Birkaç Tespit 2... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Birkaç Tespit 2...

Birkaç Tespit 2...
 

Dost İstersen ......


Merhabalar Dostlar. Geçen haftaki Birkaç Tespit-1 başlıklı yazıma gösterdiğiniz ilgiden ve desteklerinizden dolayı teşekkür ederek başlamak istiyorum bu haftaki yazıma. Bu hafta da geçen haftaki yazımın devamını kaleme aldım.

Huyu kötü kokanı, ya pakla ya da kendinden uzak tut. Zira öyle durdukça, zamanla senin bulunduğun mekânı kokutur. Her suçun cezası kendi cinsinden olacak diye bir şey olmadığına göre. Bazen hiç ummadığın yerde hiç ummadığın zamanda başın derde girer, adın kötüye çıkar da yahu ben ne yatımda böyle oldu dersin sonra. İyi düşün, ey insanoğlu! İllaki vakti zatında bir yerlerde, birini mağdur etmiş, birisinin canını yakmış olabilirsin. İşte bu sebepten dolayı ah almada ne alırsan al! Dikkat et de “evin yıkılsın sebep” türküsünü, kimse senin için söylemesin.

İnsaf et. Sen bile senden çıkan pisliğin kokusuna dayanamıyorsun. Başkaları ne yapsın! Gül gibi, nergis çiçeği gibi kokmak dururken, etrafa güzel kokular yaymak dururken, gidip pisliğe bulaşıyorsun. Sonra da herkes sana gülümsesin ve herkes seni özlesin diye umuyorsun. Heyhat! Nerde?...Oysa bulunduğun yer nasılsa o yerin her hali üstüne sirayet eder. Sanki bunu bilmiyorsun! De ki madem durum bundan ibaret, ne diye gül bahçelerinde gezinmek dururken, bataklık kenarlarında gezinip duruyorsun?

Bazı insanlar tavizin adını fedakârlık koyarak kendilerini kandırmaktalar. Oysa taviz başka, fedakârlık başka. Sen kendine karşı dürüst ol. Taviz; vicdanı sızlatır, ruhu zayıflatır, insanı benliğinden uzaklaştırır. Fedakârlık ise öyle mi? Fedakârlık aksine vicdanı ferahlatır, ruha kuvvet verir, insanın benliğinin merkezine ulaştırır. Şimdi dur ve düşün. Yaptığın işlerde ve olaylar karşısındaki duruşlarında fedakârlık mı, taviz mi yapıyorsun? Tart ve adını koy.

Sırrın kılını kaptıran insan, kuyruğunu da kaptırır. Bu ikisinden korunmak için en iyisi sen. Sır diye aldığını sil, kaybet, unut gitsin. Sır aldığın kişiye de dikkat et. Sana söylediği sır mı, yoksa başkalarına da söylenmiş mi? Ağzı gevşek ve çok konuşuna dikkat et. Sonra sana söylenmiş gibi olan söz, seni zor durumda bırakabilir.

Düştüğün yere yapışıp kalma. Düşmez Kalkmaz bir Allah(c.c) derler. Eğer düşmen, yeni bir sıçramayla, daha yüksek bir seviyeye gelmene sebep olmuyorsa, yüreğinde bir problem var demektir. Farzet ki bir yayın üzerine düştün. Ve farzet ki o yay, nicedir büyük bir hasretle, senin daha âli bir noktaya ulaşabilmen için, düşmeni bekliyordu. Hikmette sual aranmaz.

Mevkiye, makama göre arkadaşlık; dostluk kuran kişilere yaklaşma. Onlardan dost olmaz. Onların her hali sahtedir. Gün gelir zor günlerinde o kimseleri yanında bulamazsın. En zor zamanlarında yanında çıkarsız olarak bulunanların dostluğundan da şüphe etme. Onlara sımsıkı sarıl.

Dünya bu. Ve bu dünya “dolap içinde dolabın döndüğü” kocaman bir oyun sahası. Sürekli olarak kazanayım istiyor ve bu uğurda bazen haktan ödün veriyorsan şunu hiç aklından çıkarma: Allah için sarı kart alman, nefsin için on gol atmandan şüphesiz ki iyidir. Sabırlı ol. Bazen, kazanç gibi görünenler, kaybın en acıklısıdır. Kayıp gibi görünenler ise, kazancın en karlısıdır. Kime ve neye göre kazanç, ölç, tart, biç. İyi Düşün.

Bendeniz âcizane yaşamımız için daha çok tespitler çıkarabilirim. Şimdilik bu kadar. Unutmadan bu hafta da sizlere Lösemili çocuklar için hassasiyet göstermenizi ve onlara çeşitli yardım kuruluşları aracılığı ile destek olmanızı temenni ediyorum.

 
Toplam blog
: 12
: 408
Kayıt tarihi
: 22.09.11
 
 

Merhaba. Adnan Menderes Üniversitesi'nde Öğretim Elemanıyım. Siyaset, spor, tarih ve bilim konula..