organlarının demokratik denetimi içinde, yürütmenin iktidar olanaklarını genişleten bir hükümet sistemidir. Başkanlık sisteminde yasamanın yürütmeyi fesh etme yetkisi yoktur.
Yarı Başkanlık Sistemi: Hükümet başkanı ve cumhurbaşkanı arasında yürütme yetkilerinin paylaşıldığı, yasama ve yürütmenin işbirliği içinde çalıştığı kesin kuvvetler ayrılığının olmadığı bir hükümet sistemidir. Bu sistemde de Cumhurbaşkanı genel oy ile halk tarafından seçilmekte ve hükümet millet meclisi önünde sorumlu sayılmaktadır.
Yarı Başkanlık Sistemini diğer sistemlerden ayıran farklar
Klasik parlamenter rejim Cumhurbaşkanına sembolik görevler yüklediği halde, yarı başkanlık sisteminde yetki sahası daha geniştir. Örneğin meclisi dağıtabilme, referandum isteyebilme, anayasa konseyi üyelerini atama ve anayasanın 16 maddesi gereği olağanüstü durum ilan ederek yasama, yürütme ve hatta yargı gücünü elinde toplayabilmektedir. Cumhurbaşkanı, dış politika ve savunma konularında da ağırlığa sahiptir.
7 yıl için seçilen Cumhurbaşkanı vatana ihanet dışında mutlak bir sorumsuzluk taşımaktadır. Yasaları onaylayan Parlamento, hükümeti denetleme ve düşürebilme yetkisine sahip olduğu halde, Cumhurbaşkanına karşı denetleme yönünden her hangi bir yetkisi yoktur.
Hangi ülkeler başkanlık sitemini nasıl uyguluyor?
Başkanlık sistemi dünyada genel olarak iki farklı şekilde uygulanıyor. Fransa gibi bazı cumhuriyet rejimlerinde Cumhurbaşkanı aynı zamanda devlet başkanı unvanına sahip ancak altında bir de Başbakan bulunuyor. Yürütme yetkisini başbakanla başkan paylaşıyor. Son söz Cumhurbaşkanı’nda oluyor. ABD gibi bazı ülkelerde ise devlet başkanı hemen hemen tüm yürütme yetkisini kendinde topluyor. Dünyada Başkanlık sistemini uygulayan ülkelerin sayısı 38. Bunlar arasında ABD, Venezuela, Güney Kore, Meksika, Panama, Filipinler, Kenya, Kıbrıs, Brezilya, Ermenistan, Afjantin ve Afganistan gibi ülkeler bulunuyor.
Başkanlık Sisteminin özellikleri
- Devlet başkanını yasa tasarısı sunamıyor ancak; yasama kararını veto etme hakkı var. Bir üst kurul da bu vetoyu iptal edebilir.
- Başkan belli bir süre içersinde görev alabiliyor. Güvensizlik oyu ile hükümeti düşürmek söz konusu değildir. Fakat bazı ülkelerde başkan yasalara karşı geldiği gerekçesi ile meclis soruşturmasıyla erken seçime gidilinebiliyor.
- Yürütme organi kişiler üstü bir kurumdur. Bakanlar Kurulu başkanın düşüncesine ve siyasetine göre hareket eder. Buna rağmen mahkemelere karışamıyor. Başkanın bakanlar kurulu, ordu ya da yürütme organından bir üyeye müdahalesi olabilir ancak mahkeme kararını reddetme ya da hakimlere emir verme yetkisi yoktur.
- Yasama ve yürütmenin ayrıldığı yönetimlerde suçtan hüküm giymiş mahkum ve suçluları affetme veya cezalarını hafifletme genelde devlet başkanının elindedir.
Başkanlık sisteminin avantajları
Doğrudan yetki:Doğrudan halk oy verip başkanı seçiyor. Bu başkanın anayasal gücünü arttırır.
Kuvvetler ayrılığı: Başkanlık sistemiyle birlikte başkanlık ve yasama organı ayrılıyor. Bu sayede her iki kurum birbirini denetleyebiliyor.
Hızlı karar mekanizması: Güçlü bir başkanla birlikte alınacak kararlar hızlanabilir.
İstikrar: Görevinde istikrarlı bir biçimde 4 yıl boyunca kalan başkan, her an görevden alınma ihtimali olan bir başbakandan daha çok istikrar sağlar.
Başkanlık Sistemine eleştiriler
Otoriter rejime olan eğlim: Siyaset bilimciler ve akademisyenler tarafından istikrarlı olmadığı ve demokratik olmayan bir sistem yaratma riskinin bulunduğu nedeniyle eleştiriliyor.
Kuvvetler ayrılığı: Bazı durumlarda devletin değişik organları arasında istenmeyen tıkanıklara neden olabileceği belirtiliyor.
Başkanlık değişiminde engeller: Başkan olan kişinin 4 yıllık görev süresi dolmadan başkanlıktan uzaklaştırılmasının çok zor olması bir başka eleştiri konusu.
Ülkelerin siyasi geleneklerine göre farklılıklar: Bazı siyaset bilimcilere göre başkanlık sisteminin tamamen kendisine özgü şartları olan ABD dışında, istikrarlı bir demokrasi yarattığı görülmemektedir.
Başkanlık sisteminin Türkiye şartlarındaki uygulanabilirliği
Başkanlık sistemi, ABD ve birkaç örnek dışında, demokratik bir siyasal sistemi sürdürememektedir. Başkanlık sistemi denemeleri özellikle Latin Amerika ülkelerinde diktatörlüklere ve askeri rejimlere dönüşmüştür. Bu nedenle, dünyada demokratik başkanlık sistemlerinden çok, demokratik olmayan başkanlık rejimlerinin bulunduğunu görmek gerekir.
Başkanlık sistemlerinde seçimleri yalnızca bir aday kazanmakta, bu aday da kabine üyesi olan Bakanlarını atayarak yürütme organının tek gücü durumuna gelmektedir. Yürütme organının tek ve güçlü bir başkanca ele geçirildiği durumlarda Türkiye gibi demokrasi geleneği ve demokratik kurumsal yapılar oturmamış olan ülkelerde sistemin demokratik yapıdan uzaklaşması çok kolay olabilmektedir.
Bir kişinin yürütme organını kontrol ettiği ve yasama organına karşı değil de (4 ya da 5 yılda bir yapılan seçimlerde) seçmene karşı sorumlu olması, sistemin demokratiklik niteliğine zarar vermektedir. Oysa, Parlamenter sistemlerde Hükümet, her an Parlamento tarafından güvenoyu ve güvensizlik oyu mekanizmalarıyla denetlenmektedir. Ayrıca, Parlamenter sistemlerde Meclis içinde Hükümet üyelerine karşı verilen yazılı ve sözlü soru önergeleri, Bütçe ve Araştırma Komisyonları yoluyla da Hükümet icraatları denetlenmektedir. Bu durumda, demokratik sitemin ruhuna parlamenter sistemin daha çok uyduğu kolayca iddia edilebilir.
Halk tarafından seçilen güçlü bir Başkan, seçim dönemi boyunca Meclis denetiminden uzak biçimde iktidarda kaldığında sitemin demokratik yapıdan uzaklaşma riski, ciddi bir tehlike olarak mevcut olacaktır. Bugün bile "ganimet sistemi" yapılanması ile Hükümetlerin yönetimi ve sistemi kontrol etmesinden yakındığımız düşünülürse, Başkanlık sisteminde gerçek denetimlerden uzak güçlü Başkan, sistemi tamamıyla ganimet sistemine dönüştürebilecektir.
Başkanlık sitemlerinde sağ ve solda merkez partileri biçiminde iki siyasi partili sistem ortaya çıkmaktadır. Bu durumda, Parlamentoda çeşitlilik ve farklı görüşleri temsil olanağı da ortadan kalkmaktadır. Bu durumun liberal demokrasinin ve çoğulculuğun ruhu ile çeliştiği söylenebilir.
Sonuç olarak, Türkiye’de demokratik rejimin sürmesi ve kökleşmesine uygun olan sitem, Parlamenter sistemdir. Başkanlık sistemi, Türkiye’yi demokratik sistemden koparma tehlikesini de beraberinde getirecektir.