Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ağustos '08

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
2688
 

''Dünyadaki En Büyük Satıcı''

''Dünyadaki En Büyük Satıcı''
 

Og Mandino’nun hayatı çeşitli başarısızlıklardan sonra okuduğu bir kitapla değişir. Herhangi bir değerli hedefe ulaşabilmek için mutlaka bir bedel ödemek gerektiğine ilişkin başarı felsefesine inanır. Bu cümle onu “Dünyadaki En Büyük Satıcı”yı yazmaya motive eder. Bir fikir veya ürün satacak olan herkesin burada geçen ilkeleri uyguladığı takdirde başarıya ulaşacağını söyler.

Hikâyelerle başlayan kitapta ana 10 ilke var. Büyük tacir Patros’un Deve çobanı Hafid’e tavsiyeleriyle başlıyor. “Zenginlik hiçbir zaman ana amaç olmamalı. Kendinle barışıklığı ve huzuru amaçla. Gerçek zenginlik yüreğindedir. Yoksulluğu, yetenek ya da tutku yoksulluğu olarak görüyorum” diyor.

“Satıcılıkta engeller başarı için gereklidir, çünkü bütün mesleklerde olduğu gibi, zaferancak bir çok mücadeleden ve sayısız yenilgiden sonra gelir. Demek ki her mücadele, her yenilgi senin becerilerini ve gücünü, cesaretini ve dayanıklılığını arttırır. Yani her bir engel, seni daha iyi olmaya zorlayan yoldaşındır.”

“Hiç bir zaman deneyip başarısız kalmaktan utanma, çünkü hiç bir zaman başarısızlık tatmamış kişi, hiç bir zaman bir şey denememiş kişidir. Kazanma kararlılığın yeteri kadar güçlü olursa, başarısızlık yakana yapışamaz.”

Deve çobanı küçük Hafid’in ustası büyük tacir Patros’tan devraldığı, başarı ve mutluluğun sırlarını gizleyen on parşömen, on ilke.

1. İlkede: Bu gün yeni bir hayata başlayacağım.

Aşırı tecrübeye karşı olan yazar, “tecrübeye aşırı değer biçenler, bilgelikle kafa sallayıp budalaca konuşan ihtiyarlardır” diyor.

Başarısızlık, ne olursaolsun, insanın hayattaki amaçlarına ulaşamamasıdır. Gerçekte başarısız olanlar ile başarılı olanlar arasındaki tek fark alışkanlıklarının farklı olmasıdır. Her türlü başarının anahtarı alışkanlıktır. Kötü alışkanlıklar, başarısızlığa açılan kilitsiz bir kapıdır. Bu gün yeni bir hayata başlayacağım, güzel alışkanlıklar edineceğim ve onların kölesi olacağım. Eylemlerimi iştah, tutku, önyargı, açgözlülük, sevgi, korku, çevre alışkanlık yönlendiriyor. Bu hükümdarların en zorbası ise alışkanlıktır. O zaman iyi alışkanlıkların kölesi olmalıyım.

Hergün zihnimde tekrar edeceğim. Her gün bunları tekrar edersem, bunlar benim aktif düşüncemin bir parçası haline gelecektir. Her eylem tekrarla kolaylaşır. Bu şekilde yeni ve iyi bir alışkanlık doğar. Eğer bir davranış sürekli tekrarla kolaylaşırsa bir zevk haline gelir. Bunu sık sık tekrarlarsam, bir alışkanlık haline gelecektir.

2. İlke: Güç bir kalkanı delebilir. Ama insanların kalbini yalnızca sevginin görünmez gücü açabilir. Düşmanlarımı öveceğim ve onlar dostlarım olacak; dostlarımı yüreklendireceğim ve onlar kardeşlerim olacak. Her zaman övgü nedenlerini araştıracağım. Hiçbir zaman dedikodu, karalama yapmayacağım.

3. İlke: Başarana kadar sebat edeceğim. Sebatla tekrar edilen küçük çabalar, her girişimi tamamlayabilir. Nefes aldığım sürece ısrar edeceğim.

4. İlke: Ben kâinatın en büyük mucizesiyim. Başkalarını taklit etmek için boş çabalarda artık bulunmayacağım. Tersine eşsizliğimi pazaryerinde ortaya koyacağım. Zaman akmaya başladığından bu yana aklımın, kalbimin, gözlerimin, kulaklarımın, saçlarımın bir başka eşi yoktur. Daha önce benim gibi bir başka kişi doğmadı.

5. İlke: Bugünü, son günümmüş gibi yaşayacağım. Bana bahşedilen bu son değerli günde ne yapmalıyım? Dünü unuturken, yarını da düşünmeyeceğim. Şimdi’yi niçin belki’ye feda edeyim? Bugünün yolunda yürürken yarının işlerini yapabilir miyim? Sahip olduğum her şey bugündür ve bu saatler şu an sonsuzdur. Yalnızca bir hayatım var ve hayat bir zaman ölçüsünden başka bir şey değildir. Eğer birini harcarsam, ötekini yok etmiş olurum.

6. İlke: Bugün duygularımın efendisi olacağım. Daima akıl, duyguların önünde olacak, duygulara hakim olacak. Duygular aklın kontrolünde olacak.

Eğer ruh halim uygun değilse, o günüm başarısız olacaktır. Eğer müşterilerime neşe, heves, aydınlık götürürsem, onlar da neşe, heves, aydınlık ve gülümsemeyle davranırlar. Düşüncelerin davranışlarına hükmetmesine izin veren zayıftır; davranışların düşüncelerini denetlemesini sağlayan ise güçlüdür. Kendimi önemsiz görüyorsam, hedeflerimi düşüneceğim. Kendime aşırı güveniyorsam başarısızlıklarımı anımsayacağım.

7. İlke: Dünyaya güleceğim. Kendisini çok ciddiye alan bir insan kadar gülünç bir şey yoktur. Ne zaman keyfim kaçacak olsa, alışkanlık haline gelinceye kadar bunu tekrar edeceğim. “Bu da geçer.” Çünkü dünyevi olan her şey gelip geçicidir. Yüreğim daraldığı zaman, bunun da geçeceğini düşünerek teselli olacağım. Eğer her şey geçici ise, niçin bu gün için endişe duyayım ki? Mutlu olmak için gayret göstermeyeceğim, bunun yerine kederli olmayacak kadar meşgul olacağım. Her gün, yalnızca gülerek başkalarını güldürdüğüm zaman, zafer olacaktır.

8. İlke: Bu gün değerimi yüze katlayacağım. Günle, haftayla, ayla, yılla ve hayatımla ilgilihedefler koyacağım. Hedefler koyarken geçmişteki en iyi icraatımı dikkate alacak ve bunu yüzle çarpacağım.

9. İlke: Düşlerim değersiz, planlarım yanıltıcı, hedeflerim imkansızdır. Eylem ile tamamlanmadıkça, tümünün hiçbir değeri yoktur. Başarımı besleyecek ve sulayacak olan şey, eylemdir. Şimdi harekete geçeceğim. Başarı beklemez. Eğer ertelersem, başkasıyla nişanlanır ve onu ebediyen kaybederim.

10. İlke: Büyük bir felaket ya da keder anında Allah’ına sığınmayacak kadar imanı zayıf olan varmıdır? Haykırışlarımız bir çeşit dua değil midir? Aradığım yol gösterme gerçekleşebilir ya da gerçekleşmeyebilir. Ama her ikisi de bir cevap değilmidir? Bir çocuk babasından ekmek ister ve ekmek yoksa baba çocuğa cevap vermiş sayılmaz mı?”

Og Mandino’nun yazdığı kitap Boyner Yayınlarından çıkmış.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu ilkeleri sevdim. Kitabı okumalıyım. Kitabı tanıttığınız içinde teşekkürlerimi sunuyorum:)

aslihanca 
 25.09.2008 16:28
 

Sonuç çıkartmak isteyen için hedefe ulaşmak çok kolay. Sevdiğim ve neredeyse ezbere bildiğim bir kitaptır... "Senin dostluğunu, herzaman en değerli hazinem olarak gördüm. Şimdi sana bıraktığım miras, sonsuz sadakatin ile ölçülemez. Sen, yalnızca kendin için değil, aynı zamanda başkaları için de yaşama sanatını becerdin. Bu endişen herşeyden önce senin, insanlar arasındaki gerçek bir insan olarak tanınmanı sağladı. Şimdi planlarımı yerine getirmek üzere acele etmeni istiyorum. Sahip olduğum en değerli şey zaman ve bana ayrılan süre neredeyse dolmak üzere." (1.bölüm, Sf:16) - - - Burada bırakılan mirasın hak edilmesinin tam bir tanımı var. "..gerçek bir insan..." Bütün mesele bence bu. İnsan olmak! Olabilmeye çalışmak. Hele birilerinin oldun demesi. İşte müthiş bir başarı. Sevgilerimle...

Murat SEVGİ 
 18.08.2008 22:11
 

Geri bildiriminiz için teşekkür ederim. Bu kitabı okuğuktan sonra sadece ticaretle uğraşan insanlar değil, yazılan ilkelerin başarıya ulaşmak isteyen her kes için geçerli olduğunu gördüm. Sadece kapitalist bir gözlükle değil, hümanist bir gözlükle baktığımızda herhangi bir çaba sarfetmeden başarıya ulaşan insanları görebiliyor muyuz? Manevi değerleri elde etmek için de bir çaba sarfetmemiz gerekmiyor mu? "Zenginlik hiçbir zaman ana amaç olmamalı. Kendinle barışıklığı ve huzuru amaçla. Gerçek zenginlik yüreğindedir. Yoksulluğu, yetenek ya da tutku yoksulluğu olarak görüyorum” diyor yazar. sadece para kazanmaktan bahsetmiyor burada. 1. ilkede söylenen; "iki günü eşit olan zarardadır" hadisi bunu onaylamıyor mu? 4.ilkede insan kainatın bir mucizesidir. harika yaratılmış. 5.ilkede "ebedi yaşayacakmış gibi dünyaya, yarın ölecekmişgibi ahirete çalışın" hadisini hatırlattı.6.ilkede insan duygularına bir hakim olmazsa her kötülüğü yapabilir. 8.ilkede grurun kötü bir duygu olduğunu anlıyorum. S

Faruk Akçe 
 16.08.2008 19:12
Cevap :
Sayın Sezar, Duygularla dengeleme kavramınıza katılıyorum. Bu yazınızda sizden farklı düşündüğüm konu duygulara bir sınır çizilmesi. Buna sıznırsız özgürlük diyebiliriz. Bazı duygularımız bize kötülüğü emrediyor. Bu duygularımıza bir dur dememiz gerekir. Ben kendi duygularımı baskı altında tutmuyorum. Aksine DENGELİYORUM. Dengelemekten kasıt akıl-kalp ve beden üçlüsünün dengesi. Bahsettiğiniz kitabı biliyorum ama daha okumadım. Sırası geldiği zaman onu da okuyacağım. Bu arada bir önceki yazdığım cevabın hepsi çıkmamış. Sanırım sınırlı yayınlanıyor. Yeni fark ettim Selamlar, başarılar...  17.08.2008 15:50
 

Ben bu 9.maddeyi tuttum...Hayat ertelenmez,başarı ertelenmez...Çalışmak,istemek,başarmak zamanı...Bugünden başlamak dileğiyle...MB'ye hoş geldiniz,Sevgiler !

Serçe! 
 16.08.2008 1:06
Cevap :
Tuğba Hanım, Eylem ile tamamlanmadıkça, aslında bilginin hiç bir değerinin olmadığını anladım. Harekete geçmek zamanı. Hoş bulduk. Memnun oldum.  16.08.2008 19:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 5856
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

Fark Eğitim ve Danışmanlık'ta Genel Koordinatör. Eğitim-Yönetim Danışmanlığı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster