Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
366
 

10 Kasım ve geldiğimiz nokta...Ufuksuzluk...

10 Kasım ve geldiğimiz nokta...Ufuksuzluk...
 

Geldiğimiz noktadan mutlu olan var mı merak ediyorum...

Herşey karman çorman birbirine karışmış durumda...

Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık...

İki ucu da b.... bir değnek...

Değneğin ortasından tutmak da ustalık istiyor.

Toplumsal coşkumuz, heyecanımız gitgide kayboluyor. Bunun yerini kaygılar ve şüpheler alıyor...

Bizi ayakta tutan var eden değerlerimiz yokediliyor...

Yap boz, kadere kısmet ne gelirse bahtımıza anlayışıyla bir ufuksuzluğu yaşamaktayız...

Kurtuluş Savaşı vermiş, ümmetçi anlayıştan ulus olmaya geçmiş, Cumhuriyeti bir ülkü gibi algılamış, şevkle heyecanla ülkesi için çalışmış, canlarını vermiş atalarımızın kemikleri sızlamaktadır.

Atatürk'ün ufku genişti. Geleceği gören ve kuran bir devlet adamıydı.

19 Mayıs 1919'un şartlarını düşünün...

Her yönüyle bitmiş bir Osmanlı...

Her taraf eşkiyalarla, çetelerle, asker kaçaklarıyla dolu bir ülke...

Osmanlı, emperyalist güçlerin paylaşım masasında...

Ülkenin her tarafı işgal edilmiş durumda...

Başta padişah olmak üzre çok sayıda işbirlikçi hain, düşmanlarla kolkola...

Tüm bunların üstesinden, tüm Dünya'nın hayran olduğu Mustafa Kemal Atatürk geliyordu...

Atatürk bu ülkeyi kurtarmasaydı, dinsel vecibelerini bile yerine getiremeyecek olanların, Atatürk'e saldırmaları nankörlük, aptallık değil de nedir ?...

1920'nin şartlarını, sanki günümüzün şartlarıymış gibi algılama yanlışlığına düşerek, topluma demokrasi dersi verdiğini zannedenler, Atatürk'ü karalamaya çalışanlar, ne kadar gerçekçidir, ne kadar yurtseverdir...

10 Kasım törenleri için; "Ataya saygıda sap gibi ayakta durmaya gerek yok diyen anlayış, refaransımız islamdır. Tek hedefimiz İslam Devletidir" diyebiliyor. Bu anlayış bugün ülkemizi yönetirken, "Ben müslümanım diyenin aynı zamanda laik'im demesi mümkün değildir" görüşünü uygulamaya çalışıyor..

10 Kasım'larda içimiz biraz daha acıyor.

Atamız'ın karşısına biraz daha mahçup çıkıyoruz...

Geldiğimiz, getirildiğimiz nokta rahatsız edici...

Zaman toparlanma zamanı...

Ölü toprağını üzerimizden atma zamanı...

Tüm bu dileklerin ışığında, Atamız'ı bir kez daha saygıyla, sevgiyle, minnetle anıyoruz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu durumları görüp beynim karardıkça Atanın gençliğe hitabesini bir daha okuyorum. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 09.11.2009 22:05
Cevap :
Merhaba, kadir kıymet bilmezliğimizle Atamızın kemikleri sızlamaktadır...BAZILARI, 89 YILIN RÖVANŞINI ALMAK İSTER GİBİDİR. Teşekkür eder, esenlikler dilerim.  16.11.2009 23:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1371
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1017
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster