Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '15

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
931
 

(2. Bölüm) Kaygı ve kaygı bozukluğu nedir? Neden kaygı duyarız?

(2. Bölüm) Kaygı ve kaygı bozukluğu nedir? Neden kaygı duyarız?
 

Beynimiz geçmiş negatif tecrübelere ya da çevrede yaşanan olumsuzluklara o kadar çok odaklanır ki; daha bir olay olmadan ya da bizim kurguladığımız şekilde bile gerçekleşmeyecek olaylar için kaygılar üretmeye başlar.

Halbuki endişeli düşünceler karar almada daha çok zorluk yaratır ve bir problemin çözümü için kişinin hareket kabiliyetini zayıflatır. Endişe kişinin daha da olumsuz düşünmesine sebep olur ve olumsuz düşünceler birbirini besleyerek çoğalır. Bu durumda zamanla kişi kendisini bir kısır döngü içerisinde bulur.

Her şeyi kontrol etme ihtiyacı, mükemmel olma ihtiyacı, sürekli onaylanma, takdir edilme, beğenilme ihtiyacı duyan insanlarda ve değersizlik korkusu yaşayan insanlar da kaygı duyma durumu daha çok görülür.

Enerji düşüklüğü, motivasyon düşüklüğü, yorgunluk, dikkat bozukluğu, konsantrasyon düşüklüğü, sürekli huzursuzluk, tedirginlik, sıkıntılı hal, kaslarda gerginlik, uyuma aşamasına geçmekte zorluk yaşama ve geceleri belli aralıklarla uyanma kaygı bozukluğunun belirtileri arasında sayılabilir.

Engellenemeyen endişe hali, kişinin hayat akışını etkilediği gibi mutsuz olmasına da sebep olur. Kaygıların daha çok geçmişten kaynaklandığını düşünürsek; geçmişin etkisinde çok kalınıp geçmişle yaşamaktan kurtulamamak, yeni yollara gitmek yerine geçmişte yapılan hataları bile bile tekrarlamak, sürekli karşımızdakilerden beklentiyle yaşamak insanı sadece mutsuz edecektir.

Aşırı kaygılı insan kendisi kadar birlikte yaşadığı insanlara da baskı kurarak hem kendisi hem de çevresini mutsuz eder. Kaygılarının yarattığı durum neticesi çevresindekilerin de hayatlarında kontrol kurmak ihtiyacı içinde olur. Kendi hayatında yaşayabileceği güzellikleri ertelediği gibi çevresindekilerin de başına ya bir şey gelirse endişesi ile yapabileceklerine engel olma tepkisi gösterebilir.

Kaygı bozukluğu yaşayan kişi, çoğu zaman kişi kendini tehdit altında ve güvensiz hisseder, hep huzursuzdur, her şeye en olumsuz gözle bakar, morali hep bozuktur.

Aslında endişelerinin aşırı olduğunun kendisi de çoğunlukla farkındadır fakat endişelenmelerini kontrol edemez ve iç sesini susturamaz. Bu nedenle kişi yaşadığı bu sorunun üstesinden gelmek için mutlaka sorunu çözmeye çalışmalı, öncelikle kendisi başa çıkma yöntemlerini denemeli ve gerekli durumda yardım almalıdır.

Yeşim Buyurgan

* Yazılar kaynak ve yazar ismi belirtmeden kullanılamaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yeşim Hanım, bence kaygı duyma rahatsızlığının tedavisi yok gibi görünüyor. Zira kaygının kaynağı karakterimiz sizin tespitinize göre.Karakterimizi değiştirmek mümkün olamayacağını düşünürsek, kaygılanmaktan da kurtulmak mümkün değil. Her şeyi kontrol etmek ve her şeyin mükemmel olmasını istemek vs. benim karakterimdir.Mükemmeliyetçiliğimi değiştirmek imkanım var mıdır? Ne dersiniz?

yılmaz çetingöz 
 02.07.2015 15:37
Cevap :
Her şeyin bir yolu vardır yeter ki isteyelim:)selamlar  09.07.2015 12:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3638
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster