Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

İbrahim Yalçınkaya

http://blog.milliyet.com.tr/axbxcx

03 Nisan '09

 
Kategori
Futbol
 

Türkiye ve İspanya arasındaki maçların düşündürdükleri

Türkiye ve İspanya arasındaki maçların düşündürdükleri
 

Türkiye ve İspanya arasında oynanan 2 maç sonrası basında çıkan yorumları gördükçe Milli Takımımızın gücünün biraz abartıldığını düşünüyorum. Neden mi? Çünkü hala İspanya, İngiltere, İtalya ölçeğinde birinci sınıf bir takım olamadığımızı düşünüyorum. Düşünün ki, 2002 Dünya Kupasında Dünya üçüncülüğü apoletini takmış Milli Takımımız Brezilya dışında hiçbir birinci sınıf takımla karşılaşmadı. Keza yarı final oynadığımız 2008 Avrupa Şampiyonasında, birinci sınıf kabul edebileceğimiz Portekiz hariç tur atlarken hiçbir birinci sınıf takımla karşılaşmadı. Gerçek gücünü ölçebileceğimiz 2 maçta da rakiplerine Portekiz ve Almanya’ya boyun eğdi. Ama kendi kategorisinde değerlendirebileceğimiz İsviçre, Hırvatistan ve Çek Cumhuriyeti’ni ise yendi. Demek ki, beklentilerimizi en üst düzeyde tutmamamız gerekiyor. Gücümüzü bilerek oynamalı ve oyun planlarımızı bu anlayış üzerine kurgulamalıyız.

Aslında kötü bir takım değiliz. Rakiplerimizle ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, inançla mücadele ederek direnebiliyoruz. Katılıp başarılı olduğumuz son şampiyonalar olan 2002 Dünya kupası ve 2008 Avrupa şampiyonalarında bunu gördük. Oynadığımız Brezilya, Portekiz ve Almanya maçlarında aslında hiçte kötü değildik. Ancak henüz kadro, kondisyon, oyun planı ve taktik açıdan oyuncu kalitemiz henüz bu kalitede değil. Brezilya ve Almanya maçlarında öne geçtik ancak skoru koruyamadık. Portekiz maçında ise oyun olarak başa baş mücadele ettik. Turnuva öncesi grup elemelerinde ve Turnuva gruplarında aldığımız sonuçlarda bu tezimi destekliyor.

Karamsar olmamız için bir neden yok. Oyuncu kalitemiz, yurtdışında görev yapan lejyoner futbolcularımız ve yurtdışına transfer olan futbolcularımızın tecrübe kazanması ile giderek yükseliyor. Yerel liglerimizde yetişen kaliteli oyuncuların da görev yaptıkları takımlardaki yabancı futbolcuların ve hocalarında katkısıyla değerleri artmaktadır. Kulüplerimizin Avrupa arenasında yaptıkları karşılaşmalar da tecrübe ve deneyim kazanma sürecini desteklemektedir. Geleceğimizin parlak olduğunu düşünüyorum.

Kendi sınıfımızdaki takımlarla olan karşılaşmalarımızda istikrarı yakalamayı başarabilirsek, yani favori çıktığımız maçları favori gibi tamamlayabilirsek, bu istikrarı sergileyebilirsek şu an bizim için daha gerçekçi bir hedef olacaktır. Asıl rakiplerimiz İspanya, İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya gibi ülkeler değil Polonya, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan olmalıdır. Yoksa reklam kampanyalarının büyülerine ve sihirlerine kendimizi kaptırırsak hayal kırıklıkları ve moral bozukluklarıyla, ah vah edebiyatlarıyla kendi kendimize zarar veririz.
 
Toplam blog
: 19
: 2210
Kayıt tarihi
: 07.06.07
 
 

Sinema ile ilgili sağda solda yazdığım yazıları sizlerle de paylaşmak istiyorum. Beğenerek izlediğim..