Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
246
 

19 Mayıs 2012. Hangi gençliğimiz?

19 Mayıs 2012. Hangi gençliğimiz?
 

19 Mayıs 2012

19 Mayıs 1919 yılından bu yana geçen zaman içinde çok uzun yıllar geçti. 7 yıl sonra 100 yıl geçmiş olacak.

100 yıl içinde neler oldu nereden nerelere gelindi.

Her türlü değişme, teknolojik yeniliklere rağmen insanın vahşi doğası, içgüdüleri, psikolojik yapısında değişen çok fazla bir şey yok.

İnsan aslında değişen ve kendini yenileyen bir canlıda olsa dünyayı hoyratça kirletmeye ve öldürmeye devam ediyor.

İnsanlar günümüzde hala birbirlerini öldürüyorsa, açlık varsa, zenginlik varsa aslında insanlık anlamında çok da değiştiğimiz ve değişim yaşadığımız söylenemez.

Peki değişen dünya içinde yaşayan değişmeyen insanlar ve insan benliği ele alındığında biz neredeyiz ve ne yapıyoruz.

19 Mayıs 2012’ye geldiğimizde gençliğimizin gençliğini yaşadığını söylemek ne kadar zor.

Sürekli dillendirilen 15 milyon genç ve çocuk ne kadar gençliğini ve çocukluğunu yaşayabiliyor.

Gençlik kendini ne kadar ifade edebiliyor ?

Gençlere ne istiyorsunuz diye soru soruluyor mu yoksa sadece ne yapmaları gerektiği mi söyleniyor ?

Gençlerine ve insanlarına sadece neyi nasıl yapmaları gerektiğini söyleyerek ve yaptırarak yetiştirdiğimiz bir gençlik gelecekte ne yapacak ?

İngiltere’de eksantrik yani bize göre deli (biz eksantrik insanı değil ama araba motorunda eksantrik milini iyi biliriz )diyebileceğimiz şekilde çok farklı aşırı ve derinlemesine düşünerek yetiştirilen gençlerle karşılaştırıldığında ekmek arası patates yiyerek yetişen gençliğin şansı ne olabilir ki ?

Gençliğin aktivitesini bilgisayar oyunları oynayarak, dershanelerde pinekleyerek, maçların izlendiği okey oynanan kafelerde ana-avrat küfrederek geçiren, şiddet yanlısı ve bağımlısı bir genç nesil gelecekte ne olacak ki ?

Olacak olan şu:

Gelecekte ülkeler eksantrik düşünen İngilizler tarafından güdülen kaslı Amerikalılarla birlikte düşünmeyen motomotçu Çinliler ve esmer Hintliler tarafından idare edilecek.

Almanlar ve Yahudiler ise yine sağlam ve karakterli durmaya devam edecekler.

Bizim gençlerimiz ise yine gereksiz ve unutulan bilgilerle mankafa yapılmaya, tepkisiz ve sessiz güdülen bir toplum olmaya devam edecektir.

Arap ülkelerine ilk gittiğinizde karşılaştığınız durum şu oluyor:

Bu Araplar sadece koyun güdüp “Yallah yallah” diye seslenir dururlar diyorsun.

Yani Arapların mutlaka emperyalist birileri tarafından güdülmek zorunda olduğu gerçeğini görüyorsun.

Bizde de bugünden olduğu gibi gelecekte daha da giderek artan bir oranda dini alt yapı çerçevesinde güdülmeye alışkın, sessiz, tepkisiz ve suskun bireylerden oluşan bir toplum oluşacak.

Bu toplum biraz Araplar gibi biraz İran gibi biraz da ikisinin karışımı bir düzende yönetilmeye devam edecek.

Arap ülkelerinde gördüğümüz koyun bile güdemez bunlar kavramının şu anda ve giderek artan bir oranda ülkemde de yapıldığını görmek insana çok büyük acı ve elem veriyor.

Avrupa’nın ve uzantısı ABD’nin Türkiye’ye bakış açısı tarih boyunca asla değişmiyor.

Yaban Türkleri sürekli olarak bir şekilde uzaktan takip edelim ne içimize sokalım ne de uzağımızda tutalım.

Sonsöz : Türk gençliğini ve geleceğini yok etmenin en önemli yolu: İçimizdeki Türklerin ne yapacağı belli olmaz duygusunu yok etmektir. Henüz yok edilmediğine göre henüz oyun kaybedilmedi. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 197
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1831
Kayıt tarihi
: 10.06.10
 
 

Gündemi ve olayları yakından takip etmeye çalışıyorum. Sinema, kitaplar, spor, doğa, siyaset, miz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster