Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
142
 

'Normal olarak heç yaşamayyoz'

'Normal olarak heç yaşamayyoz'
 

Resim; sukutforum.com'dan...


Bir tiyatro oyununda, Metin Akpınar, “Egeli” bir köylüdür.

Gece vakti köyüne doğru giderken, tam önüne, kendi tabiriyle, bir “konan daire” iner…

İçinden uzaylılar çıkar…

Merhabalaşmadan ve hoşbeşten sonra “uzaylı” sorar:

“Normal olarak kaç yıl yaşıyorsunuz?”

Metin Akpınar cevaplar: “Normal olarak heç yaşamayyoz!”

“Ya!”

“Anormal yaşayyoz.”

“Ne zamandan beri?”

“İşte, bu Tonton geldiğinden beri!

x   x   x

Yıl 1987!

“Tonton”u bildiniz mi?

Yine Metin Akpınar’ın tabiriyle, “Herkesler bilir onu!”

x   x   x

Aradan 28 sene geçmiş!

Bir kuşak!

Bu uzun yıllar içinde neler gördük neler… Kimler geldi, kimler geçti, kimler kaldı?

Şöyle geriye dönüp bakınca, biz o yıllarda, bayabi “normal” yaşıyormuşuz.

Bir mizah vardı… Her şeyin, siyasetin mizahı yapılabilirdi… En kudretli “liderler” ti’ye alınabilirdi.

Hayat çok renkliydi…

Kemal Sunallar, Adile Naşitler, Şener Şenler, İlyas Salmanlar, Levent Kırcalar, Zeki-Metinler güldürürken düşündürür, düşündürürken eğlendirirdi…

Sonra, Yılmaz Erdoğan, Hamdi Alkan, Cem Yılmaz geldiler…

Yukarıdakilerin yerini tutmaz ama onlara da razıydık…

Şimdi onlar bile yok!

Neredeler, ne yapıyorlar, güncelin, siyasetin mizahını yapamıyorlar mı?

Demek yapamıyorlar! Yapsalar yayınlayacak kanal bulabilirler mi?

Hayatımız, artık, siyah-beyaz!

x   x   x

2007’de başlayan “Ergenekon süreci”yle memleketin üzerinde “tuhaf bir gerginlik”, halk arasında aşırı bir "kutuplaşma" meydana geldi…

Kardeş kardeşe, baba oğula, ana kızına hasım oldu… Birbirimizle konuşamaz, tartışamaz olduk.

Ergenekon ve ona eklenen “Balyoz” süreci sona erdi… Ama ne gerginlik azaldı, ne kutuplaşma bitti!

Yeni “süreç”ler başladı…

Yeni gerginlikler, yeni kutuplaşmalar için sebepler icat edildi…

Kalemlerden, ekranlardan kan damlıyor…

Biraz rahatlamak, hayatınızı biraz renklendirmek mi istiyorsunuz?

Eskiye müracaat… Kemal Sunal’ın, Şener Şen’in, Zeki-Metin’in filmlerine!

x   x   x

BAŞARININ DÖRT ANAHTARI

Başarı için “çok çalışmak” gerektiğini hepimiz biliriz. Lâkin bu, “Başarının 4 anahtarı”ndan sadece biriymiş!

Diğer üç anahtar neymiş?

Pek de aklımıza gelmeyen şeyler!

“Mizahın İyileştirici Gücü” adlı kitabında (Epsilon yayınları) Allen Klein diğer üç anahtarın;

Arkadaş desteği,

Dua,

Ve bir olaydaki mizahî yönleri görebilmek olduğunu yazıyor!

İlginç, değil mi?

Şimdi, anladınız mı, çok çalıştığınız halde niçin başarısız olduğunuzu?

 

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gülmeye hasret kaldık diyeceğim amma, ne çok gülen var ağlanacak hâlimize. İnsanın kendisiyle dalga geçme cesareti yoksa özeleştiri kibrin sözcüsü olur.

Muharrem Soyek 
 04.09.2015 19:38
 

Canınıza sağlık, hem güldüm hem düşündüm evet gerçekten kapkara bir tablo yaşamayozz.Selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 03.09.2015 18:12
 

Aklını,fikrini izanını yitirmiş bir ülkede normal yaşam kimseler nasip olmaz zaten.Herkes zamanla payına düşeni alır...Gülümsetici ve düşündürücüydü günceliniz.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 02.09.2015 22:26
 

Ben de özlüyorum eski mizahlı günleri. O zamanki liderler hoşgörülüydü, şimdiki liderler tahammülsüz. Biraz tebessümün kime zararı var ki. Şİmdi hiç siyasi mizah yapana rastlamıyorum. Değindiğiniz gibi olanlar da gösterime girecek kanal bulamıyor...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 02.09.2015 15:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1417
Toplam yorum
: 4699
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1144
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Anadolu Üniversitesi, Uluslararası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster