Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
330
 

“Hamdolsun” ağzımız var…

“Hamdolsun” ağzımız var…
 

Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN, gazetecilerin “Tampon bölge” konusunda yönettikleri bir soruya “Ağzı olan konuşuyor” diye cevap vermiş.

Daha doğrusu cevabı vermiş de verdiği cevabın içinde geçiyor bu tanımlama…

“Ağzı olan konuşuyor…”

Bazı “Önemli” şeyler “5” rakamı ile anlatılır.

Örneğin, İslam’ın şartı beştir, geç orayı insan olmanın da şartı beştir. İslam’ın şartını herkes bilir, “İnsan” olmanın şartını bir kez daha tekrarlayayım…

“Sevgi, saygı, merhamet, muhabbet ve adalet…”

İnsan vücudunda da önemli beş “Organ” vardır ki, her bir şeyiniz yerinde olsa bile, bunlardan biri eksik oldu mu, siz de “Eksik” sayılırsınız.

Sayalım…

Kulak, burun, göz, el ve ağız…

Ne işe yaradıklarını da biliyoruz elbette, tarife hacet yok.

İşte bu organlardan biri “Ağız” organımızdır.

Bununla hem besleniriz, hem tat alırız hem de ve en önemlisi “Konuşma” işlevini yerine getiririz.

Demek ki neymiş?...

Ağız, “Konuşmak” için miş…

Demek ki “Ağzı olan” elbette konuşacak…

Ağızdan başka bir şey yapılmaz ki, değil mi, konuşulur. Yani, konuşmayacak başka ne yapacağız ki ağzımızla? Ya da sadece Başbakanların mı ağzı oluyor?

Yani hep o “Konuşacak” biz dinleyecek miyiz?

Hamdolsun ki “Ağzımız” da var, kulağımız da var, gözümüz de var. Dolayısıyla durduklarımız ve gördüklerimiz üzerine düşüncelerimizi de “Var olan ağzımız” ile konuşacağız.

Bundan doğal ne olabilir ki?...

Hani anlamadığım şey şu; ağız konuşmak için değilse başka ne işe yara ki?

Ha… Bir de “Yemek” için gereklidir. Hamdolsun ki “Haram” yemediğimiz ve kimsenin malında gözümüz olmadığı ve yetim hakkına da dokunmadığımız için o konuda bir endişemiz yok…

O halde konuşuruz, ağzımız da var, d,ilimiz de var ve konuşmaya yarayan bu organımızı kullanmamıza kimse engel olmamalı, olamaz da zaten…

Ağız konusunda bir başka deme daha var, “Torba değil ki büzesin” denir…

Demek oluyor k, büzülemez de bir organ…

O zaman bırakacaksın konuşacaklar, herkes dinleyecek. Eğer varsa karşı görüşün anlatacaksın, varsa bir yanlış, düzelteceksin…

“Ağzı olan” konuşur Başbakan… Ağzı olan konuşur ve siz de bunu engelleyemezsiniz. Sadece karşı görüşünüzü ve varsa yanlışlık, doğrusunu anlatırsınız…

Ama siz, onları da yapmıyorsunuz. Sadece suçluyor ve insanların ağızlarını “Yok saymalarını” istiyorsunuz. Oysa ağzımız var bizim ağzımız…

Ve de konuşuruz… Susturamazsınız Başbakan, susturamazsınız. Hamdolsun ki ağzı, gözü ve kulağı olan bir millet var karşınızda, bir bölümü konuşmasa da…

15 EKİM 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın yazar yine güzel bir yazı zevkle okudum ve mutlu oldum. Sayın başbakan 43 milyon seçmenin 10 milyonu rey kullanmadı, öyle ise 33 milyon seçmenin 16 milyon 600 bininden aldığı reyle, onların yerine konuşmak hakkını aldığını da sanıyor... Yazık. 33 milyonun %47 'sinden rey almak, onlar adına konuşmak, onlar adına faaliyetler de bulunmak, gerekirse onlar adına asıp kesmek hakkını vermese de, sayın Başbakan malesef dönülmez akşamın ufkundayım parçasını okumakta ve kendini saltanat zamanında sanmaktadır. Yurdum bu tür başbakanlara azda olsa tanık oldu. Aldıkları reyle asıp kesebileceklerini zannedenler herdaim yenik düştü. Ben bu yaşıma kadar iktidarlar gördüm, liderler gördüm lakin bu kadarını görmedim! Öyle bir lider ki, halkın konuşmasını istemeyen, kimseden eleştiri kabul etmeyen, insanları alt ve üst kimlik diye bölebilen, Dindar adam laik - laik adam dindar olamaz diyen, muhalif seslere tahammül olamayan ve Muhalefet kabul etmeyen... ALLAH islah etsin. Saygılarımla...

Erhan Türk 
 14.10.2008 0:46
Cevap :
Sayın Erhan TÜRK... Yorumunuz ile katkınızdan dolkayı teşekkür ederim. Biz, hep beraber, herşeye rağmen konuşmaya devam edeceğiz. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  15.10.2008 8:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 908
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster