Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '12

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
18420
 

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun…..

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun…..
 

“M. Kemal’in acılı yüreğinde, umudun ve kurtuluşun çiçeği açmıştır. Anadolu’nun yürek çiçeğidir bu! Bandırma Vapuruna ulusal direncin al bayrağı çekilmiştir.”Ceyhun Atuf Kansu

19 Mayıs'lar sadece büyük bir ulusun kurtuluşuna doğru bir adım değil, Kurtuluş Savaş’ımızın başlangıç günü ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş harcının atıldığı gün değil aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün doğum günü olarak da kabul edilir. Atatürk bir söyleşi sırasında: “Ben 19 Mayıs'ta doğdum“ demiş. O yüzden 19 Mayıs'lar sadece ‘Gençlik ve Spor Bayramı’ olarak değil, “Atatürk'ü Anma Günü” olarak da kutlanmaktadır. 

Yurt işgal altındayken Anadolu‘daki bütün direniş hareketlerini tek bir otorite altında toplamayı amaç edilen M.Kemal Atatürk, Anadolu’ya geçmek için bir gece vakti Bandırma vapuruna bindiğinde, arkasındaki boğazın karanlığındaki düşman gemilerine bakarak “Geldikleri gibi giderler!” demişti.

Öyle de oldu.  Onun kararlı azmini hiç bir şey durduramadı ve onlar geldikleri gibi çekip gittiler.

16 Mayıs 1919'da bindikleri Bandırma Vapuru Kızkulesi açıklarında arandıktan sonra,  düşman zırhlıları arasından geçip giderken yanındakilere şöyle diyordu M.Kemal Atatürk.

”Bunlar (Anlaşma Devletleri) işte böyle yalnız demir, çeliğe, silah kuvvetine dayanırlar. Bildikleri şey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Anadolu’ya ne silah ne cephane götürüyoruz; biz ülkü ve inanç götürüyoruz.”

Yanlarında götürdükleri ülkü ve inanç, bağımsızlık meşalesini Samsun'da yaktı ve günümüze kadar hiç sönmedi.

“Ya bağımsızlık, ya ölüm!” sloganıyla, Kurtuluş Savaşı‘nı örgütlemek için Anadolu’ya geçtiğinde 19 Mayıs 1919 u gösteriyordu takvim yaprakları ve kurtuluşa doğru ilk adım atılıyordu. 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak bastığında şöyle diyordu  o;

”Milletin bağımsızlığını yine milletin azmi ve kararı kurtaracaktır.”

M. Kemal Atatürk, yüreğindeki o cesaret ateşiyle bir milletin insanlık tarihindeki macerasını o gün başlattı. İşte o maceranın sonunda laik Türkiye Cumhuriyetini kurdu.  Gençliğe değer veren Atamız 19 Mayıs’ı,  kurduğu bu genç cumhuriyeti korumak üzere, Türk gençliğine armağan etti. 

M.Kemal Atatürk “Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum” derken Türk gençliğine olan güvenini de anlattı.

Ve tarihe mal olan cümleler ağzından şöyle döküldü;

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir”  

19 Mayıs, zulme ve esarete başkaldırışın ve emperyalist güçlere karşıbüyük direnişin sembolüdür. Yakılan direniş ateşinin yurt sathına dalga dalga yayılmasının, asker ve halkın iç içe birlikte savaşmasının, bir ulusun yokluk içinde yeniden varoluşunun sembolüdür. Bağımsızlık meşalesinin yakıldığı gündür.

Özellikle toplumsal barışın azaldığı, tamamen dışa bağımlı bir politikanın izlendiği ve basiretsiz siyasetin sergilendiği günümüzde, bu kavramları daha iyi anlamak için bu anlamlı günün tarihçesine bir bakmak fayda sağlayacaktır.

Bu günü anmak için yasaklar yetmez. Yasaklar onu anmamıza ve sevmemize mani değil. Her zaman bu milletin gönlünde yer alan, değeri dünyaca da kabul edilen Atatürk’ümüzü anmak için statlar da yetmez.  Anmak için koca koca yürekler yeter. Yeter ki değerli emanetlerini koruyacak fikirlerini yaşatacak aydınlık gençlik var olsun.Birliğin dayanışması ve ulusun iradesi yasakları geçersiz kılacaktır.

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı herkese Kutlu Olsun…

 

Şükran Demirtaş

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Meğer 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor bayramı (ceberrut) Zorba, merhametsiz, güce zorbalığa dayanan kutlamalarla anılıyormuş da benim haberim yokmuş yeni öğrendim. (Tüm eğitim hayatım boyunca askerveya polis veya veli veya öğretmen baskısı altında kutlama yapmamıştım.) Vay be, ilahi komedya, Oportünizm (fırsatçılık, kendine yontmak, çıkarcılık) insanları ne hale getiriyor ve neler söylettiriyor :)

Nizamettin BİBER 
 14.06.2012 9:57
Cevap :
Teşekkür ederim yorumunuz için. Selamlar...  14.06.2012 23:54
 

Tandoğan, Gündoğdu inliyor, haykırıyor. Marşlar, türküler, şarkılar… Cumhuriyetin coşkusu yüz binlerce yürekte ahenk ahenk müzik oluyor, kulaklarda en ücra köşelere kadar dalga dalga yankılanıyor. İstiklal marşı, Onuncu Yıl marşı hep bir ağızdan ayakta büyük bir coşkuyla okunuyor.”Dağ başını duman almış/Gümüş dere durmaz akar…” Köroğlu bile söylenir bu meydanlarda”Ok atılır kalasından/Hak saklasın…” Edip söyler ”Çocuklar inanın. İnanın çocuklar. Güzel günler göreceğiz…” Göbek havası mı sandın bunları behey sersem! Bunlar yok olan bir milletin kurtuluşunun türkü olmuş simgesi, destansı haykırışlarıdır. Yer gök kırmızı. Dalga dalga bayrak denizi. Behçet Kemallerin altın saçlı mavi gözlü ilahı, büyük kurtarıcı omuzlarda taşınan dev resminde sanki hemen oradan inip on binlerin arasına katılacakmış gibi öylesine canlı askerlerine gülümsüyor. Bir devre adını yazan, yok olmuş bir milleti yeniden diriltip ayağa kaldıran Selanikli Mustafa sanki “Daha ben ölmedim” diyor.

Kerim Korkut 
 07.06.2012 16:54
 

Burada entel yok. Zengin, sosyete, Tarabya, Etiler, Kordon, Bornova, Kadifekale yok. İşte şu uzun saçlı küpeli genç diskodan gelmiş icabında nolacak? Sen biliyor musun bu karagözlerdeki acılı bakışların hikâyesini? Söyleyim de hafife aldığın için utan. Bu genç, namusunu, şerefini korumak için Yunan çizmeleri altında ölmeyi seçen (toprağı cennet olsun) Mehpare hanımın torunu. Şimdi Gündoğdu Meydanı’ndan Ege’nin mavi sularına bakarken yüzünü bile görmediği, albümdeki eski yırtık siyah beyaz resminden bildiği rahmetli babaannesinin ruhuyla buluşuyor.

Kerim Korkut 
 07.06.2012 16:54
 

Şair yazamaz. Ressam çizemez. Bu okyanus dalgaları gibi yalpalayan mahşeri kalabalık, kırmızı beyaz bayrak denizi Anıtkabir’e, Dolmabahçe’ye, Samsun’a ışıklar yolluyor şimşek hızında. Bu ışıklar anlayan için dostların kalbinde umut, düşmanların yüreğine ok gibi saplanacak “Cumhuriyet kararlılık mesajları” dır. ”Biz her zaman buradayız. Gerektiğinde Ulubatlı Hasan, Tek Kollu Bayram, gerektiğinde Nene Hatun, Kara Fatma’yız” İşte şurada bayrak sallayan Kadıköylü emekli öğretmen Fatma Aliye hanımın annesi, Halide Edip’in Sultanahmet mitingine katılmış. Yüz binlerle birlikte Kara çarşafıyla yumruğunu İzmir’e doğru kaldırıp ”Ya istiklal ya ölüm” diye haykırmış.

Kerim Korkut 
 07.06.2012 16:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 254
Toplam yorum
: 1541
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 1023
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster